Ruhun Yolculugu

26 Nisan 2018, 21:54:21
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.


Ruhun Yolculugu » MİTOLOJİ-KAYIP UYGARLIKLAR » Kumran » İSİYİM MEZHEBİ(ESSENİLER,ESSENES)

Gönderen Konu: İSİYİM MEZHEBİ(ESSENİLER,ESSENES)  (Okunma sayısı 61656 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı fermancemil

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 28
İSİYİM MEZHEBİ(ESSENİLER,ESSENES)
« : 27 Şubat 2010, 22:14:53 »
Bu çalışma meşhur İsrail araştırmacısı  Doç. Dr. Yaşar Kutluay'ın İslam ve Yahudi Mezhepleri kitabından alınmıştır



İSİYİM MEZHEBİ(ESSENİLER,ESSENES)

 Peruşim gibi ve hatta ondan  daha çok İsiyim'in Hristyanlıkla  ilişkili bulunması dolayasıyla  konu dine  mensup yazarlar arasında  çoğu zaman  polemiklere vesile olmuştur. Bu mezhebin kuralları  ile İlk Kilise 'nin esasları  arasındaki  benzerlikler yanında , kaynakların eksiklik  ve kısırlık kesin hüküm  verilmesine  engel olagelmiş 1947'de  Kumran Yazıtları'nın  meydana çıkarılması ile sonsuz  tartışmaların  sonu geleceği sanılırken , bu yazıtların  mahiyeti üzerindeki  anlaşmazlıklara  yeni tartışma açılmış bulunmaktadır.
   
İsiyim Kelimesi: Kelimenin etimolojisi üzerinde fikir birliği yoktur. İki anlam ileri sürülmektedir.
   a)Mütavazi ve dindar kişi ve bunları  meydana getirdiği topluluk ki, Josephus bir  defa  bu anlamda kullanılır.
   b) Sessiz , sakin  ve ketum  kişi ve bunların  topluluğu  ki Josephus bazan  ve Philo devamlı benimserler.
   
    Kökenleri:
    İsiyim 'in  kökeni hakkındaki Yahudi  görüşüne göre , bunlar Makabi mücadelelerinden  önceki Hasidim'in  devamıdırlar. Yunan idarecileri  ve Helenistlere (Mityavnim) karşı  başarı kazandıktan sonra , Hasidim'in  son derece  dine bağlı  tutumları  toplumda  revaç bulamamış , onlar da acayip kurallar ve yeni görüşlerle , son derce  müfrit bir mezhep kurmuşlardır.
    Buna göre , Peruşim ile İsiyim'in kaynakları  aynı olmak gerekmektedir. Yahudi geleneğide bu  görüşü desteklemekte  , yanlız Peruşim  ve İsiyim , Hasidizm'in birer şubesi mi yoksa  İsiyim  Peruşim 'den  mi ayrılarak  ortaya çıkmıştır, belirtmemektedir. Geleneğe göre , bular, Tora'nın  Levilliler kitabının  ortaya koyduğu  kurallara son derece  müfrit  bir şekilde  uyan  kimseler olup , kendi elleri ile kazandıklarını, tam  bir kominist topluluk halinde  paylaşarak, kendilerini  dini yaşantı  ve çalışmaya vermiş kimselerdir. Mümkün olduğu kadar  evlilikten   ve bedensel  zevklerden kaçınarak göklerin sırlarına  vakıf olmaya  ve beklenen Mesih'in   ne zaman  geleceğini öğremeye Uğraşırlardı. Şabat yasaklarına  uymakta  o kadar  hassas  davranırlar ki, çocuk  Şabat'ta doğarak  kutsal günde  çalışmak zorunda kalınmasın diye , Çarşamba günleri dışında  cinsi temasta  bulunmaktan kaçınırlardı. Aralarında kutsallığa göre  üç veya  dört derece  vardı ki  Peruşiler  bunun sadece  ilk derecesini teşkil ederlerdi.
   
