Ruhun Yolculugu

23 Temmuz 2014, 22:45:05
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Aktivasyon epostanız mı yok?


Ruhun Yolculugu » METAFİZİK » Yeni Çağ » KRYON MESAJLARI

Gönderen Konu: KRYON MESAJLARI  (Okunma sayısı 8471 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı benbenim

  • benbenim
  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 1875
Ynt: KRYON MESAJLARI UYUMUN SARKISI
« Yanıtla #10 : 11 Kasım 2008, 18:29:45 »
UYUMUN SARKISI

 

KASIM 2008 Enerjileri

 

Basmelek Michael ~ Celia Fenn kanaliyla

 

Sevgili Isikiscileri, Degisimin Enerjisi Dunyayi dolasiyor. Sizler 11:11 kapisindan gecerken, Dunya Yeni Bilince gecise hizlandirmakta yardimci olan yeni Aydinlik ve Isiga yukseltiliyor. Insanlik bu zamanda farkindaligin yuksek seviyesinde Tekamulun yeni asamasina girme kollektif secimini yapti ve boylece, Isikiscileri olarak sizler, simdi Yeni Dunya’nin tezahurunun bu sonraki asamasinda yapacaginiz calismaya hazirlaniyorsunuz.

 

Gezegene giren bu yeni enerjiyi “Uyumun Sarkisi”na benzetiyoruz. Bu, Altin Isik ve Ses Nehri olarak dokulen Ilahi yaratici Zekadir ve Uyum ve Huzurun sarkisidir. Bu, Isigin Yeni Caginda Kuresel Baris ve Uyum icin rezonansi yerlestirecek olan Altin Ton’dur (ses perdesi).

 

Sevgililer, sizler Secimi yaptiniz ve kendinizi gelen enerjilere hizaladiniz. Donusum ve Gecisin son on yilinda, Uyanmak ve kendinizi korku ve sinirlamalarin eski kaliplarindan ozgurlestirmek ve yeni bir Icsel Denge ve Uyum yaratmak icin calistiniz. Simdi Dunya’daki yasami Sevgi, Sefkat ve Sukranin Isiginda deneyimleyebiliyors unuz ve baskalarini yasamin bu yeni yoluna yonlendirmeye hazirsiniz.

 

Yilin sonuna dek olan, 11:11 ve 12:12 kapilari ile isaretlenen bu iki aylik periyotta ve sonra Aralik Gundonumunde, Dunya’nin Tekamulunun sonraki asamasi icin yeni Calismaniz ve Amaciniza hizalanacaksiniz. Bu asamada, Insanlik Herkes Icin Baris Dolu Bir Gelecegi saglamak uzere birlikte calismaya baslarken, ektiginiz Baris ve Bolluk tohumlari mucizevi sekillerde tezahur etmeye baslayacak.

 

Sizler Uyumun Sarkisinin Liderleri olacaksiniz. Baskalarina, Sevgi ve Sefkatin gozlerinden nasil gorebileceklerini ve aslinda Dunya’da Tek bir Aile oldugunuzu nasil gorebileceklerini ogreteceksiniz. Ruh sizi Ruh Gruplarina ve Ruhsal Ailelere cekerken, Isik Ailesinin prensibini anlamaya baslayacaksiniz. Simdi, Dunya’daki herkesi Buyuk Ailenin bir parcasi olarak gormeye baslayacaksiniz ve herkesi Uyumun ve Sevginin Sarkisinda nasil kucaklayabilecegini zi gormeye baslayacaksiniz.

 

Sevgili Isikiscileri, uzun bir yolu katettiniz ve cok calistiniz. Simdi yasamlar boyu suren calismanizin odullerinin keyfini cikarmanin zamani. Simdi Bolluk, Huzur, Sevgi ve Nesenin yasamlariniza girmesine izin vermenin zamani. Simdi Sukran ve Lutuf ile Ilahi Kutsamalarin Akisini kucaklamanin zamani. Cunku uzun suren mucadele sona erdi ve sizler simdi Bollugun Altin Isiginda Kolaylik ve Nese ile tezahur ettirmeye basliyorsunuz.

 

Sizler Ilahi Iradenin bir ifadesi olarak birlikte yaratirken, Dunya’daki yasamin ve yasam macerasinin buyuk kutsamalarini anlamanin zamanidir. Kendine deger vermemenin, korkunun, suclulugun, ofkenin ve baskalarini yargilamanin tum eski kaliplarini tamamen salivermenin ve kendi Ruhlarinin Isiginda tekamul etmek ve buyumek icin burada bulunan herkesi kabul etmenin zamanidir.

 

Sevgililer, yasamlarinizdaki kavramlar olan dualite ve yargilamayi saliverirken ve Dunya’daki “Tek Aileyi” kabul ederken, Uyumun Sarkisi ile ilerleyeceksiniz. Cunku gezegeninizde zengin ve cesitli bir kultur yarattiniz ve yine de, hepiniz Ilahi Isigin Maddi Formdaki Sevgili Ifadelerisiniz. Bu prensibi tam olarak anladikca, sizi korku ve nefretin otesine ilerlemeye ve her seyin arkasindaki Ilahi Amacin kabulune guclendirecek.

 

Eski Enerjide, cocuklar idiniz ve yogun ve siklikla carpitilmis duygular ve korkular ile motive edildiniz. Ama simdi, Isigin olgun varliklari olarak uyandiniz ve Icsel Ilahiliginizin yansimasi olan saf Sevgi ve Sefkat ile motive ediliyorsunuz. Baskalarindaki Ilahiligi gormeyi ve bu Isiga uygun secimler yapmayi ogreniyorsunuz. Ve boylece, Dunya Ilahi Isiga yukseliyor ve Isiktaki kendi Tekamulunun Gelecek aciliminin anahtari olarak Uyumun Sarkisi Gezegen uzerinde kurulurken, bu sarki tum Dunya’da yankilaniyor.

 

Kasim 2008 Enerjileri

 

Kasim ayinda, Gunes Akrep burcunda, 22 Kasim’da Yay burcuna girecek. Gunes, Merkur, Mars ve Pluto Kasim ayinda Yay’a gececek; bu, Spirituel Bilgeligin 9 ncu evinde yogun bir enerji yaratacak. 2009’un yeni enerjilerine girmeye hazirlanirken, derin icgoru ve yeni farkindalik zamanini bekleyin.

 

Dolunay 13 Kasim’da Boga burcunda, Venus tarafindan yonetilen 2 nci evde. Bu Dunya Ayidir ve Yeni Dunya enerjisinin gelen dongusunde Bolluk ve Guzelligi tezahur ettirmeye odaklanmak icin iyi bir firsati temsil ediyor.

 

Yeni Ay 27 Kasim’da Yay burcunda olacak. Bu, Yeni Yila ve tezahurun yeni dongusune girerken hizlanmis enerjilerden gecmeye hazirlanirken, Uyanis ve Yuksek Bilinc uzerine meditasyon yapmak icin iyi bir zamandir.

 

Bu zamanda, 27 Kasim’da, Pluto Yay’i terk edecek ve Oglak’a girecek. Bu, icsel Spirituel Donusum calismasina ulasildiginin bir gostergesidir ve yeni tekamul odaginin Dunya’nin kendisinde ve yeni yapilar ve yasamanin yeni yollari olarak bu icsel donusumlerin tezahurunde oldugunun gostergesidir.

 

Aslinda bu Dunya uzerinde olmak icin Kutsanmis bir Zamandir ve sizler Isik ve Nesenin yeni yaratimlarina ilerlerken, size Yolculugunuzda Lutuf ve Macera diliyoruz!

 

© 2008-9 Celia Fenn and Starchild Global

 

www.starchildglobal .com

 

(Çeviri: Saffet)

Çevrimdışı Ast

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 2074
Ynt: KRYON MESAJLARI
« Yanıtla #9 : 11 Kasım 2008, 16:47:12 »
xxxxxxxxxxxxxx
« Son Düzenleme: 28 Mayıs 2012, 21:01:31 Gönderen: Ast »

Çevrimdışı NeFarkeder

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 24
Ynt: KRYON MESAJLARI
« Yanıtla #8 : 13 Ekim 2008, 18:30:38 »
Mesajda gecen Armegeddon hakkında kısa bilgi

 sözcük bir çok alanda kullanilmi$tir (birçogumuz "ARMAGEDON" adli Filmi seyretmi$tir!) ancak Bu Sözcügün ASIL Kaynagi Mukaddes Kitap-tir (Tevrat, Zebur ve incil)

Bu Kutsal Kitap, Armagedon ile "Dünyanin Sonu" arasinda baglanti kurar, bu nedenle bu olayin sizi ve ailenizi nasil etkileyecegi konusu önem kazaniyor!

"ARMAGEDON" Ibranice bir sözcüktür ve "Har Megid don" veya "Megiddo Dagi" ndan gelir.

"Megiddo", Ortadogu tarihindeki en $iddetli ve en önemli sava$lardan bazilarinin yapildigi yerdi, bundan dolayi ""Armagedon" ismi, sadece TEK BiR TARAFIN açikça ZAFER kazandigi bir sava$i SiMGELER.

Yani Bu isim, Tanri-nin, KENDiNE MUHALiF olan tüm güçler kar$isindaki MUTLAK ZAFERiNi betimleyen uygun bir SiMGEDiR.

Mukaddes Kitaba göre "Armagedon" insanlarin yaptigi ve Ortadogu-daki belirli bir sava$ degildir TANRI-NIN SAVA$IDIR ve KÜRESEL BiR SAVA$TIR!
Bu sava$ta YARATICIMIZ Dünyayi, yeryüzünü degil, iflah olmaz Kötü insanlari yok edecektir!

