Ruhun Yolculugu

23 Eylül 2014, 09:17:06
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Aktivasyon epostanız mı yok?


Ruhun Yolculugu » KÜLTÜR SANAT » Edebiyat » Anadolu bilgeliği

Gönderen Konu: Anadolu bilgeliği  (Okunma sayısı 1186 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ayışığı

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 1307
Anadolu bilgeliği
« Yanıtla #1 : 07 Ağustos 2009, 00:14:47 »


Nasreddin hoca bir Anadolu bilgesidir. Yaşamı boyunca birçok ilginç ve bilge söz söylemiştir. Ama ona atfedilen hikayelerin çoğu sonradan onun adına uydurulmuşlardır. Bu bakımdan, Nasreddin hoca hikayeleri Anadolu bilgeliğinin ürünüdürler. Burada birkaç hikayesini paylaşalım.

Bilge Nasreddine sormuşlar. “Hoca, doğmadan önce geldiğimiz ve öldükten sonra gideceğimiz yer, nasıl bir yerdir?”. Hoca: “Oldukça korkunç olması gerekir”. Bu yanıta şaşıran kişi. “Neden böyle diyorsun, hoca?”. Hoca: “Çünkü, doğarken bebekler ağlayarak doğarlar ve ölürken insanlar yine ağlayarak bu dünyadan ayrılırlar.”

Hocanın bilgeliği düşünceden ve soyutlamadan üreyen bilgi değildir. O, gördüklerini çekinmeden anlatır ve söyler. Başkalarının hayal, yalan veya riya ile dile getirdiklerini ince bir hicivle yüzlerine vurur.

Bilge Nasreddin yolda yürürken biri ona seslenmiş: “Hoca, bak biri bir baklava tepsisi götürüyor”. Hoca: “Bana ne”. “Ama, senin evine götürüyor”, Hoca: “Sana ne”.

Bu kısa hikayede büyük bir ders var. Her insanın kendine ait olmayan işlere karışması toplumda karmaşa yaratan en birinci etkendir. Herkes kendi işi ile ilgilenip onu en iyi şekilde yapmaya çalışması, dolayısıyla edep sahibi olması bilgeliğin şartıdır.

Hocanın boş ve verimsiz konuşan insanlara hiç tahammülü yoktur. Bir gün ona sormuşlar. “Hoca, cenaze giderken tabutun sağında mı olmak gerekir, solunda mı?”. Hoca: “Tabutun içinde olma da neresinde olursan ol”. Bilgeliğin şartlarından biri de anlamsız işlerle uğraşmamak, yani doğru ve hayırlı amel yapmaktır.

Zamanın yerel olduğunu ve bulunulan yere göre değiştiğini bilge Nasreddin bilim adamlarından yüzyıllar önce biliyordu. Bir gün bilge Nasreddin Akşehir’den Nevşehir’e gitmiş. Yolda yürürken yanına bir kişi yaklaşmış ve “Bana saatin kaç olduğunu söyler misin?” diye sormuş. Bilge Nasreddin: “Ben buranın yerlisi değilim. Bir yerliye sor” demiş. Bilgeliğin bir diğer şartı da ilim sahibi olmaktır.

Bilgeliğin bir şartı da iman sahibi olmaktır. Bilge Nasreddin bir gün bir çınar ağacı altında dinlenirken karşısında bir karpuz tarlası görmüş. “Şu koskoca karpuzlar yerde büyüyeceklerine ulu bir çınarın dallarında büyüselerdi daha uygun olmaz mıydı?”, diye düşünmüş. O anda başına bir çınar palamutu düşmüş. Başını acı ile tutan hoca, “Sen daha iyi bilirsin Allahım, ya başıma karpuz düşse idi halim nice olurdu” demiş.

Bilge Nasreddin aynı zamanda ihlas sahibi bir kişi idi. Yani, Allah'a olan teslimiyeti kuvvetli idi. Bir gün hocanın eşeği kaybolmuş. Hoca bu kayba üzüleceği yerde gayet mutlu bir şekilde yaşamına devam etmiş. Bu duruma şaşan komşusu sormuş: “Hoca, senin eşeğin kayboldu sen gayet neşelisin. Bu nasıl oluyor?”. Hoca: “Neşeliyim çünkü o kaybolduğunda onun üzerinde değildim. Eğer ben o anda eşeğin üstünde olsaydım ben de kaybolmuştum.”

Bu kısa hikayede hocanın saf olduğu sonucunu çıkmamak gerek. Bilge Nasreddin, yanıtı ile Allaha olan teslimiyetini ve eşeğin kaybolmasının onun için hayırlı olduğunu ifade etmek istiyor. “Her işte bir hayır vardır” sözü ihlas ile ilgilidir.

Demek oluyor ki bilgeliğin 5 özelliği: edep sahibi olmak, doğru ve hayırlı amel işlemek, ilim ve bilgiye önem vermek, kendinden yüce bir güce iman etmek ve kendi gücünü aşan durumlarda ihlas içinde olup kabul etmek.

Bu 5 özelliği benimsemiş olan Anadolu bilgeliği nice Nasreddin hocalar yetiştirmiştir. Bunların en büyüklerinden biri de mistik Yunus Emre’dir. İşte size ondan kısa bir ifade:

İlim “ilim” bilmektir. İlim kendin bilmektir.

Sen kendini bilmezsin. Ya nice okumaktır.
 
alıntı




Payla facebook Payla twitter
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
997 Gösterim
Son İleti 04 Haziran 2008, 13:51:24
Gönderen: benbenim
0 Yanıt
663 Gösterim
Son İleti 30 Eylül 2009, 02:25:59
Gönderen: çilem
6 Yanıt
5564 Gösterim
Son İleti 25 Nisan 2012, 13:04:50
Gönderen: ozzo25
1 Yanıt
1099 Gösterim
Son İleti 26 Kasım 2010, 11:38:41
Gönderen: parlayan güneş
0 Yanıt
1020 Gösterim
Son İleti 15 Nisan 2012, 23:04:22
Gönderen: eylül