   Eski Kaynaklarda İsiyim:
 
  İsiyim 'e dair  en eski bilgiyi İskenderiyeli Philo vermektedir. ''Quod Omnis Probus Liber Sit''(Her İyi İnsan Hürdür) adlı eseri ile , halen kayıp olan  fakat  Keysaryalı Eusebius'un yaptığı  iktibaslarla  zamanımıza  ulaşmış bulunan  ''Apologia Pro Judaeis'' (Yahudileri Savunma)'de  İsiyim 'i anlatmaktır. Metinlerin  kesin tarihi  her ne kadar bilinmiyorsa  da . M.Ö 30 ile  M.S. 40 arasındaki  devrede yazılmış  olduğu muhakkkaktır.
  İkinci kaynak Flavius Josephus'tur. Jewish War ile Jewish Antiquities adlı eserlerinde  konuya  Philo'dan daha geniş şekilde  temas eder . Kitabıı M.S. 70 veya 75 yılllarında  tamamladığı bilinmektedir.
   İsiyim hakkında uzun bir bahiste  Romalı Hippoytus'un  Zındıklığa Reddiye adlı eserinde  bulunmakla beraber , bu yazarın  Josephus'tan  iktibasla  yetindiği kesinlikle bilinmektedir.
   Yukarıda  belirttiğimiz gibi , yeni bulunna fakat Eski Ahid ve Mosoretik metinlerin yazılışından daha önceki devirlerde yazılmış olması bakımından önemi büyük olan Kumran  Yazıtlarıda  bir kaynak olarak  ele alınmaktadır. Bu yazıtların  yapıldığı  belirtmiştik , konumuzu ilgilendirmediği için  bunlar üzerinde  durmayacağız . Yanlız şu kadarına işarete deceğizki , halen Ürdün'de uzmanlarca  incelenip  peyderpey yayınlanmakta bulunan  bu yazıtlarda  adı geçen  mezhebin  İsiyim olduğu anlaşılmış  bulunmaktadır. Bulunan kitaplardan  biri  bu mezhebin  kaidelerini , ikincisi tarihi, bir diğeri ahir zamanda  aydınlık çoçukları(yani mezhep mensupları) ile  karanlık çoçukları (yani fena kuvvetler) arasındaki  mücadeleyi anlatır. Mezhebe has bir dulara mecmuasıda  bulunup yayınlanan eserler arasındadır.
 Şimdi kaynakların verdiği bilgileri sıra ile görelim.