"Nuh Tufani"nda" veya "Sodom ve Gomorra" da oldugu gibi, Hüküm verecegi tarihte
"O" yine seçici davranacak ve bunun sonucunda "iyiler" korunma altinda olacak "kim vurduya" gitmeyecekler yani BU ADiL bir SAVA$ OLACAK!

Bazilariniz "Sevgi ALLAHI Sava$ yapar mi?" diye sorabilir!

Tanri insanlara derin sevgi duydugu için Armagedon sava$ini yapacaktir çünkü "O" nun AMACI $udur:


Yeryüzünü CENNETE çevirmek, insanligi kusursuzluga eri$tirmek ve onlara mutlak mutlu olacaklari bari$ dolu bir ortam saglamaktir

"O"nun Armagedonda olaylara Dogrudan müdahale etmesi, insanligin yararina olacak.

Dünya ko$ullarinin gittikçe kötüle$tigi konusunda herkes hemfikirdir eger Tanri sonsuza dek müdahale etmezse dünyanin durumu sizce nasil olur?
Yüzyillardir insan yönetimlerinde oldugu gibi, Kin, $iddet ve Sava$larin olumsuz etkileri insanligi olumsuz etkilemeye devam etmez mi?

ADALET ALLAHI-NIN ADiL OLAN "ARMAGEDON" SAVA$I, iNSANLIGIN YA$AYABiLECEGi EN iYi OLAYLARDAN BiRiDiR ve BU OLAY, TÜM SAVA$LARI SONA ERDiRECEK, MUTLU BiR BA$LANGICIN i$ARETi OLACAK!
http://www.webhatti.com/genel-sohbet

kur'an'da armageddon savaşı ile ilgili bilgi yok diye biliyorum, bu savaşı Allah'ın yapacağına nereden emin olabiliyoruz bu kadar?

Çevrimdışı benbenim

  • benbenim
  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 1875
Ynt: KRYON MESAJLARI
« Yanıtla #7 : 07 Ekim 2008, 20:53:12 »


İkinci Bölüm: 3B imgelemenize devam edin. İşte orada rayları boyuyorsunuz. Bir nesne yaratacak ve trenden aşağıya atacaksınız. Belki de bu, dilediğiniz bir şeyin tezahürü olabilir. Bu, imgelemin hatrına yaratılmış bir nesne ve rayların üzerinde ilerlerken onu siz yarattınız ve aşağıya attınız. Bu belki de bir tezahür. Ya da birlikte-yaratım.

Nesneyi attıktan sonra, elbette hemen geride kalır, çünkü treniniz hareket ediyor. Sonuç olarak, sizin algınızda şöyle diyebilirsiniz, "Onu aşağıya attım ve işte gittikçe benden uzaklaşıyor.. ardımda kaldı." Zihninizde bir anı, bir tarih var artık çünkü geçmişinizde kaldı. Ancak bulmaca kıvamında bir şey oluyor: ilginçtir ki rayların üzerinde ilerlerken, o nesne tekrar karşınıza çıkıyor! Ve siz bunu kendinize göre algılıyor ve bunun Tanrıdan bir işaret olduğunu düşünüyorsunuz: "Bunu tekrar yapmalısın!" Bu nedenle kendinize komut veriyor ve o nesneyi yaratmak için her ne yaptıysanız tekrarlıyorsunuz.

"İşte yine düşüyor," diyorsunuz ve tezahürünüzü yinelemeyi, ya da kendinize şifa vermeyi ya da Tanrıdan dilediklerinizi yaratmayı başardığınızı hissediyorsunuz. Kısa bir süre sonra tekrar karşınıza çıkıyor! Bunu "küpünüzü dolu tutmak," olarak algılıyorsunuz. Üçüncü boyutta, azar azar küpü doldurmaya alışıksınız, sızıntı olmamasını umarak, zamana karşı gelmenin planlarını yapıyorsunuz. Bu oldukça üçüncü boyuta ait bir durum, bu nedenle her şeyi tekrar ediyorsunuz. Tekrar tekrar yapıyorsunuz. "İşte yeniden başlıyoruz, hadi yapalım şunu. Küpü doldurmak güzel bir his. Hadi yine yapalım."

Size gerçeğin ne olduğunu söylememe izin verin: Gerçek şu ki boyutlararası bir dünyada yaşıyorsunuz, ve bunu artık biliminiz bile kabul ediyor. Ancak, her şeyi, sizi yaşlandıran ve doğal olarak sürekli her şeyi yenilemeye iten düz bir zaman çizgisi üzerinde algılamaya devam ediyorsunuz. Ancak ruhsal olarak meydana gelen ve hücrelerinizde olan her ne ise ufacık bir çemberden bahsediyoruz. Bir kez yaptığınızda, tüm çember sonsuza kadar etkilenir. Gerçekleştirdiğiniz anda o şeyi tekrarlamanıza gerek yoktur, çünkü işlem tamamlanmıştır.. sonsuza dek!

İşte zor kısım. Beni takip edebildiyseniz. . rayınız daire şeklindeyse, aynı anda tüm alanı kat etmiş olursunuz. Bu demektir ki geriye baktığınızda gördüğünüz bir an önceki geleceğinizdir! Önünüze baktığınızda da geçmişinizi görmektesinizdir. Daire budur işte. Öyleyse bir sorum var: Şu anda altınızda olan rayı değiştirecek bir şey yaptığınızda geçmişinizi de değiştirir misiniz? Benimle kalın.

Dinleyin. Bu imgelemi ve zaman paradoksunu kullanarak, şimdi size boyutlararası ile ilgili, kolaydan zora ve inanılmaza uzanan, üç özellik vereceğim.

Kolay: Yapabileceğiniz en kolay şey, tabi boyutlararası şemayı kullanarak, gençleşmektir. Gençleşmek bizim kelimemizdir (Ç.N. İngilizce youthing kelimesi), beden saatini yavaşlatmak anlamında partnerime verilmiştir. Bedeniniz 3B zaman çerçevesindedir. Böyle olmak için tasarlandı. Yeryüzünün, güneş sisteminin ve ayın döngüleri ile birlikte hareket eder.. bunu biliyorsunuz. Yılları sayabilmektedir. Kendini yeniden üretir (hücre bölünmesi) ve bunu yaparken içinde bulunduğunuz çevreye kilitlenmiş bir beden saati kullanarak yapar, ve bu siz saati değiştirene kadar da böyle devam edecektir.

Saati değiştirmek sizin realitenizde imkansızdır, çünkü daima aynı hızda hareket eder. Ancak, hücrelerinizin saate verdikleri tepkiyi değiştirebilseydiniz? Başka bir deyişle, ya "içinizdeki saati" değiştirebilseydiniz? Değiştirebilirsiniz. Hücrelere yaşlanmayı yavaşlatma talimanının verildiği bir durum yaratabilirsiniz. Ek olarak (hazır olun), genç olduğunuz zamana ait bir ray imgeleyebilir ve DNA-nıza bu imgelem vasıtasıyla bunu taklit etmesini söyleyebilirsiniz!

Boyutlararası olarak, bedeninize genç olduğunuz bir zamanı imgelemesini söyleyeceksiniz. Hangi yaş olduğunun bir önemi yok, ancak yaptığınız bedeninize bir bulmaca sunmaktır. Geriye gidin. Tümör ortaya çıkmadan trilyonlarca kez üreyip çoğalmadan önceki zamana geri dönün. Bu mümkün mü? Mümkün. Bununla kendinizi, hücreleriniz için saatin aynı hızda ilerlemediği bir duruma sokmuş olursunuz. Benimle kalın! Diyelim ki hala trendesiniz. Gençleşmeye başladığınızda, bunu imgeleyerek başlarsınız, kendi gücünüzle bir nesne yaratır ve rayların üzerine bırakıverirsiniz. . beden saatinizi yavaşlatan bir bilinç ile rayları kırmızıya boyamaya başlıyorsunuz. 3B, geriye dönüp, "işte gençleşmeye bu noktada başlamıştım," dersiniz. Ancak bu algıda bir sorun var: bu saat paradoksudur, değil mi? Çünkü geriye gidecek olursanız - yani beden saatinizi yavaşlatacak olursanız - o zaman arkanızdaki ray kırmızı olmalıdır! Bu kavram sizi endişelendirmesin. . sadece nasıl işlediğine bakıp gülün.

Boyutlararası haldeyken, raylar tamamen kırmızı olmuştur ve bedeniniz raylara sizin için mucize anlamına gelen bir şey yapmıştır. Bu, DNA-nızı bir hastalığa yakalanmadan ya da yaşlanmanın acılarına sahip olmadan önceki haline geri döndürme yetisidir. "Bu kulağa şifa gibi geliyor, Kryon!" Ah, evet, sıradaki budur. Ancak şunu anlamalısınız: üçüncü boyutun dışında ve hatta üçüncü boyutta görülme ihtimalinin dışında bir şey yapıyorsunuz.

Gençleşme, hücresel yapınızı zamanda geriye götürmek ve olduğundan daha yaşlı görünen bir bedene yerleştirmektir. Olan şudur: Yaşlanma sürecini yavaşlatırsınız. Olan sadece budur. Geriye döndüremezsiniz. Birden bire gençleşemezsiniz. Aksine, yaşlanmanızı yavaşlatırsınız. Bedeninizle konuşur, doğduğunuzda önünüze konan bir sisteme uyan.. "patronun" gelip onu değiştirmesini bekleyen bedeninizle konuşursunuz! Anlıyor musunuz? Bedeniniz "zaman" olarak tek bir şeye bağlıydı; güneş sisteminize (aya). Bunu hiç düşünmüş müydünüz? Birdenbire, o saati değiştirme yetisine sahip olursunuz.

