Ruhun Yolculugu

26 Nisan 2018, 22:05:25
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.


Ruhun Yolculugu » PARAPSİKOLOJİ VE SPİRİTUALİZM » Bizden Deneyimler ,Düşünceler ve Farkındalıklar » Kimsenin Hikayesi

Gönderen Konu: Kimsenin Hikayesi  (Okunma sayısı 2693 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mu

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 98
    • Kişisel blogum
Kimsenin Hikayesi
« : 31 Mart 2015, 14:54:03 »
İster buna alışkanlık diyelim ister Hollywood etkisi; umut bizi her gece uyutan ninniydi.

Hayat benim için peşpeşe gelişen saçmalar dizisi. Kimisi için büyük bir vurgun, kimisi için tiksindirici derecede talihsiz. Ben yaratmadım hayatımı. Esen rüzgarla sürüklendim. Ben seçmedim bedenimi, gözümü açtığımda o vardı yanımda. İstediğim hiç bir şey gerçekleşmediği vakit olsun dedim, ve bir daha istedim. Baba ben istemedikçe vermedi, ben istemeyince ise sana kızgınım dedi. Gözümü açtığımda vardı, uyuduğum zaman yok oldu. Bir eliyle beni severken diğer eliyle dövdü. Ben gülerken izledi, ağlarken ise başını çevirdi. Nasıl da acımasız bir babaydı? Sen vermeden alamazsın dedi.

Çok yollardan geçtim. En yüksek dağın tepesine uğradım; oradan aşağıya doğru koştum. Rüzgar estiğinde gözyaşlarımı kuruttu. Ben gülerken tepemde güneş açtı ve ben üzüldüğümde herkes ağladı. Döndüm dolaştım aynı yere geri döndüm. Heryere baktım, sağıma ve soluma, önüme ve arkama. Bir saklambaç gibiydi benim hayatım ne zaman ki güneş batardı; sokakta bir ben kalırdım. Aradım kendi içimde kendimden olmayan bir şeyi. Deliliğin eşiğinde karış karış dolaştım zihnimi. Hep ellerim boş döndüm dünyaya, bende olmayan hiç bir yerde yoktu. Ne aradığımı bilmeden çıktım yola, ne bulduğumu bilmeden döndüm evime.

Yaratılmak ve yaşamak küçük düşürücü bir deneyim. Hayat etrafımda esip gürlerken tutunacak bir el yoktu. Ben savaştım, tuttum kendimi. Fırtınanın kalbinde ayakta durmaya çalıştım. Baba bana yardım etmedi, kapattım gözlerimi. Fırtına beni aldı götürdü, bilmediğim diyarlara indirdi. Kayboldum hayatta. Yitip gittim yabancı topraklarda.

Ne zaman kalbimden bir arzu geçse, baba olmaz dedi. Sanki beni görmüyordu ama ben asla onu küçümsemedim. O hep izliyor olmalıydı, belki meşguldü. Tekrar tekrar denedim, duyuramadım sesimi. Uzun ve ıslak bir gecede anladım, umursamıyordu beni. Baba umursamıyordu beni ve kimseyi. Koşarak yataktan çıktım, camdan dışarı baktım. İnsanlar vardı etrafta hepsi yürüyor sanki bir yere gider gibi. Baba onları da umursamıyordu. Hiç ses yoktu. Belki de baba yoktu, sadece var oluyordu benden ötürü.

Babayı bulmayı çok istedim. Hep sorardım geceleri; var mısın yok musun? Bilemedim, nasıl bileceğimi. Soru sorduğumda yanıtlamıyordu beni. Bulduğum vakit ona bir çift lafım olacaktı. Başından tutup atacaktım aşağı. Sıra sende biraz da ben dinleneyim. Sen savrulurken şimdi ben keyifleneyim. Lakin bulamadım yukarılarda kimseyi. Ben düşününce baba var oldu, ben durunca yoktu.