 Quod Ommis Probus Liber Sit: ''Suriye Filistin'ndeki Yahudiler arasında , sayıları dört binin  üzerinde olan  ve İsiyim  denen bir gurup vardır. Bu kelime  her ne kadar  Yunanca değilsede  bence 'kudsiyet' kelimesi ile  bir bağlantı kurmak mümkündür. Geçekten bunlar kendilerini  Allah'a adamış kimselerdir. Kurban olarak hayvan takdim etmezler, kurban yerine , doğrudan doğruya kendilerini Allah'a teslimin  daha uygun  olacağını söylerler.Bazıları tarlada çalışırlar, diğerleri de  kendilerine  huzur ve sukun  verecek  çeşitli şeylerle uğraşırlar, hem kendilerine  ve hem de komşularına  karşı faydalı kimselerdir.Altın ve gümüş biriktirmezler, hayatları için zorunlu olanın  ötesinde bir şey aramazlar. Hemen hemen bütün insanlar için yanlız  bunlar, eşya ve mal sahip olmadan yaşarlar; bu, işlerinin  ters gitmiş  olmasından  ötürü değil, kendilerinin  böyle yaşamayı tercih  etmelerindendir; böylece kendilerini daha zengin , bolluk içinde  ve tutuma riayet sayarlar.Onlar arasında ok, kılıç, harbe , miğfer, zırh, kalkan  kısaca  savaş araçları  ve savaşta  kullanılabilecek nitelikte  barış zamanı eşyaları yapanları  aramak boşunadır. Onları sonunda hırsa  yöneltecek  en küçük fikirleri , hatta rüyaları bile yoktur.Aralarında bir tek dahi köle yoktur, ama, hepsi birbirinin yardımcısıdır. Köle sahiplerini , sadece yaptıklarının  eşitlik prensibi  ve adalete  aykırı  olması  dolayısıyla  değil, bunun aynı zamanda  Allah'a isyan olması sebebiyle ayıplarlar.Tabiat felsefesinde  Allaj'ın  varlığı ile  alamin yaratılışının  ötesinde  olduğu düşüncesi  ile  tartışmalrı  meydan  hatiplerine terk ederler, kendilerini son derece dikkatle  ahlak üzerine eğilirler. İlahi ilham  ve vahy olmaksızın , kimsenin  ortaya koyamayacağı nitelikteki atalardan kalma kanunları ele alırlar.Zahid ve muttaki insanlar olarak  nefsin kontrolü, neyin  iyi, neyin  fena  ve neyin  değişik  olduğu  nasıl bilinir, nasıl yapılır konularında  çalışıp, Allah'ı fazileti ve insanları severler. Uluhiyetin, fenalığın  değil, fakat bütün iyiliklerin  sebebi olduğuna  inanırlar.'' ''Hiç bir ev hiç birinin değildir. Evleri nereden gelirse  ve kim olursa olsun , bütün mezhep üylerine açıktır.''

   Apologia Pro Judaeis: ''Bunlara İsiyim denmesinin sebebi dindarlıkları  sebebiyledir. Yehuda şehir köylerinde  büyük gruplar halinde bulunuyorladı.Fazilet  ve beşeriyet sevgisi mertebelerine  ulaşmak  arzusundadır, bu yüzden  aralarında  gençlere ve delikanlılara  pek rastlanmaz; zira bu yaşlar , olgunluğa erişip de karaktere sahip olunmayan çağlardır.Bütün faaliyetleri  cemiyet içindir.Güneş doğmadan  çalışmağa  başlayıp, battığında  bırakırlar.Çok mütevazi yaşarlar, lüksü, beden  ve ruh için  tehlike sayarlar.Giyecekleri de yiyecekleri gibi basit ve mütavazidir.''

  Jewish War: ''Yahudiler arasında üç felsefe ekolü vardır. Birinciler Perişim, ikinciler Sadukim  ve üçüncüler  de tam azizane  bir hayat yaşayan İsiyim'dir. İsiyim ırken Yahudidirler, evlenmeyi hor görürler, fakat yetiştirmek için başkalarının çoçukları ile ilgilenirler, onları kendilerine akraba sayarlar, bu çoçukları kendi adetleri üzere  yetiştirmek isterler.Fakat bu, onlar evlilik kurumunu ortadan kaldırmış demek değildir, kadınların fasık olup  hiçbirinin  erkeğe  sonuna  kadar sadık  kalacağına inanmamalarındandır.Zenginleri aşağı görürler, mezhebe giren kişi bütün  servetini diğerleri ile  eşit şekilde paylaşır.Hepsi bir şehirde değildir, her yerde bir kaçı birleşip hemen bir koloni meydana getirirler.Seyahata çıktıklarında  yanlarına  hiçbirşey almazlar. Her şehirde teşkilatın bir görevlisi  bilhassa  misafirlerin  giyim  ve diğer ihtiyaçlarını karşılamakla sorumludur.Elbise ve ayakkkabı giyilmeyecek kadar  eskimeden  çıkarıp atmazlar.Aralarınsa asla alışveriş yapmazlar, ihtiyacı olan  bulunandan istediği kadar alabilir.Allah huzurunda  davranışları  özel bir şekildedir. Güneş doğmadan dünyevi kelam etmeyip, sanki güneşin doğması için  yalvarıyormuşcasına  kadim dualar okurlar.Bu duadan sonra herkez kendi işinin başına döner , ara  vermeden , beşinci saate(yaklaşık sabahın 11'i) kadar çalışırlar, beli bağlı keten elbiseler içinde , aynı yerde tekrar toplanırlar, o halde iken soğuk su ile yıkanırlar. Bu temizlenmeden sonra , yanlız kendi inançlarından  olanlara özel bir binaya girerler.Yemek zamanı fırıncı herkeze  bir somun dağıtır, herkez bir çanak yiyecek alır.Yemekten önce birisi  dua okur, duadan önce yemeği yemek yasaktır, yemeğide bir dua takip eder, başta ve sonda , hayat veren Allah'a  şükredilir. Yemekten sonra , biraz dinlenip sonra akşama  kadar  yeniden çalışmaya  girişirler. Akşam yemeğide aynı şekilde olur, varsa misafirler de sofraya  alınır, konuşmalarda sıraya uyulur.''