Bundan şüpheniz var, değil mi? Bunun mümkün olabileceğine inanmıyorsunuz, değil mi? Bu sözleri dinlerken ya da okurken, aklınız başka yere gidiyor. "Çok garip, Kryon. Yapabileceğim şeylerden bahset artık." Size söylemiştim; bu kabullenme ve realitenizi değiştirmek ile ilgili bir şey. Hitap etmek istediğim üç boyutlu alanlar var dediğimi hatırlıyor musunuz? Daha bu noktada sorun yaşıyorsanız, en iyisi geri kalan kısmını okumayın.

Anlıyor musunuz, 3B olan bağırır fakat Tanrı sevgisinden gelen boyutlararası şeyler fısıldar. Bu fısıltıyı duyacaksanız, bağırmaktan vazgeçmelisiniz. 3B eğitiminizi söküp atmalı ve doğduğunuz andan itibaren öğrenmiş olduğunuz her şeyi askıya almalısınız. Zor. "Peki, Kryon. Bunu nasıl yaparız? Nasıl? Bize bir tren verdiğini, bir ray verdiğini, bir kırmızı boya verdiğini söyledin ve sonra ne dedin? Rayları boyamak mı? Bunu nasıl yaparım ki? Bu mecazı kendi realitemde nasıl uygularım?"

Sorun da bu zaten: İnsanlar algılarının karşısında duran her şeyden şüphe duyarlar. Algınızın kral olduğunu size kim söyledi? Size hiç algınızın her şeyi nasıl gördüğünüz ile ilgili olduğunu söyleyen olmadı mı? Her zaman gerçeği temsil etmez. Sağlığınız için çok önemli olan mikroplardan, o görünmez organizmalardan ilk kez bahsedildiğinde, tüm tıp dünyanız gülerek dalga geçti. Etrafınızda görünmeyen şeyler mi var? Şüphe ettiler, algıları yüzünden. Bu gerçek miydi, yoksa o anki bilinçlerinin bulunduğu nokta mıydı?

Cevap saf niyettir. Bilinç realiteyi değiştirir! Ruh için altındır, fakat sizin için görünmezdir. Saf niyeti kandıramazsınız. O, dizlerinizin üzerine çöktüğünüzde sahip olduğunuz niyettir. Başınız dertte olduğunda sahip olduğunuz niyettir. "Her şeyi yaparım! Yeter ki beni bu durumdan kurtar," dediğinizde sahip olduğunuz niyettir. Bu güçlü bir niyettir. Fakat şunu bilmelisiniz: saf niyet için zor durumda olmanıza gerek yoktur. Kalbinizle, duygularınızla, başlamaya ve şu sözleri söylemeye hazır olduğunuz yerde saf niyeti yaratabilirsiniz: "Artık hazırım ve yapıyorum."

"Kryon, bunu ne kadar sıklıkla yapmalıyım?" Peki, 3B İnsan, ne kadar sıklıkla raylarının üzerinden geçtiğini görmek istersin? [Gülüşmeler] Cevap bir kezdir! Senin için yeterli değil mi? "Ama, anlayamıyorum, o zaman tekrar yaparım. Sık sık yaparım. Hergün yaparım." Peki o zaman. Bir zararı dokunmaz, fakat yavaş yavaş tüm zamanını almaya başlar! Anahtar tekrar etmek değildir. Asla da olmadı. Ne kadar boyutlararası olursanız, bunu o kadar iyi kavrayacaksınız. Saf niyet. Bir defada. Tek gereken bu. Size doğru gelmiyorsa, devam edin tekrar yapın. Bir zararı olmaz. Bu kolay olan konuydu.

Daha Zor: Bu şifadır - bedeninizi asla geri gelmeyecek şekilde hastalıktan arındırırsınız. Asla geri dönemez. Allopatik bir tıp dünyasında yaşıyorsunuz. Üç boyutlu ve bir zaman üzerinde işliyor. Bir sorun varsa, onu düzeltirsiniz. Üzerine yara bandı yapıştırırsınız. Bir sorun varsa, sorunu dengeleyecek şekilde hücreleri değiştiren kimyasallar temin edersiniz. Tamamen etki ve tepki ile alakalıdır. Bunu yapmanız anlaşılırdır ve bu konuda herhangi bir yargılama yoktur.

Ancak, bu yeni enerjide, artık boyutlararası şifa yapmaya başlayabilirsiniz. Size bu bilgiyi vereceğim, fakat biraz zor. Kendinizi tamamen vermelisiniz ve biraz 3B dışına çıkmalısınız. Dinleyin, diyelim ki bedeninizde kanser var. Sadece örnek vermek için imgeliyoruz. Bu kanseri kendinize çekmenize neden olmaz, çünkü ruhsal öğrenim bilincindesiniz ve ışık burada. Diyelim ki içinizdeki bu hastalığı iyileştirmeyi diliyorsunuz. Bu hastalığa yakalandığınız bir zaman olduğunu düşünüyorsunuz; her şeyin kötü gitmeye başladığı bir zaman olduğunu; bedeninizin size bir sorun olduğunu söylediği bir zaman olduğunu düşünüyorsunuz. Beyniniz direkt olarak haberdardı. 3B-tasınız. Şimdi biz geliyor ve size boyutlararası saf niyet ile iyileşebileceğinizi söylüyoruz.

"Saf niyet mi? O kadar da kolay olamaz, Kryon. Saf niyet. Hayır. Bir şeyler yapmak gerek. Bir tedavi sürecinden geçmek gerek." Kesinlikle! Tedavi olabilirsiniz! Kryon hiç bunu yapmamanızı söylemiş miydi? Belki de sizin için tam bir iyileşme hem 3B hem de boyutlararası bir şifa almaktır. Ya allopatik şifa sürecinizi en az yüzde 50 oranında hızlandırabileceğinizi söyleseydim? Birinden biri olmalı diye size kim söyledi? İnsanlar yaptıkları her şeyin etrafına düşünce kutuları yerleştirmeyi seviyorlar.

Size bir şey göstermek istiyorum. Benimle birlikte bir yere gelmenizi istiyorum. Gezegen üzerindeki her ruhsal varlığın saf niyet ile sizi değiştirdiğinin farkında mısınız? Gezegen üzerindeki her din, birkaç dakikada kelimenin tam manasıyla dönüşüm fırsatını size sunar. Sorun. İçine doğduğunuz din de bunlardan biri [Hıristiyanlık] . Tam ve ani bir dönüşüm geçirebilirsiniz. Tanrıya "evet" dediğiniz anda her şeyi tersine çevirebilirsiniz. Dilerseniz, bunu İslam-da da yapabilirsiniz. Peygamberin adını alabilir ve içinde Tanrının sevgisini ve büyüklüğünü bulabilirsiniz. Sorun; bu deneyim çok güçlüdür ve "evet" demeniz ve kendinizi adamanız yeterlidir.

Ve sonra 3B iş başlar, değil mi? Bazı dinlerde, başka şeyler de yapmanız gerekebilir. Merdivenleri tırmanırsınız, okullara gider, belli şekillerde dua eder ve belli kıyafetler giyersiniz. Ancak hepsi, üzerinizde ani bir etki yaratan tek bir kararla başlar. Dinlerinizden birinde, İsa ile evlenebilirsiniz. Tek bir karar, bir tören ve her şey yaşamınızın geri kalan kısmında değişiverir. Hayatınız buna değer de bedeninizin kutsal tapınağı değmez mi? Bunu bir düşünün. Daima yanıt saf niyettir, ve hücrelerinizdeki ilahilik sahiplenilmeyi beklemektedir.

İmgeleyin: Bir hastalığınız var. Şimdi onu ortadan kaldıracaksınız. Saf niyetin boyutlararası hali içerisinde, gördüğünüz [imgelediğiniz] hücresel yapınızın hastalık olmadan önceki zamanına dönüşüdür! Anlıyor musunuz? 3B kutusunun dışında düşünün. Gençleşme ile aynı şeyi yapıyorsunuz [kolay], ama şimdi 3B bir kanıtınız var. Ya orada ya da değil. Bu işleri daha zor kılacak, çünkü başarıp başarmadığınızdan şüphe ediyorsunuz. Geri dönecek mi merak ediyorsunuz. Belli ki bu güçlü ve ellerinizi titreten endişe size saf niyetin orada olmadığını göstermektedir.

Oh sevgili insan, sana gerçek, saf niyetin rayları boyamaya başlayacağını söylemek istiyorum. Hastalığa yakalanmadan önceki zamana seni götürecek. Bu kelimenin tam anlamıyla zamanı geri almaktır. Bu hücrelerinizin asla bir sorunu olmadığı anlamına geliyor! Bunu kolay olmayacağını söylemiştim. Bir kez daha, bu zaman paradoksudur. Kendinizi şifalandırdığınız zamanı daima hatırlayacaksı nız ve hastalık asla bir daha geri gelmeyecek. Gelmeyeceğini biliyoruz çünkü hiç hasta olmadınız! İnsanın şifasının gücünü anlıyor musunuz? Burada neyin mümkün olduğunu anlıyor musunuz, sizi bütün bunlar olmadan önceki bilince götürdüğünü, bedeninizi tüm bu olumsuzluğu ile kaplamadan önceki zamana götürdüğünü anlıyor musunuz?

