Ruhun Yolculugu

24 Nisan 2018, 04:08:02
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.


Ruhun Yolculugu » HAFTANIN SORUSU » Haftanın Sorusu » EVREN VE YARATILIŞ

Gönderen Konu: EVREN VE YARATILIŞ  (Okunma sayısı 1694 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı gece yolcusu

  • Co Admin
  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 278
EVREN VE YARATILIŞ
« : 27 Temmuz 2016, 12:57:05 »
Tekamül başlığı altında yapılan paylaşımlarımızın konunun derinleşmesi ve genişlemesi sürecinde Tekamül konusu ile bağlantısı zayıfladığı için yeni bir başlık altında paylaşıma devam etmenin daha doğru olacağını düşündük.[/size]Seviyeli paylaşımlarımızın devamını dileriz.Saygılar

Çevrimdışı gece yolcusu

  • Co Admin
  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 278
Ynt: EVREN VE YARATILIŞ
« Yanıtla #1 : 27 Temmuz 2016, 22:43:31 »
Beynimin çok az kullanabildiğim kısmı ve büyük bir kısmını kullandığımı zannettiğim yüreğim ile sorguladığım zaman evren ve yaratılış konusunda bilimsel verilere tutunuyorum. Yani büyük patlama..Canlıların ortaya çıkışı ve evrim sürecine inanıyorum. Ancak günümüzdeki  insanın dünyada ortaya çıkışını buna dahil etmiyorum. Dünyadaki  ilk insan Homohabilis (2.8-1.8 milyon yıl önce) evrim süreçlerini sakince takip ederken , dünya dışı daha farklı ve üstün varlıkların müdahalesi olduğuna inanıyorum. Bu üstün varlıklar kendi amaçları için insana bile benzemeyen bu primatı suni dölleme yoluyla kendi dişilerini kullanarak daha zeki ve üstün hale getirmeye çalışmıştır. Ve bu varlıklar mitolojide ki tanrılar olmuşlardır . İşte bu varlıklar genlerimize tanrı ve korku kavramını yerleştiren varlıklardır. Zamanla gelişen süreçlerde mö 16 da on emir ile tanrı iyice somutlaştırılır ve kitap veren hale gelir. Bundan sonra dinlerin hepsi yine insanlar tarafından insanlar üzerinde  baskı ve erk kullanmaya başlar.
Dinlere inanmıyorum ve kutsal kitaplara da inanmıyorum. Hele  bu kitaplarda anlatılan adem-havva hikayesi hiç inandırıcı değil.
Bu arada yanlış anlaşılmayı asla istemem. Dinlere ve kutsal kitaplara inanan insanlara saygım sonsuzdur. İnancından ötürü kimseyi yargılamıyorum, haddim değildir. Herkes inandığında özgürdür ve bir adım geride durup saygı duyarım.
Saygılar

Çevrimdışı epoché

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 17
Ynt: EVREN VE YARATILIŞ
« Yanıtla #2 : 29 Temmuz 2016, 01:07:14 »
Evrene baktigimda diyalektigi goruyor, dolayisiyla varligin ortaya koyabilecegi niteliklerin limitsiz oldugunu anliyorum. Bu temelde, insan denilenin kavramsal koyutlarinin tamaminin, paradigmal gecis sureclerine tamamen ickin olarak ele alinmalarinin tutarli oldugunu dusunuyorum. Varlikta kesinlikle bir yaratilis gozlemlemiyor, buradan hareketle de mevcut evrenin, boyutsal butunlugun dinamik bir niteligi oldugu sonucuna variyorum. Ontik kaidelerin surekli-devrim potensiyali barindirdiklari boyle bir iliski aginda, saltik bir ontoloji, haliyle saltik epistemik gecerlilikler saptamak soz konusu degil. Nitekim bizler epistemolojik varliklar olarak, ancak kosulsal alginin verili bir spektrumu uyarinca islevsel epistemik ogeler uretebiliriz. Her halukarda da bilinc ile iradeden bagimsiz olan bir varlik arasinda mutlak penetrasyon saglayamayiz. Bu baglamda, alginin niteligi ve akilsal kosullari, bizim icin on plandadir, nihayetinde de varlik denilen, kendini algiya dayatan olarak, ancak algica varlanir. O halde ontolojik cikarimlar aslen, evrimsel kaliplar uyarinca dizilen paradigmal dusunsel iceriklerden ziyade, dusunsel icerigin varlanisinin farkindaligina bagintilanmalidir. Bu cercevede, ozellikle semavi dinlerin siyasi karakteri olan ontoloji-epistemoloji ayrimi, varliksal tabanda insana hic bir gerceklik bilgisi veremeyecegi gibi, bilissel cehaleti de korukleyecektir.