Faziletleri:''Kendilerini bağladıkları iki şey vardır: Yardım ve şefkat, Yardıma muhtaç herkezin  yardımına koşmak isterler.Kızgınlık ve öfkelerine hakim olurlar, yemin etmekten sakınırlar. Kendisine  inanılmayan  kimselerin  Allah'ı şahit göstermesini  çirkin  gördüklerinden  yemin etmeyi, yalan söylemekten  kötü sayarlar. Beden  ve ruh münasebetlerinden  bahseden  eski kitaplara  üstün  bir ilgi gösterirler. Buralardan , hastalıklardan korunmayı, tedavi yollarını  ve taşların  şifalarını öğrenirler.''

Mezhebe Giriş:''Mezhebe girmek isteyenler derhal kabul edilmezler. Aday bir yıl bekler. Aynı tarzda hayat yaşaması  teklifinde  bulunurlar. Kendisine bir balta , peştemal  ve  bir beyaz  elbise  verilir. Bu süre içinde  yeterliliğini  isbat eden aday , biraz daha kendilerine yaklaştırılır, temizlik yıkanmasına iştirak  ettirilir, fakat henüz tamamen  kabul edilmiş değildir. Yeterliliğini isbattan  sobra  iki yıl  kontrol altında  tutulur, eğer bunda iyi not almışsa  gruba girer.''

And:''Mezhebe kabul edilen kimse , müşterek yemeğe  el sürmeden , kardeşleri huzurunda dini and içer. Önce Alllah'a karşı  sadakatle hizmet edeceğine , sonra insanlara karşı  adaleti gözeteceğine , hiç kimseye ne kedi arzusu  ve ne de başkasının emri ile  fenalık etmeyeceğine , kötülükten nefret edip hep beraber adalet için  mücadele  edeceğine  yemin eder.Herkeze  daima doğru davranacağına , Allah rızası olmaksızın , sırf iktidar uğruna  kimse ile  mücadele  etmeyeceğine , ödevinde uygunsuzluk yapmayacağına , giyiminde  ihtişam  ve gösterişe  kaçmayacağına  yemin eder. Daima  gerçeği sevip yalancıları  reddedeceğine , ellerini hırsızlıktan , ruhunu kötü kazançlardan  uzak tutacağına , mezhep mensuplarından  hiç bir gizlemeyip, ölüm tehdit ve baskısıda olsa  dışardakilere  hiçbir şey açıklamıyacağına  yemin eder.

Kehanetleri:Aralarında bazıları  kendilerini kutsal kitapları, peygamberlerin sözlerini  incelemeye vermişlerdir. Bunlar gelecek  hakkında  bazı kehanetlerde  bulunur ve  nadiren  yanılırlar.