Şimdi daha da zorlaşıyor, çünkü gerçek-dünya kanıtı ve boyutlararası şifayı test eden alopatik sistem ile baş etmeniz gerekiyor. Size gerçekleri söyleyecekler; kimin kurtulduğunu kimin kurtulmadığını söyleyecekler - hepsi de alopatik sözler. Bırakın söylesinler! Teşhislerinin sonuçlarını kutlayın! Bir daha hasta olmayacaksınız, o günler bir daha geri gelmeyecek; gelemez de çünkü üzerine yara bandı yapıştırmadınız. Asla o hastalığa yakalanmadınız. Tüm raylar kırmızı. Bu zor bir konu, sevgili İnsan.

Kutsanmış kişi bunun gerçek olduğunu bilendir, çünkü birçok örnek var. Ruhsal hikayelerinizde duyduğunuz o mucizelerden asla şüphe edilmedi. Hastalık asla geri gelmedi. Sebep? Çünkü onlar da tıpkı size açıkladığımız gibiydiler. Fark ne? Dışarıdaki değil içerideki üstat oldu bunu başaran.

Ve sıradaki? İnanılmaz. Bunun iki yıl önce ip uçlarını vermiştik ve şimdi ifşa edeceğiz.

Partnerim [Kryon Lee-ye sesleniyor], bu, bugüne kadar yaptığın en zor şey olacak. Burada sana bir resim çizeceğim. Bu, kusursuz bir şekilde bu resmi yansıtacağın anlamına gelmiyor çünkü senin de herkes gibi 3B bir perspektifin var. Ancak işte geliyor, elimizden geldiğince en iyi şekilde sunuyoruz.

Her şeyin işleyiş sistemi adını verdiğiniz şeyde inanılmaz bir karmaşa var. Bu sistem içerisinde, gezegen üzerinde yer alan her bir İnsanın potansiyelleri var. Sistemlerin içinde karmik gruplar adını verdiğiniz sistemler var. Karmik grup, birlikte dünyaya gelen ve belli şekillerde etkileşim içinde olan bir gruptur. Kaderi önceden belli değildir, sadece meyillidir. Bu da, potansiyeller üzerine dayanmaktadır ve değiştirilemez bir 3B zaman çizgisi üzerinde değildir. Eski bir sistemdir ve ezelden beri de sizinledir. Sizi başka İnsanlarla biraraya getirir ki bazı enerjileri çözümlemek, başlatmak için kendilerini tezahür ettiren enerjiler yaratılsın. Bundan daha öcne bahsetmiştik, özgür irade ile, dilerseniz bu gruptan ayrılabilir ve karmayı fesh edebilirsiniz [Kryon, Birinci Kitap]. Ama dünyaya bu şekilde gelmişsinizdir.

Dünyaya geldiğinizde, biyolojinizde de bir karmaşa vardır çünkü ruhsal karmanın bir kısmı genlerle de alakalıdır.. fiziksel DNA kimyası. Şimdi ana noktaya geliyorum: genlerinizde bazı eğilimler mevcuttur; bunlar, bazı hastalıklar için zayıf olmanıza ve meyil göstermenize neden olur. Bu tamamen karmik bir durumdur. Bir hastalığa sahip olan annenin annesi de aynı hastalığa sahiptir. Anne çocuklarına bakar, ve onların ve çocuklarının çocuklarının da aynı hastalığa yakalanabileceğini bilir. Buna meyilli genetik kusur diyorsunuz. Bu ölüm, zorluk, mücadele, üzüntü ve acı dolu bir soy yaratmaktadır.

Size söylemek üzere olduğum şey şu: Saf niyet ile mucize gibi bir enerjinin içinde bulunmaktasınız. Beni dinleyin. Genetik kusurunuz var ise, ve önemli bir hastalıktan kendinizi iyileştirmek istiyorsanız, sistemin bunu nasıl ele aldığını iyi dinleyin. Tüm akrabalarınızın geçmişinde sorunlar yaratan tüm o genetik kusurlar içinizde yok olacak. Ancak, tüm bunları yaratan genetik kusur, mevcut çocuklarınızdan da gidecektir. DNA-nız değişecek, ve ruhsal olarak çocuklarınızın yatkınlıklarında da yankılanacak. Döngü sizinle son bulacak.

Bu size öğretilen her şeyin mantığına karşı gelmektedir. "Bu değişikliği yaparsam çocuğun özgür iradesine ne olacak?", diyebilirsiniz. Ancak durum hiç de böyle değildir. Karmik enerjiyi anlamanız gerekiyor; aile gruplarını anlamanız gerekiyor; neden burada olduğunuzu anlamanız gerekiyor; anlamaya başladığınızdan çok daha fazlasını anlamanız gerekiyor. Bir kişinin bir hareketi birçok kişinin karmik niteliklerini değiştirebilir. Bu ışığın bir kişi tarafından başkaları için de nasıl yaratılabileceği ile ilgilidir. Hepiniz birbirinize bağlısınız. Bildiğinizi sandığınız kurallara aldanmayın. Dinleyin.

Geçmiş yaşam diye bir şey yok. Karmik ve genetik değişimin rengi kırmızı ile boyadığınız rayın üzerindeki paralel yaşamlar var. Rayları boyadığınızda, etrafınızda eş merkezli daireler şeklinde gördüğünüz tüm karmik grup da genetik olarak kırmızı raya sahip olur. Kulağa ne kadar tuhaf gelirse gelsin, bir sonraki ve sonrasındaki jenerasyonun karmik gelişimini değiştirebilirsiniz. Şu anda çocuğunuz varsa, onların da meyilleri ortadan kalkacaktır.

DNA-nız içinde, boyutlararası özellikler olduğunu söylemiştik. Bunlardan biri, kendi Akaşik Kayıtlarınızdır, ve etrafınızdaki mevcut grup ile olan etkileşiminizdir. Değişen budur. Bu DNA-da ne gibi bir fark yaratır? Bunu görebilir misiniz? Bunu gerçekten kimyasal olarak da görebilecek misiniz? Ve cevap evettir. Bu güç. Bu inanılmaz kısım. Bilim genetik yatkınlığı ölçebildiği zaman, değiştiğini de görebileceksiniz.

"Kryon, anlamıyorum. Biraz önce bana hiç bir anlam ifade etmeyen bir şey söyledin. Geçmişi değiştirebileceğimi söyledin. Benim ölmüş akrabalarım var. Şimdi, onlar canlanacak mı? Bugün yaptıklarınla geçmişi nasıl değiştirebilirsin ki?" Bir an için 3B çemberinizden çıkın. Ruhun ne gördüğünü görün. Ruh sizi doğarken ve ölürken, ve sonra tekrar doğarken ve ölürken görmemektedir. Ruh sizi daima, melekî bir varlık olarak görür, Tanrının bir parçası olarak.. Ruh, tüm yaşamlarınız boyunca aynı çekirdek ruhu, aynı Yüksek Benliği görür. Bu gezegende kim olursanız olun! Bunu hiç düşünmüş müydünüz? Ruh, saf niyet ile tüm karmik grubun dokusunu değiştirebilen muhteşem varlığı görmektedir. Çocuklarınızın ne yaptığınızdan haberi bile olmayacak, ancak siz normal bir yaşam sürüp öldükten uzun bir süre sonra, çocuklarınız da hastalıktan uzak bir potansiyel ile hayatlarını devam ettirecekler ve ailenizin geleceği sonsuza kadar değişmiş olacak. Şimdi düşünün, ne yapabilirler? Tüm kadınlar erkenden ölselerdi ne olurdu? Bu sözleri anlıyorsanız, bugün yaptıklarınızın etkisini çok daha net görebilirsiniz. Kim bilebilir ki? Gelecekteki başkanlar ve dünya liderleri bu yeni nesilden olabilir ve o zaman bugün yaptıklarınızın etkisini ogün görebilirsiniz. Ölmüş akrabalarınızın dirilmesi yerine onlar dirilecek. Ve onlar sizin gelecek torunlarınız, hastalıktan özgür olacaklar.

Partnerim size vermesini istediğim her şeyi en iyi şekilde sundu. Bu zaman paradoksudur - üçüncü boyutta anlaşılamaz - ve sana söylüyorum sevgili İnsan. 3 Boyutluluğun üstesinden gelip bu araçlar ile çalışmak ve işe yaradıkları gerçeğini kutlamak zaman alacaktır. Gelecekte, bütün bunları partnerimden daha iyi açıklayanlar olacaktır. Bu konuda kitaplar yazanlar olacaktır. Enerji bunu desteklemeye devam edecek ve kendilerinde ve çocuklarında fiziksel kanıtlar görebilecekler ve o zaman korku düzeyleri bunun sayesinde azalacaktır. Kutsanmış İnsan, bu mesajı kalbine alıp inanandır, çünkü bunun yolu budur ve hepsi zamanla görülecektir.

Gerçek olarak bilinecek ve kabul edilecektir, partnerimden çok uzun zaman sonra bile. Bu günü hatırlayın, bütün bunların mümkün olduğunu size anlatmak için kapıyı açtığım bu günü hatırlayın.

Artık ayrılık vakti. Hiç gitmek istemesem de. Yıllar önce partnerime burada oturup celseyi gerçekleştirirken beden saatini durdurduğunu söylemiştim. Çünkü bir ayağı zamanın olmadığı perdenin öbür tarafındadır. İşte o zaman şöyle demişti, "O zaman sürekli kanallık edeyim." [Gülüşmeler]

Ve öyledir.


KRYON
« Son Düzenleme: 03 Kasım 2008, 17:43:11 Gönderen: budala »

Çevrimdışı benbenim

  • benbenim
  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 1875
Ynt: KRYON MESAJLARI KRYON-KUANTUM SİFA-26 Ocak 2008-Lee Carroll
« Yanıtla #6 : 07 Ekim 2008, 20:52:09 »
CELSE

KUANTUM ŞİFA


Bu canlı celse, Vancouver, BC, Kanada-da gerçekleştirilmiştir.