Nereye gideceğimi bilemedim. İnsanlara ise hiç güvenmedim. Hepsi birer budalaydı, kendi oyunlarına dalmış. Hepsinin bir cevabı vardı, bilirlerdi her soruyu. Onlar için her şey yolundaydı. Para kazandıkları sürece sorun yoktu. Varsın böyle yaşasınlar, benim için daha iyi. Onlar gibi olmak istemem, kötü örnek ettiler bana kendilerini.

Kim olmak istemediğimi biliyordum ama kim olacaktım? Anladım ki, baba bir düşünceydi ben ise düşüncenin ham maddesi. Bu güne dek hep kendim çalıp kendim oynamışım. Ben düşündüğüm zaman baba varmış, ben istemeyince yokmuş. Nasıl bir cadılıktı bu böyle? Hangi şeytanın aklına gelirdi kendini böyle gizlemek? Sanırdım ki, zihnimde hep bir baba var. Baba ise hep numara yaparmış, sanki ezelden beri oradaymış gibi. Düşünen hep bendim. Beni düşünen ise yine bendim. Öyleyse ben düşünen miydim yoksa izleyen mi? Yine bir çıkmaza vardım, sıkılıp uykuya daldım. Uykumda ben neredeydim? Yoktu kimse ne dostlarım, ne de özene bezene yarattığım bir benim. Yitip gittim kendi bilincimde, bir curcuna yüreğimde. Aynı anda hem yaratıp hem izleyendim. Çok ince olduğu için hemen kayıverirdi ellerimden. Tutunmak zordu, farketmek ise daha zor. Soru sormak hep daha çok soru getirdi. Aslında soruyu soran cevabı da bilirdi. Cevabın bir önemi yoktu. Bir cevap olmasa soru da olmazdı. Baba ise zaten yoktu, elimde kalan ise bir varoluştu. Varoluş tamamen varoluşsaldı. Düşünerek anlaşılamazdı. Öyleyse zihnim boşunaydı. Robot gibi yaşamak için biçilmiş kaftandı. Baba gitti, geriye bir ben kaldı. Ben dediğim şey bir düşünce mi yoksa sessizlik mi?

Bir çıkış yolu aradım durdum, bulamadım bir türlü kendimi. Kendim sandığım şey aslında bir yansımaydı, bir aynanın ürettiği. Ben ayna mıyım yoksa yansıma mı bilemedim. Ne zaman bilmek istedim hep kaybettim yerimi. Zihnim büyük bir oyun alanı, çok aldatmacalı. Kim olduğumu bilemedim, belki de bir tanrı olmalıyım. Yoksa bir insan ya da bir robot mu demeli?

Bilinç dediğin şey nedir ki? Düşündüğün zaman yok eder kendini. Sen farkındayken yok olur, uyuyunca tekrar yok olur. Elinle tutamazsın, dokunamazsın; kaldı ki açıkla bunu peşpeşe koyarak bir avuç kelimeyi. Sen farkında olmadan var olur, kendi kendini düşündüğü vakit bozulur. Düşünceler gelip geçer, kimse umursamaz. Olaylar olup biter kimse umursamaz. Bir bıçak boğaza dayanır, bir adam acı içinde haykırır. Ne bir melek ağlar, ne bir yıldız kayar. Çığlıklar yiter gider boşlukta. Yaşanılan tüm hayatlar boşa, hissedilen duygular boşa. Oynanan oyunlar, yapılan planlar saçma. Ben her şeyi biliyor, umursamaz hiç bir şeyi. Umursasaydı gelmezdi bir sonraki an, takılır kalırdık bir önceki an. Her şey kendinden kaynaklanıp, kendi içine çöker. Benden başkası gelmez sınamak için seni. Sanma ki bu bir sınavdır, birinci gelen ise en güzel yeri kapacak. Her an bakir, her an yeni. Ben, seninle aynı anda yaşar her şeyi. Her şey seninle ilk kez tadılır ve koklanır. Bir sonraki an bilinmez, şimdiki an düşünülemez. Düşündüğün vakit bozarsın sihri, düşüncen gerçek gibiyse unutmuşsundur kendini.