Saygilarimla 

Çevrimdışı mumkun

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 130
  • Kendini yöneten dünyayı yönetir
Ynt: EVREN VE YARATILIŞ
« Yanıtla #3 : 29 Temmuz 2016, 09:07:51 »
Evrene baktigimda diyalektigi goruyor, dolayisiyla varligin ortaya koyabilecegi niteliklerin limitsiz oldugunu anliyorum. Bu temelde, insan denilenin kavramsal koyutlarinin tamaminin, paradigmal gecis sureclerine tamamen ickin olarak ele alinmalarinin tutarli oldugunu dusunuyorum. Varlikta kesinlikle bir yaratilis gozlemlemiyor, buradan hareketle de mevcut evrenin, boyutsal butunlugun dinamik bir niteligi oldugu sonucuna variyorum. Ontik kaidelerin surekli-devrim potensiyali barindirdiklari boyle bir iliski aginda, saltik bir ontoloji, haliyle saltik epistemik gecerlilikler saptamak soz konusu degil. Nitekim bizler epistemolojik varliklar olarak, ancak kosulsal alginin verili bir spektrumu uyarinca islevsel epistemik ogeler uretebiliriz. Her halukarda da bilinc ile iradeden bagimsiz olan bir varlik arasinda mutlak penetrasyon saglayamayiz. Bu baglamda, alginin niteligi ve akilsal kosullari, bizim icin on plandadir, nihayetinde de varlik denilen, kendini algiya dayatan olarak, ancak algica varlanir. O halde ontolojik cikarimlar aslen, evrimsel kaliplar uyarinca dizilen paradigmal dusunsel iceriklerden ziyade, dusunsel icerigin varlanisinin farkindaligina bagintilanmalidir. Bu cercevede, ozellikle semavi dinlerin siyasi karakteri olan ontoloji-epistemoloji ayrimi, varliksal tabanda insana hic bir gerceklik bilgisi veremeyecegi gibi, bilissel cehaleti de korukleyecektir.

Bu yazdıklarınızı iyi değerlendirmeye çalışacağım. Biliyorum, yazdığınız konuda bir şeyler aktarabilmek çok zor. Keşke biraz daha basit yazsaydınız. Belki işte bunun tercümesi böyle bir şeydir, ama tam anlamı ilk bölüm vermektedir mealinde bir şeyler yazsanız.

Çevrimdışı epoché

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 17
Ynt: EVREN VE YARATILIŞ
« Yanıtla #4 : 31 Temmuz 2016, 02:22:04 »
Bu yazdıklarınızı iyi değerlendirmeye çalışacağım. Biliyorum, yazdığınız konuda bir şeyler aktarabilmek çok zor. Keşke biraz daha basit yazsaydınız. Belki işte bunun tercümesi böyle bir şeydir, ama tam anlamı ilk bölüm vermektedir mealinde bir şeyler yazsanız.


Sayin mumkun,


Ilk bolumde anlatmaya calistigim; varlikta bir "irade" gormedigim, ve irade denilenin bilissel bir "nitelik" olmasi. Yokus asagi tirmanamayiz, ya da yokus yukari dusemeyiz. Bir diger deyisle, verili bir iliski agindaki dinamik kosullar, tum niteliklere zemin. Varlik denildiginde, bu limitsiz nicelikteki kosullarin turettigi aktif niteliklerin diyalektik iliskilerini kapsayan boyutlarin totalini anliyorum.

Çevrimdışı altmisbes

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 137
Ynt: EVREN VE YARATILIŞ
« Yanıtla #5 : 31 Temmuz 2016, 11:30:10 »
-Bu üstün varlıklar kendi amaçları için insana bile benzemeyen bu primatı suni dölleme yoluyla kendi dişilerini kullanarak daha zeki ve üstün hale getirmeye çalışmıştır. Ve bu varlıklar mitolojide ki tanrılar olmuşlardır . İşte bu varlıklar genlerimize tanrı ve korku kavramını yerleştiren varlıklardır


 Peki boyle bir tekamul den ortaya geldiğimizi savunuyorsanız acaba sizin soyunuz hangi suni dölleme soyu ile geldi ki .... bu varlıkların tanrı ve korku kavramı sizin genlerinize işlememiş ?


 facebook  twitter
 


2008 yılından beri ruhsal, mistik, parapsikoloji, ezoterizm vb gibi konu ve tartışmanın yayınlandığı sitemiz; zamanın ruhuna göre misyonunu tamamladığı için, yeni üyelik, yeni konu ve yorum gönderimi sistemine kapatılmıştır.

Sitemizi bir ansiklopedi gibi, web ve mobil telefon üzerinden okuyabilir, arama yapabilir , çeşitli konulara bakabilirsiniz. Facebook üzerinden tekamül, sevgi, evrensel insan, üst bilinç çerçevesinde paylaşımlarımız devam edecektir. Soru ve görüşleriniz için en altta iletişim linkinden mail atabilirsiniz.

Ruhunyolculuğu sitesi ruhsal konularda bilgi vermek amaçlı kurulmuş bir paylaşım sitesidir. Sitemiz üzerinde yayınlanan yazılar ve yorumlarda yazarlar sorumludur.Bilgi & sosyal medya: Facebook | iletişim



SMF 2.0.11 | SMF © 2016, Simple Machines
Simple Audio Video Embedder | Seo4Smf 2.0 © SmfMod.Com | Smf Destek

Manuscript design by Bloc