26 Ocak 2008

Lee Carroll tarafından kanallık edilmiştir.
Selamlar, sevgili varlıklar, Ben Manyetik Hizmetten Kryon.

Bunun uygun olmadığını söyleyenler olacaktır - Bir İnsan, bir seyirci topluluğunun karşısına geçip de kanallık ediyor gibi davranamaz! Bu mümkün değil. Bazıları ise bunun aynen göründüğü gibi olduğunu söyleyecektir. Fark ise şudur: Bazılarınız boyutlararası bir ayırt etme sensörü geliştirdiniz ki bu çağda bunu daha da geliştireceksiniz ve bazılarının ise böyle yetileri yok. Ayırt etme sensörleriniz bu tür olayların gerçek olup olmadığını bilmektedir.

Görebilenlere sesleniyorum, şimdi renklere bakın. Sahnedeki renklere bakın! Çünkü Ben Kryon-um. Perdeyi aşar sizin için üçüncü boyuta gelirim, ve karşınıza geçip bu sözleri söylemek için İnsanın özgür seçimini kullanırım. Sözlerimi ayırt ederek duyabilen İnsanların özgür seçimlerini kullanıyorum. Bu mesaja daha sonra (okuyarak) katılanların özgür seçimlerini kullanıyorum. Olan tek şey, bir İnsanın bunu kabul edip etmemeye karar vermesidir. Şu anda Sahnede oturan İnsandan dinleyen kişilere kadar, tümü özgür seçimle meydana gelmektedir. Ruh böyle çalışır ve İnsanı bu şekilde onurlandırır.

Ben Kryon, ve buradaki sizin "kural" olarak adlandıracağınız şeyin farkındayım. Kural der ki insanlık enerjisi için uygun olmayan hiçbir şey burada sunulamaz. Kurala göre kendimizi size asla korku içinde sunmayacağız. Kurala göre daima dürüstçe gerçeği söyleyeceğiz. Hiçbir İnsanı maniple edici sözler sarf etmeyeceğiz, aksine sadece seveceğiz. Bir insanın hayatında değişen bir şey olursa, bu kalbidir, ve özgür seçimiyle olmuştur. Ayaklarınızı yıkamamıza izin var. Ellerinizi tutabiliriz. Omuzlarınıza ve başınıza boyutlararası bir şekilde dokunabiliriz. Bu da demektir ki burada hiçbirini hissetmek istemeyen birileri varsa, hissetmeyecekler. Anlıyor musunuz? Bu İnsanın özgür seçimini onurlandırmaktır. Ve işler böyle yürür, daima.

Şimdi, bugün buraya bir mesaj almak için gelenler, beraberimizde gelen refakatçıları hissetmek için gelenler, size söylüyorum, doğru yerdesiniz! Bu sizin için. Daha önce hiç bu şekilde verilmemiş bir mesajı duymak üzeresiniz. Partnerim [Lee-ye sesleniyor], bugünkü konu hakkında sana ip uçları verdim ve sana açıklanamayanı açıklamaya çalışmak ile ilgili ip uçları verdim. Bu sözler partnerim için: Zihnini temizle. Perdeden fazla uzaklaşma, çünkü bu bilgiyi tam olarak sunabilmen için üçüncü boyutta kalman gerekiyor. Çünkü bugün, öğretilemezin öğretmeni olacaksın, çünkü İnsanı şifalandırma hakkında eğitim sürecine başlıyoruz. Diğer ülkere gittiğinde bu bilgiyi tekrar vereceğinden şüphen olmasın.

Buradaki enerji, yeni bir enerji. Realiteniz değişiyor. "Ruhsallık küpleri" adı verdiğimiz şey değişiyor. Bu, geçmiş yaşam kolleksiyonunuza ait ruhsal öğrenim deneyimlerinizin bugüne akmasına dair bir mecazdır. Bu bizim sıkça bahsettiğimiz "ayırt etme makinesidir" . Bazılarınız bunun ne olduğunu buradan ayrılmadan önce hissedecek ve "Bir şey farklıydı. Bu mesaj farklıydı. Sen de hissettin mi?" diyecek. Bazıları da, "Bu gerçekti, sen de hissettin mi?" diyecek. Böyle söyleyecekler çünkü, kesinlikle, bu farklı bir mesaj! Ben bugün Kryon-um. Dün de Kryon-dum. Yarın da Kryon olacağım. Tek fark ise şu anda içinde bulunduğunuz enerjinin daha fazlasını hissetmenize izin veriyor olmasıdır. Değişen sizsiniz.

Bir an için durup buradaki tatlı anları onurlandırmak istiyorum. Bu özel mesaj, asla bir daha bu şekilde ifade edilmeyecek. Burada birlikte oturanlar bir daha asla bu şekilde biraraya gelmeyecek. Çünkü bu eşsiz bir an. Tarihte hiçbir zaman tekrarı olmayacak. İşte böylesine eşsiz. Gezegendeki her şeyin böyle olduğunu söyleyeceksiniz. Her şeyin üzerinde eşsiz bir damga var, ve bunda haklısınız. Ancak bu bulmacada anlamadığınız bir şey var: Ne kadar eşsiz görünse de istediğiniz zaman tekrar deneyimleyebileceğiniz size ait ruhsal bir deneyim söz konusu. Bunu açıklaması çok zor. 3B olarak düşündüğünüz kadar eşsiz, ancak bu eşsizliği boyutlararası olarak beraberinizde dışarı çıkarabilir ve istediğiniz an tekrar yaratabilirsiniz. Şu anda burada olan enerji, gördüğünüz renkler, şu anda hissettikleriniz, fark ettiğiniz ölçüde, öbür taraftan size verilen bir mesajdır.. ve hepsini şimdiki gibi tekrar yaşayabilirsiniz. Bugün bazılarınız ilahi bir deneyim yaşayabilir.. ve bu deneyim tekrar edilebilir. Yapmanız gereken tek şey, oturup tekrar yaratmaktır. Bu Ruhun gücüdür, ve içinizdeki Tanrının gücüdür. Bu ne de tatlı bir şeydir! Zamanın herhangi bir anında istediğiniz kadar çok deneyimleyebilirsin iz. Çünkü boyutlararası kaynağınıza dokunduğunuz zaman, "eşsiz" şeyler yaratan zaman çizginizi hükümsüz kılarsınız.


Şifa Üzerine Yeni Bilgiler

Şimdi, size İnsan ve bedeninden bahsetmeme izin verin. Size dönem dönem parça parça ama direkt kanallık yoluyla olmadan vermiş olduğumuz bazı bilgileri vereceğim. Yapabileceklerinize dair işaretler vereceğim. İnsan bedeni ilginç bir varlık. Siz olan biyolojik bir parça, fakat genellikle başka odadaymış gibidir. Şunu demek istiyorum; sizinle sisteminiz arasında gerçek bir iletişim yoktur. Beden, sizinle iletişim kurmak için tasarlanmamıştır, acı hariç. Hepsi bu. Bu size erken yaşta verilmiş tek boyutlu bir yöndür ki böylece hayatta kalabilirsiniz - sıcak kömüre bastığınızda bilirsiniz, örneğin. Ya da sizi inciten ya da dürten bir şeyi bilirsiniz ki uzak durabilesiniz. Acı negatif gibi görünür ve genellikle de bir zorluk çıkarır. Bu sizin en önemli yetilerinizden biridir, aslında, çünkü sizi beladan uzak tutar. Yolunda gitmeyen bir şey varsa sizi uyarır.. iletişim olarak sahip olduğunuz tek yol budur ve tek yönlüdür. Geri yanıt veremezsiniz, ya da soru soramazsınız.

Birçoğunuz dediniz ki, "Sadece bu kadar. Ne yapacağım? Beden konuşamaz. Hiçbir şey söyleyemez." Yüzeysel olarak bakarsanız haklısınız. Aslında, bu gerçek size karşı çalışır.. ne kadar aydınlanmış olursanız olun. Örneğin, sizinki gibi aydınlanmış, böylesine kompleks bir bedenin, saldırıya geçen öldürücü bir hastalık karşısında sessiz kalabileceği aklınıza yatıyor mu? Bu her gün olmaktadır. Şu anda Kuzey Amerikada dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar çok kişinin ölümüne yol açan hastalıktan bahsediyorum - kanser. Bu "yakalandığınız" bir hastalık değildir. Bu, bedeninizin öfke ve dengesizlik sonucunda geliştirdiği bir şeydir. Bu bir kaçış yoludur, kontrol edilemeyen, bedenin sisteminde çifte sürüp kendi yolunda ilerleyen bir büyümedir. Şu anda bu sandalyelerde oturuyorken bedeninize yayılıyor olabilir ve bedeniniz size bir gün acı verene kadar da haberiniz olmaz. Ve o zaman da çok geçtir.

Bu İnsan bedeni senaryosunun tümüne bakıp, "Bu nasıl bir sistem böyle? İçimde olup biten böylesine önemli bir konuda bedenim beni uyaramayacak kadar aptal mı?" Cevap: Evet. Tabi durumu sizin tarafınızdan değerlendirirseniz. . ki bu çok dar bir bakış açısıdır.