Hayat özünde bir gereksizlik, özünde hiç bir şey açıklanamaz. Hiç bir şeyin özünde anlamı yoktur, düşünmeden hiç bir anlamın var olmadığı gibi.


Çevrimdışı altmisbes

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 137
Ynt: Kimsenin Hikayesi
« Yanıtla #1 : 31 Mart 2015, 23:33:11 »
Tam bir ateist kokulu yazi.... Cunku basindan sonuna BEN lik dolu halbu ki bu yol YOK luk yolu.... Cunku sen de sen oldugu surece o olmaz....o olursa da sen zaten yoksundur ! nehirlerin akarsularin amaci deryaya okyanusa ulasmaktir....


   Tabi ki bu ulasim sirasinda bir suru engeller kolayliklar olacakdir lakin okyanusa karistigin zaman artik bi hukmun kalmamistir o nereye gotururse onla beraber olursunn..tipki bi bardagin icin de ki su ummana karismadan once o bardagin icindeki suyum diyebilir ama o denize dokuldukden sonra denizle bir olmusdur....ama illede hala kendine varlik bicerse  dalgalar kiyiya vurdugunda tekrar cikar karaya sarar en basa bi kedi kopek icer onu  veya bir bitkiye su olur...bu sefer de esvelesafilinde dolasir durur ah keske akarsu olaydim o da yeter di diye....

Çevrimdışı mumkun

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 130
  • Kendini yöneten dünyayı yönetir
Ynt: Kimsenin Hikayesi
« Yanıtla #2 : 01 Nisan 2015, 10:54:43 »

Belki ben ile yok arasında bir fark yoktur, anladığım kadarıyla yazı da zaten tam olarak bunu anlatmaya çalışıyor. Tam olarak dediğiniz gibi bu bir döngü, yoktan 'BEN'e oradan tekrar YOK aşamasına. Ben aşamasını atlayabilmek için belki önce ben olabilmek gerekiyordur. Varlığının tam olarak farkına varabilmek gerekiyordur. Kendi içindekine şahit olabilmek gerekiyordur. Belki de zihnimiz fazla doludur? Belki biz de bir gün zihnimizi boşaltmaya başlayabiliriz?


Çevrimdışı altmisbes

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 137
Ynt: Kimsenin Hikayesi
« Yanıtla #3 : 01 Nisan 2015, 14:20:14 »
Cok guzel tespit ... Gercekden de dogru BEN likden kurtulmak icin benlikde nirvana ya ulasmak lazim ki onu iyi bilip ondan kurtulmanin yollarini bulmak kolaylasir..Hamdim pisdim yandim !


 facebook  twitter
 


2008 yılından beri ruhsal, mistik, parapsikoloji, ezoterizm vb gibi konu ve tartışmanın yayınlandığı sitemiz; zamanın ruhuna göre misyonunu tamamladığı için, yeni üyelik, yeni konu ve yorum gönderimi sistemine kapatılmıştır.

Sitemizi bir ansiklopedi gibi, web ve mobil telefon üzerinden okuyabilir, arama yapabilir , çeşitli konulara bakabilirsiniz. Facebook üzerinden tekamül, sevgi, evrensel insan, üst bilinç çerçevesinde paylaşımlarımız devam edecektir. Soru ve görüşleriniz için en altta iletişim linkinden mail atabilirsiniz.

Ruhunyolculuğu sitesi ruhsal konularda bilgi vermek amaçlı kurulmuş bir paylaşım sitesidir. Sitemiz üzerinde yayınlanan yazılar ve yorumlarda yazarlar sorumludur.Bilgi & sosyal medya: Facebook | iletişim



SMF 2.0.11 | SMF © 2016, Simple Machines
Simple Audio Video Embedder | Seo4Smf 2.0 © SmfMod.Com | Smf Destek

Manuscript design by Bloc