Evlilik Nizamı: İsiyim'in bir kolu diğerleri ile  adet ve geleneklerinde  müşterek olmakla beraber, yanlız evlenme konusunda  ayrılmıştır. Bunlar şuna inanırlar: Evlenmeyen kimseler kendilerini  hayatın  çok önemli  bir bölümünden  mahrum ederler, yeni nesil üretmekten geri kalılar. Buna uyanlar ise , insan neslinin , dolayısıyla  İsiyim  mezhebinin  ortadan  kalmasına sebep olurlar.Kadınları üç ay süresimce  gözlem  altında tutarlar, üç defa aybaşı halinden  kurtulduklarını  ve böylece  çoçuk yapmaya  muktedir olduklarını  görürü sonra evlenirler. Kadınlar hamile kaldıklarında  cinsi temasda bulunmazlar, böylece zevk içi değil , çoçuk doğması zorunluluğu  sebebi ile  evlendiklerini göstermiş olurlar.Kadınlar  ketenlere sarınarak , erkekler peştemal giyerek yıkanırlar.

Jewish Antiquities: İsiyim mezhebi mensupları  herkese, Allah'a güvenmeyi öğretmekten hoşlanırlar. Keza ruhun ölümsüz  olduğunu  beyan  ile  doğruluğun  mükafatı için  mücadelenin  zorunlu olduğunu söylerler. Bütün faziletleri  arasında  doğrulukları  övülmeye değer . Benzerleri ne  Yunan  ne de barbar  dünyasında  vardır. Bütün kazançlarını  bir yere koyarlar. Yaşayışları arasında  en küçük fark yoktur. Dört binden fazla insan böyle yaşamaktadır.Kadın almaz köle edinmezler, köleliği adalete aykırı bulurlar.

Pliny: M.S. 79 yılında  ölmüş olduğu bilinen Pliny de  ''Tabi Tarih' adlı eserinde  İsiyim'den bahsetmektedir.M.S 70'de  sona eren  Yahudi Savaşları sırasında  Titus'a  refekat ettiği muhtemel bulunan  bu yazar, İbraniler'in  Tu Denizi, batılıların  Ölü Deniz  dedikleri  Lut Gölünden bahsederken şöyle demektedir: İsiyim , Deniz'in batısında , kendileri ile  sahil bölgesi arasında  biraz mesafe bırakmışlar, bunların kendilerine has  müstesna  bir durumları vardır; kadınsız , parasız , hurma ağaçları altında  yaşamaktadırlar. Engada (bügün Ayn Gedi)
  Josephus'un  bu mezhebin  M.Ö. 146 yılında  Peruşim  ve Sadukim  ile beraber  varlığını bildirmesi  ve Pliny'nin  de yerlerini söylemesi , diğer etraftan Kumran mağralarında bulunan   ve M.Ö 150 ile  M.S 50 yılları arasında  tarihlenenn  yazıtlarda  adı geçen mezhebin  İsiyim olduğuna  şüphe  bırakmamaktadır. Josephus'un  aynı  yerde anlattığına göre , mezhep , meşhur I. Aristobulos (M.Ö.104)'un zamanında M.S.66-70  yıllarındaki Yahudi  Savaşları'na kadar  faaliyet göstermiş, dağılmaya zorlanması ile   ortadan kalkmıştır.