Aslında böyle olmadığını söylemek üzere buradayım. Hiçbir zaman da olmadı. İçinizde olup bitenleri anlamak için belli düzeylere ulaşabiliyorsunuz, ancak bunu çok az kişi yapabiliyor. Bu, üç-boyutlu tarihi bir fikri kabul etmek ile birçok kişinin inanmadığı bir şeyi dahil ederek düşüncelerinizi genişletmek arasındaki farktır. Yıllarca kinezyoloji (hareketbilim) iletişim boşluğuna köprü olmuştu, ancak kaç kişi kullandı? Bu mantığa aykırı, öyle değil mi? İşte size zamanla bedeninin sizinle direkt konuştuğunu kanıtlayan bir şey, ancak insanlığın geneli tarafından kabul edilmemiş. Neden? Çünkü mümkün olanlar hakkında öğrendiklerinizin kapsamı dışında olan bir şey. İşte bugünün meselesi bu.


Açıklanamayanı Açıklamak

Eğer doğru olmasaydı şimdiki bilgiyi size vermezdim. Sıradaki zor bir konu, ancak zamanı geldi, partnerim [Lee-ye sesleniyor]. Şimdi sizi hokus pokus işlerine - boyutlararası şifaya, yeni enerjinin destekleyeceği inanılmaz, bir sonraki adıma götüreceğim. Açıklanamayan şeyler görmeye başlayacaksınız. Oh, bazıları buna mucize diyecek. Birazdan söyleyeceklerimin bir kısmı daha yüz yıl kanıtlanamayacak, çünkü biyologlarınızın aile ağaçlarınızın soy ve bağlantılarını ve bugün bununla ilgili ne yaptığınızı keşfetmeleri bu kadar zaman alacak. Oh, şimdi korkunç olmaya başlıyoruz!


Birinci - İç Mekanizma

Her bir DNA parçasının etrafında bir alan vardır. Her DNA parçasının yanında başka bir DNA parçası vardır, ve bir alanı başka bir alan onu da başka bir alan çevrelemektedir. Ek olarak, hepsi grup halindedir; çizimlerinizdeki gibi dizilmiş değillerdir. Bunun ne işe yaradığını size söyleyeyim. Bilincin birliğini yaratır. Ezoterik dünyada bedeninizle trilyonlarca parçası olmasına rağmen neden tek bir parçaymış gibi konuştuğunuzu hiç merak ettiniz mi?

DNA-nın içinde ruhsal bir parça vardır. DNA-da Tanrı-dan bir parça, yuvadan bir parça vardır. DNA-da realitenin kuantumluğu vardır. DNA-da, partnerimin de belirttiği gibi, akıllı bir tasarım vardır. DNA-nın etrafındaki alan, bilim tarafından gözlemlenmiş ve boyutlararası olduğu kanıtlanmıştır. Bir parçanın karşısındaki başka bir parça ve onun da karşısındaki parça, birbirine kenetlenen, birbiriyle çakışan boyutlararası bir alan yaratmaktadır ve bu alanın evrende tek bir hitabı vardır.. üzerinde adınız yazar.

Size demek istediğim, bedeninizle konuşmaya başladığınızda bu bir tüm beden deneyimidir. Ayak parmağınıza ya da dirseğinize hitap etmenize gerek yoktur. Hepsine tek seferde hitap edersiniz çünkü hepsi bütün olarak dinlemektedir. Bunu bir tüm beden deneyimi olarak düşünün çünkü DNA örtüşür; alanlar örtüşür, ve çakışan alanlar daha da büyük alan yaratan daha büyük bir alan yaratır. Trilyonlarcası nı bir araya getirdiğinizde, kelimenin tam anlamıyla, o alan odaklanarak yansıttığınız bir şey haline gelir ve buna ezoterik ışık adı verilir. Zamanla, kişisel şifaya da hizmet eder. "Patronu dinlemeye" hazırdır. Partnerim buna daha önce değinmişti. Hücrelerinizle konuşabileceğinize gerçekten inanmıyorsunuz. Gerçek şu ki konuşabilirsiniz, ve her zaman da dinlerler. Bunu bir düşünün!

Gerçek şu ki engin DNA alanı ile boyutlararası şekilde tam ve bütün bir iletişiminiz var. Siz osunuz ve o da siz, ancak onunla asla konuşmazsanız, kendi yolunda ilerleyecektir. Trilyonlarca DNA parçası orada, sizi dinlemek için hazır, ancak asla onlarla konuşmadınız bile! Sadece iyi çalılşmalarını umut ediyorsunuz ve çalışlmazlarsa canınız yanıyor.

Daha önce de söylediğim gibi, hissi özelliklerin ve ruhsal aydınlanmanın kafada olduğuna inanan, bedenin her bir parçasının da aydınlandığını anlamayan bir kültür ve sistemde dünyaya geldiniz. Bu nedenle, "kafanızın içinde" ayak parmağınızın çalıştığını, böbreğinizin çalıştığını, kalbinizin hayatta kaldığını umarak etrafta dolaşıyorsunuz. Bu parçalara hitap edebileceğinize ya da onları değiştirebileceğinize asla inanmadınız. Ve onlar tüm yaşamınız boyunca orada sizi bekliyorlardı ! Artık buna diyorum ki, "bedeniniz patronu dinliyor," çünkü DNA-nız kendi bilinciniz vasıtasıyla onunla konuşmanızı bekliyor. DNA-nızda aydınlanmış bir özellik var.. siz ona belki Yüksek Benlik diyorsunuz.

Ne ad verirseniz verin, o, tüm hücresel yapıya tek seferde hitap eder ve onu değiştirmeye başlar. İşte bu noktada işler karmaşıklaşıyor. "Tamam, Kryon, bunu nasıl yaparız? Yaptığında ne olur? Nasıl boyutlararası olunur? Ben 3. Boyuttayım." Bütün bunlar büyük meseleler ve açıklanamayan kısım da budur.

Bugünkü grup içinde bilincin eşiğinde olanlar var [dikkat kesilemeyenler kast ediliyor]. Bu kişileri bir bulmaca için farkındalığa davet ediyorum. Bu artık gerekli olmayan bir öğreti çünkü artık yeni enerji var. Şimdi partnerimin yapması gereken şu: üç boyutlu bir mecaz verecek, çok - boyutlu etkiyi izah edecek. Anlatım olarak basit, anlaşılması ise güç. Bunu anlamak zorundasınız. Bu noktayı geçmek, kendinizle konuşup her şeyi mümkün kılmak için zaman paradoksunu anlamanız gerekiyor. En azından fark edilmeli, çalışılmalı, ve doğru olarak kabul edilmeli. Konu iki bölümden oluşuyor.

Birinci Bölüm: Benimle birlikte basit bir şey hayal edin. Anlamak için zihninizde görüntüleyin. Bir tren var. Tren sizsiniz. Bir ray üzerinde, bu da 3B zaman çizginiz. Algınıza göre, tren bir ray üzerinde sabit bir hızla hareket ediyor ve ray bir ok gibi düz. Hız, saatiniz ve hiç değişmiyor. Rayların ufukta yok olduğunu görebiliyorsunuz. Raylar önünüzde, geleceğinizi temsil ediyor. Trenin arkası ise geçmişi temsil ediyor. Tren çok kısa, birkaç araba kadar. Siz trensiniz.. baş, gövde, bacaklar ve kollar. Tren sabit hızda ve çok yavaş hareket ediyor, bu da sizin realiteniz. 3B realiteniz budur.

Trenin realitenizde ilerlediğini imgeleyin, ancak bilin ki sizin bakış açınızdan gerçek boyutlararası tren, görmekte olduğunuz tren değildir. Çünkü ben size baktığımda, aynı trenin çok küçük bir çember içerisinde hareket ettiğini görüyorum. Çember o kadar küçük ki trenin kendisinden sadece çok az daha büyük. Bu nedenle Kryon-un treniniz ile ilgili tanımı çok küçük bir çember içerisinde hareket eden bir trendir. Şimdi şunu iyice anlayın: Sizin gördüğünüz ile benim gördüğüm aslında aynı şey ancak buradaki ana fikir algınızın ne kadar kısıtlı olduğunu anlamanıza yardımcı olmaktır ki böylece işlerin nasıl yürüdüğü gerçeği hakkında bir fikir edinebilesiniz. Bir sonraki adımda size ve partnerime göstereceklerim ve anlatacaklarım anlaşılamayanı anlamanıza yardımcı olacak. Daha sonrasında size öğreteceğim üç noktaya alışmanıza yardımcı olacak.

Diyelim ki hayatınızın geri kalan kısmında her gün hücrelerinizle konuşacaksınız, ve onları değiştirmek için (şifa gibi örneğin) bir şey yapacaksınız. Diyelim ki bunu yaparak da trendeyken altınızdan geçen rayları boyama mecazını temsil ediyorsunuz. Rengin kırmızı olacağını farz edelim, çünkü bu örnek için mükemmel. İşte, hücrelerinizle konuşuyor ve biyolojinizi değiştiriyorsunuz. Değişimin meydana geldiği anda rayları kırmızıya boyamaya başlyorusunuz. Trende boya var ve ilerledikçe rayları parlak kırmızı ile boyuyorsunuz.

Şimdi bunu 3B olarak resmedin, çünkü zihninizde görmeniz sizin için önemli. Rayları kırmızıya boyamaya başlıyorsunuz, ki bu da hücrelerinizde bir değişim demektir, çünkü kendi hücresel yapısıyla temasta olan güçlü bir insansınız. Üçüncü boyutta, tren ilerlerken, geriye bakabilir, rayı nerede kırmızıya boyamaya başladığınızı görebilirsiniz ve başlangıç noktası arkanızda kaybolur. Ayrıca ileriye bakıp henüz boyanmamış olan rayları da görebilirsiniz, Ancak biraz ilerleyince o kısım da kırmızı olacaktır, çünkü zihninizde tüm yaşamınızı boyamaya devam ediyorsunuz. Zamanınız nedeniyle, rayların üzerinde siz yaşlandıkça uzayan kırmızı bir kesimi boyuyorsunuz. Bu, sizin zaman çerçevenizde rayı kırmızıya boyamak ile ilgili sahip olduğunuz 3B algınızdır.

Şimdi bir an için benim tarafıma geçin. Oh, bunu anlayıp anlamayacağınızdan emin değilim, fakat bu harika bir şey! Size söylemek üzere olduğum şey çok güzel! Oh, bu sadece bir tren ve kırmızı bir ray, ama dinleyin: Benim bakış açımdan o küçücük çemberin üzerinde boyamaya başladığınız an tüm ray kırmızı oldu. Bir dakika içinde tüm ray sonsuza kadar kırmızıya boyandı! Önünüzde de arkanızda da kırzmızı oldu, çünkü boyutlararası olarak bu küçük bi çember. Boyutlararası algı budur.. ve henüz bunu anlayamadıysanı z, hücreleriniz ve DNA-nız boyutlararası dır. Önünüzde upuzun yatan rayların hergün boyanması gerektiğini size düşündüren lineer algınızdır, ve saf niyetiniz ile yaptığınız her şeyin sonsuza kadar orada olduğu gerçeğinden sizi alıkoyan sadece sınırlı bakışınızdır. Rayların boyası silinemez.. asla! Ray şu anda tamamen kırmızı. Şifa gözüyle baktığınızda çok önemli olduğu kadar biraz sonra daha da güzelleşecek ve karmaşıklaşacak.
« Son Düzenleme: 03 Kasım 2008, 15:27:51 Gönderen: budala »

Çevrimdışı gökkuşağı

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 16
Ynt: KRYON MESAJLARI
« Yanıtla #5 : 05 Ekim 2008, 14:53:17 »
Sevgili ast
okuduğum hiçbirşey yukardaki yazın kadar içimi açmmiştı. Umarım 2012 bahsettığin savaşın tarihidir....Tüm kötülün yakında biteceğini hayal bile etmek cok güzel.

Çevrimdışı Ast

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 2074
Ynt: KRYON MESAJLARI
« Yanıtla #4 : 04 Ekim 2008, 21:36:57 »
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
« Son Düzenleme: 28 Mayıs 2012, 21:01:48 Gönderen: Ast »

Çevrimdışı gökkuşağı

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 16
Ynt: KRYON MESAJLARI
« Yanıtla #3 : 04 Ekim 2008, 19:10:49 »
selam
En son talihli olmayanlar için ne zaman ışık gönderdiniz.....yazıda beni vuran cümle....
çok haklı .....

Çevrimdışı roanfin

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 268
Ynt: KRYON MESAJLARI
« Yanıtla #2 : 04 Ekim 2008, 17:50:00 »
Alıntıdır.  http://groups.yahoo. com/group/pramit/message/1130

"Yeni Sifa Enerjisi"
San Diego, California  19 Agustos 2006

 
Lee Carroll tarafından Kryon için kanallık edilmiştir.

Bu bilgi ücretsizdir ve istediğiniz gibi basabilir, kopyalayabilir ve dağıtabilirsiniz. Yayın hakları gereği, yayımcı haricinde herhangi bir şekilde satılması yasaktır.
 
Selamlar, sevgili varlıklar, Ben Manyetik Hizmetten Kryon.
 

Ben bihaber değilim. Kimin burada olduğunu biliyorum ve neden burada olduklarını da biliyorum. Kimin okuduğunu biliyorum. Burada melekî bir varlığın bir insan gibi hareket edip bu şekilde konuşabileceğinden kuşku duyan bazı kişiler var. Bundan şüphe duyuyorsanız, size şu soruyu sorsam, -Sevginin varlığına inanıyor musunuz?-, diyecektiniz ki, -Herhalde inanıyorum, etrafındaki sevgiyi hissedebiliyorum.- O zaman buna da inanın, dostlarım, çünkü şahit olmakta olduğunuz bir sevgi işlemidir - Evrensel sevgi işlemidir.

Deneyimlemekte olduğunuz, sevginin fiziğe üstün geldiği büyük bir sistemin parçasıdır. İçinizdeki kuantum hologram dahi, Kryon geldiğinde tepki vermektedir. Öğretmen Peggy ekranda ilişki sorunlarını açıklamış ve göstermişti. [ilahi ilişki üzerine biraz önce sunum yapan Peggy Phoenix Dubro’dan bahsedilmektedir.]

Güçlüdür çok. Şimdi, bunu sizinle benim aramıza yerleştirmenizi istiyorum. Bizim aramızda bir ilişki olduğunu düşünüyor musunuz? Peki sizin için bu ilişki önemli mi?Peki, şimdi size hikayenin geri kalan kısmını vermeme izin verin. Bugün buraya farklı bir şey duymaya geldiğinizi düşünüyorsunuz, belki... sahnedeki bu celseyi görmeye geldiniz? Size söyleyeceğim, bugün size verilen derslere kalbinizi biraz daha açabilirseniz, ve sizinle benim aramızdaki kozmik bağları görebilirseniz, beni hatırlayacaksınız. Çünkü perdenin ardından size hoşçakal diyen bendim, siz doğum rüzgarına kapılıp gitmeden hemen önce. O bendim. Gelip şu anda bulunduğunuz noktada olmak için perdenin içinden geçtiğinizde hissettiğiniz son enerji bendim. Ve bu gezegenden ayrıldığınızda ve Onur Salonundan ve Yaratım Mağarasından geçip geri geldiğinizde de hissedeceğiniz ilk enerji ben olacağım. Görüyorsunuz ya, Kryon enerjisi Gaia’ya aittir ve Başmelek Mikail ailesinin bir parçasıdır. Melekîdir, tıpkı sizin gibi. Hepiniz beni belli bir seviyede hatırlıyorsunuz, ve kitap dediğiniz transkripsiyonları okuyanlarınız şöyle diyecektir, -Pekala, bu sözler içimde yankılanıyor ve onları anlıyorum.

Her ne sebeple olursa olsun, hissedebiliyorum.- Size sebebini söyleyeceğim - çünkü beni hatırlıyorsunuz! Ve ben sizi hatırlıyorum ve ben bunun için buradayım. Bunlar aramızdaki kozmik bağlardır. Bu nasıl bir zaman!

Bu gezegen üzerinde bunun başarılamayacağı bir zaman vardı... bir nsanın diğerlerinin gözü önünde Ruh ile eriyip karışabileceği ve diğerlerinin bunu kabul edebileceği fikrinin imkansız olduğu biz zaman. Geçmişte, toplulukların bunu kapalı kapıların ardında yapması gerekiyordu, sebebi ise böyle bir şeye inanmayanların gösterdikleri zulümdü. Hala bu celsenin şeytanın işi olduğunu söyleyecek olanlar vardır.. karanlık tarafın mitidir bunlar, derler. Ve işte onları Tanrının aşkından uzak tutacak olan da budur. Taptıkları Tanrı’nın, onlara söylenenden çok daha büyük, muazzam olduğunu çok az bilirler. Şimdi, işte buradasınız, ve size diyorum ki, beni hatırlıyor musunuz? En karanlık zamanların karanlığında, itip açabileceğiniz bir kapı vardır ve temsil ettiğim bu meleğin enerjisi, size söz verilen tüm enerjiler ve yardımcılar ile içeri akacaktır. Biliyorum bu kapıyı itip açmanın bir tekniği var, ve biliyorum ki öğrenmenin aşamaları var. Ancak size söyleyeceğim, hepsi buharlaşıp tek bir şeye varır: beni ve ailenin geri kalan fertlerini hatırlayacağınıza olan inancınız nedir? Beni hatırlayabilirseniz eğer, o zaman belki kendinizi hatırlayabilirsiniz, ve anahtar budur!
Kimsiniz?

İçinizdeki Kryon’un özelliklerini hatırlayabiliyor musunuz? Güçlü bir melek olduğunuzu hatırlayabiliyor musunuz? Belki biraz abartı olacak ama size söyleyeceğim, ama öyleydiniz. Çünkü Kryon bir varlık grubudur, sizin gibi. Siz, her şeyin kozmik zekasının bir parçasısınız. Hatırlıyor musunuz? Hatırlamaya başladığınızda, ve parçaları / bağları birleştirmeye başladığınızda, kim olduğunuzu hatırlayacaksınız. Ve bu, dostlarım, üstatlığın mümkün olduğu zamandır. DNA’nızda, hatırlamanıza yardımcı olan bir katman vardır. Bunu biliyor muydunuz? Soyunuzdaki bu kutsal parça, şunu söylediğinizde aktive olur, -Sevgili Ruh, neyi bilmem gerektiğini bana söyle. Hatırlamaya hazırım.- Ve bu şekilde etkinleşir.

Bu, özgür seçiminizin etrafında gelişen kutsal bir sistemin gücüdür. Oh, bütün hayatınız boyunca orada oturup, -Ben hayatımdan memnunum. İnanç sistemimden memnunum ve gerçek siz milletin inandığı gibi değil, ama benim için bu önemli değil.- Ve size söyleyeceğim, melek alemi omuzlarınızın üzerinde oturur ve sizi her şekilde sevmeye devam eder. Düşünce olarak gerçekten ne kadar uzaklaştığınızın bir önemi yoktur. Bir yaratıcıyı kabul ettiyseniz eğer, ve bu hepinizin yapabileceği bir şeydir, melek alemi oradadır, sizi sadece çok sever. Ama isterseniz çok daha fazlası da olabilir... hayatınızda çok daha büyük gelişmeler olabilir. Oh, hatırlatmama izin verin. Bir an için sizinle geçmişe, işlerin nasıl yürüdüğüne dair kadim bilginize geri dönmek istiyorum.