   Kumran Yazıtları: Onlar cemaaat halinde yiyecekler , ibadet edecekler  ve beraber düşüneceklerdir. Mürid , ruhu  ve bedeni  ile  tamamen topluma aittir.Josephus'un anlattığı  mezhep saliklerinin  her gün ve çeşitli zamanlarda  yıkamaları zorunluluğu  aynen  anlatılmaktadır.Philo ve Josephusu'un  anlattığı doktrine  ait hususlar, tamamen  Kaideler Kitabı'nda yazılır.Kumran yazıtlarının  çeşitli yerlerinde geçen  Goral(kader) kelimesinin kullanılışından da anlaşılıyor ki , bunlarda koyu bir kadercilik görüşü hakimdir. İnsanlar daha doğmadan  bile  aydınlık ve karanlık taraflardan  birine aittir. Kaderleri ebediyen  tesbit edilmiştir. bu yıldızlarda da yazılmıştır. Kader herşeyin başıdır. Kaideler ve Dua Kitaplarında  Allah'ın  Kadir-i Mutlak'lığı  yanında insanın  hiçliğini belirten  pek çok pasaj vardır. İnsanın kaderi tamamen O'nun  elindedir. Bununla beraber  mezhep mensubu  bir  ''Aydınlık Oğludur'', buda  Allah'ın  onu seçmesi  sayesindedir. Philo ve Josephus tarafından  hiç zikredilmeyen , vücudun  yeniden dirileceği inancı yanında , Nihai mahkeme , Dünyanın ateşle  tahribi ve sonu temaları sık sık görülür.Melek inancı bakımından  Peruşim'den  ayrılmakla beraber görüşleri  daha teferruatlıdır. Meleklerden  kutsal yaratıklar, şerefliler, göklerin oğulları, semavi varlıklar , ebedi varlıklar , kutsallar şeklinde bahsettikten sonra  onları yaptıkları işlere  göre de  isimlendiriler: Işıklar prensi,Karanlık Meleği, Geçeklik Meleği, Tahrir Meleği, Mastemah(Şeytan) gibi. Bunlardan ayrı bir sınıfı Muhafız Melekleri, Himaye Melekleri (ki bunlarad ismen de sayılır: Gabriel Mihael Rafael, Suriel ve Uriel) İsimlerden  anlaşılan  ödevlerinden  başka , meleklerin  dünyanın sonunda  kötükle  açılan  savaşta  iyilerin  yanında  yer alacakları zikredilir
  Önemli bir yeride Mesih inancı tutmaktadır. Tesniye'de geçen  ''Onlar için kardeşleri arasında  senin gibi bir peygamber çıkaracağım , sözlerimi onun ağzına koyacağım  ve ona emredeceğim , herşeyi onlara söyleyecek.'' emrinden hareketle  bu konu üzerinde  çok dururlar. İfadelerinden  Mesih'i her an bekler  gibi bir durumları vardır.Kısaca ifade etmek gerekirse  diyebiliriz ki, gerçek Philo ve  gerekse Josephus'un  bu mezhep hakkında  verdikleri  bilgilerle  Kumran yazıtlarından  öğrenilenler  arasında  pek büyük fark bulunmamaktadır. Bu bakımdan  Kumran Mezhebi  ile İsiyim'in  aynı şey olduğu  hususunda ki  görüşe katılıyoruz. Bunu belirtttikten sonra  bu mezhep üzerindeki  aktüel tartışmaları  kısaca nakledelim.

                                     İSİYİM İLE HRİSTİYANLIK ARASINDAKİ MÜNASEBETLER
    Kumran'da  bulunan metinlerle  ilk Hristiyan Kilisesi teşkilatı arasında  heyecan verici paralellikler bulanlar vardır. Hristiyanlığın ilk devirlerinin  ne kadar mutlak  karanlık içinde bulunduğu hatırlanacak olursa , tesbit edilen paralelliğin  bu din mensubu  ilahiyatçı ve bilginleri ne kadar  heyecanlandıracağı  kolaylıkla anlaşılır. Bulunan paralellikler şöyle sıralanabilir:

   1-Filistin'de ki ilk Hristiyanlar  ile bu  mezhep mensupları  topluluklarını  aynı kelime ile  adlandırmaktadırlar:Eda(Topluluk)
   2-Mezhebi idare eden oniki kişilik  idareci grubu ile , on iki havari arasında  benzerlik vardır.
   3-Oniki kişilik idarecinin  üçü daha yüksek  mevki sahibidir; bu kilisenin üç direği Yakob, Kifas ve Yohanna'yı hatırlatmaktadır.
   4-Mezhepte düzenli bir teşkilat halinde  ''Mevakrim'' (Müfettişler vardır ki bu, Grekçe Episkopoi yani Bişopların tam karşılığıdır.
   5- Mezhep mensupları kendilerini  ''Çölde yol hazırlayanlar'' diye  tarif ederlerki  aynı kelimeleri  Vaftizci Yahya'da  Ahd-i Atik'den  alarak  kendi vazifesini  tarif ederken  kullanmıştır.
   6- Bu güne kadar Yunanca metinler  halinde  ulaşan  ilk Kilisenin apostolik  kuruluşuna  ait dökümanlar  tekarar  İbrani  veya Arami  dillerine  tercime edilecek  olrsa ifadeler arasında  büyük benzerlikler  ortay çıkmaktadır.

   Bulunan yazıtların  M.Ö.II.Yüzyıl'a tarihlenmesine rağmen  mezhebin kurucusu ile  İsa'nın aynı şahıs olsuğunu  ileri sürenler  dahi çıkmıştır. Bununla beraber tartışmalar  ve asıl önemlisi  yazıtların  tasnif ve okunması  henüz bitmemiş olduğu  için bu  mezhebin Hristiyanlık'la  ilgisinin ne olduğu , daha doğrusu  Hristiyanlığa  olan  etkisinin  ne dercede  bulunduğu  hususunda  hüküm  vermeğe  imkan yoktur. Esas olan şudur ki, ilk Kilise İsiyim'den çok şey almıştır.


                                     İSİYİM'İN SONU

 Titus'un 70 yılında  son Yahudi direnişini kırarak  Mabed'i tahribine kadar  Lut gölü kenarında  varlıklarını devam ettirmekte  olduklarını  bildiğimiz  İsiyim'in, Bundan sonraki tarihi karanlıklar içindedir.1897 yılında  Kahire'de  Geniza adlı  Karai sinagogunun  mehzeninde  bulunan  bazı dökümanlarda , Şam'da oturan , teşkilat veya yaşayışları  İsiyim'e benzeyen  bir mezhepten  bahsedilmektedir. Mabed'in tahribinden  sonraki devirde  Filistinde 'ki  Yahudiler  dünyanın dört bucağına sürülürlerken , bunlar da Suriye'ye gönderilmiş olabilir fikri  hatıra  geliyorsa da , Rabbinik Yahudiliğe mensup olanlar , bulunan dökümanların sahte olduklarını , Karailer tarafından  uydurulduklarını  iddia ile  sıhhatlerini  kabul etmemektedirler.
 


 facebook  twitter
 


2008 yılından beri ruhsal, mistik, parapsikoloji, ezoterizm vb gibi konu ve tartışmanın yayınlandığı sitemiz; zamanın ruhuna göre misyonunu tamamladığı için, yeni üyelik, yeni konu ve yorum gönderimi sistemine kapatılmıştır.

Sitemizi bir ansiklopedi gibi, web ve mobil telefon üzerinden okuyabilir, arama yapabilir , çeşitli konulara bakabilirsiniz. Facebook üzerinden tekamül, sevgi, evrensel insan, üst bilinç çerçevesinde paylaşımlarımız devam edecektir. Soru ve görüşleriniz için en altta iletişim linkinden mail atabilirsiniz.

Ruhunyolculuğu sitesi ruhsal konularda bilgi vermek amaçlı kurulmuş bir paylaşım sitesidir. Sitemiz üzerinde yayınlanan yazılar ve yorumlarda yazarlar sorumludur.Bilgi & sosyal medya: Facebook | iletişim



SMF 2.0.11 | SMF © 2016, Simple Machines
Simple Audio Video Embedder | Seo4Smf 2.0 © SmfMod.Com | Smf Destek

Manuscript design by Bloc