Gaia’nın büyük sistemi, her biri 1000 yıldan büyük olan bir dizi enerji fazlarına sahiptir. Bunlardan biri sona erip bir diğeri 2012 yılında başlayacaktır. Kadimler, güneş ve ayı inceleyerek bunu öğrenmişlerdir, ama bu başkalarına doğru öğretilmemiştir. Ama doğrusu öğrenilecektir. Mayaların enerji fazlarını derinlemesine incelerseniz, Gaia’nın bu salınımını göreceksiniz. Bu, gerçek bir binlerce yıllık titreşimsel değişimdir, bu şekilde çağların ve gezegen üzerindeki her şeyin gerçekleşebilecek potansiyelleri için sahneyi hazırlar. Ve bunu size daha önce söyledik - 2012 çok uzun bir dönemin sonudur... 1000 yıldan uzun bir sürenin. Ve Mayaların, Azteklerin ve Toltec’in -yeni bir güneş- dediği şeyi temsil eder. Bu vaat ve umut zamanı olacak, ve Gaia, tamamen farklı bir şekilde titreşmeye başlayacak ve gezegen üzerindeki insanlara o şekilde yanıt verecek.

Şimdi, bir an için düşünün, 1987 size -Harmonic Congervence- ile ne getirdi. Armageddon’a doğru ilerliyordunuz, ancak bu özel enerji gitmiştir ve geri dönmeyecektir. İnsanlığın sonu yakındı ancak özgür seçiminiz ile, bunu atlattınız. Ötesine geçtiniz. Onu değiştirdiniz. Ve biz her zaman değişimi kutlarız. Ölmediğiniz için kutlamıyoruz, çünkü bunu hep yapıyorsunuz. Hayır. Aksine kutluyoruz çünkü bu şu anlama geliyor; gezegeni öyle çok seviyorsunuz ki 2012 geçişindeki enerjiye ilerlemeye ve daha gelişmiş bir Gaia üzerinde yaşamaya karar verdiniz. 11:11’i kutluyoruz çünkü saf aydınlanmayı temsil etmektedir. İşte size ezoterik bir soru. -Sevgili Kryon, Armageddon gerçekleşseydi, ve böylece dünyanın sonu gelseydi, ve insanlığın varlığı son bulsaydı, 2012 yılında ne olurdu? İnsanlar olmadan, hala yüksek titreşim olur muydu?- Size söyleyeceğim: Gaia’nın saati, Gaia’nın saatidir. Çağların enerji -saat-i hala işler durumda olurdu. O, etrafınızdaki yıldızlara ve gezegenlere ve güneşinize bağlıdır. İnsanlığın özgür seçimi, bu saatten ayrıdır, ancak insanlık burada ise bağlıdır. Deney devam edecekti, belki insanlığın yeniden doğuşu ile. Ama bu bir kurgudur, değil mi? Çünkü böyle olmadı. Hayır. Aksine, burada olacaksınız, ve 2012 yılında ya da o yıllarda büyük bir değişimi başlatan imin bir parçası olacaksınız.

Şöyle diyenler oldu, -2012 yılının imi değişti, ve artık 2007 oldu.- Bu doğru değildir, çünkü saat, saattir. Ve güneş sisteminin gidişatının bir parçasıdır, ve uzun süreli bir kozmik döngüye dahildir. Yine de, bu fikir şu anlama gelmektedir; insanlığın belli bir kısmı gelecek sene 2012 enerjisine hazır olacaktır! Bu yaklaşmakta olan değişime nasıl tepki verdiğiniz ile ilgilidir, değil mi?

Kristal Ağ, sizinle Gaia arasındaki direkt bağdır, ve daha yüksek titreşimde olacaktır çünkü aydınlanmış gezegen üzerinde yaşayanlar tarafından etkilenmektedir. Bununla ilgili olarak ifşa edilecek daha çok şey var ancak henüz anlaşılmazdır. Ama şunu ifşa etmeme izin verin: şu anda hayatta olan herkes, bu arayışı hücresel seviyede bilmektedir. Hepsi biliyor, ancak yüzde birlik kısmı bununla ilgili bir şeyler yapacak. Yüzde birin yarısı, Kristal ile birbirine karışmak için yeterli olacaktır. Bu odada ve okuyucular arasında, yaşlı ruhlarımız var, işte size meydan okuyorum: Lemurya enerjilerini hissediyor musunuz? Hissettiğinizi biliyorum. Burada olanlar onlardır.

Oh, Lemurya ırkının varolduğunu inkar edebilirsiniz, ve burada olan bazıları aynen bunu yapacaktır. Ancak size yine de söylüyorum, -Onlardan biri olmak nasıl bir duygu?- -Ben değilim, Kryon, ben değilim.- Ama öylesin, sevgili varlık. İçeri girdiğinde, hatırlayacaksın. Sizler yaşlı ruhlarsınız, bu gezegeni değiştirecek olan uyanmış bir boyutlar arası his içindesiniz. Bunun için geldiniz. Bu yüzden bu odadasınız, bu garip adamı dinliyorsunuz [Lee kendini böyle adlandırır.] Çünkü bu konudaki her şeyi biliyorsunuz? Burada sizi çağıran başka ne var? Buraya gelişinizin ya da bu kitabı elinize alışınızın ardındaki asıl neden ne? Hangi yaşta olduğunuzun bir önemi de yoktur ayrıca. Kimin burada olduğunu biliyorum.

Biliyorum içinizden bazıları aynaya bakıp hüzünleniyor. Zihninizin şöyle dediğini duyuyorum, -Neden ben? Neden böyle görünüyorum? Neden ben böyleyim? Neden bu yaştayım? Farklı bir zamanda olsa çok daha iyi olurdu. Daha genç olsaydım, farklı görünseydim çok daha fazla şey yapabilirdim, gezegen üzerinde daha çok etkim olurdu, tekrar genç ve canlı olurdum.-
[Duraksama]

Bir an için durmanızı istiyorum ve şu anda sizi sevmekte olan 10000 melekten bahsetmek istiyorum, tam olarak bulunduğunuz yerde ve zamanda. Bunun olmasının bir nedeni var... her şeyin bir nedeni var. Olduğunuz kişi, yaş, görünüşünüzle de işinizi yapabilirsiniz. Bu gezegenin size bu şekilde ihtiyacı var çünkü ancak olduğunuz kişi ve yaşınız sayesinde ışığı en çok ihtiyaç olan yere gönderebilirsiniz. -Işık departmanında- nasıl yararlı olabileceğinizi düşünürken, Tanrı yerine karar vermeyin. 20 yıl öncesini düşünün. Aynı kişi misiniz? O zamandan bu yana bir şey öğrendiniz mi? Bazılarınız o zamanki halini düşününce gülecektir. Hayır! Şu anda daha bilgili ve bu kutsal ışığı göndermek için her zamankinden çok hazırsınız.

Işığı, unutulmuş kıta, Afrika’ya gönderin. Şu anda size ihtiyaçları var. Tam şu anda. Filistin’e gönderin [Ürdün’ün ve Mısır’ın parçası olan, artık Lübnan ve İsrail olarak adlandırılan o geniş alana]! Yapabileceğiniz budur çünkü siz bir Deniz fenerisiniz ve sizin hikmetinize ihtiyacımız var. Ve hatta bu beden ölçünüze bile ihtiyacımız olabilir! Beni iyi dinleyin. Her şeyin bir nedeni vardır. Tanrı tarafından biliniyorsunuz ve olduğunuz haliniz ile seviliyorsunuz. Beni hala hatırlamadınız mı? Size buraya geldiğinizde[doğduktan sonra] bunun olabileceğini söylemiştim. -Zamana bak,- dedim. -Neler yapmaya eğilimin olduğuna bak. Ne olabileceğine bak. Bu harikadır.- Ve siz burada oturmuş diyorsunuz ki, -Ne oldu? Hiç de harika değil.- Ve biz diyoruz ki, -Oh, harikadır.- Bizim gördüğümüz gibi görmüyorsunuz. Kim olduğunuza dair kuantum hologramınızı ve Kristal Ağ üzerinde nasıl bir etkiniz olduğunu görebiliyoruz.

Bu zamanlarda, 25 yıla bölmek istediğimiz daha küçük dönemler var. Siz onlara jenerasyon diyorsunuz. Bu 12-tabanlı bir sayı değildir, birçok takvimin kabul ettiği gibi, ancak biz de öyle kabul edeceğiz çünkü bu yedi enerjisidir. Bu jenerasyonlarda ilahilik vardır. Bir bakın. 1987 ile 2012 arasındaki 25 yıl. Şimdi 2012’den sonraki 25 yıllık döneme yansıtın, 11 yılı olduğunu göreceksiniz. Bütün bunların bir nedeni var, ve kutsal bir sistem var.

Şu anda içinde bulunduğunuz dönemden bahsetmeme izin verin.. Armageddon dönemidir bu, bu kültürün içinde olanlar için. 1987 yılına kadar, bugün için istemiş olduğunuz ve onun için gelmiş olduğunuz şifa, o zaman az ve çok uzaktı. Oh, dünyadan geçmiş üstatlar vardır, şifacılarda vardı elbette. Ancak onları bugün mümkün olan ile kıyasladığınızda, o zamanlar Karanlık Çağlar gibi kalacaktır. 60’lı, 70’li, 80’li yıllardan bahsediyorum. Sınır, 1987 (bir 25, ya da sayısal olarak 7) yılındaki 11:11 enerjisi idi. -Harmonic Convergence- her şeyi değiştirdi. Bu, insanlığın bilgi, farkındalık ve enerji için olağanüstü bir gelişim ve hızlanmaya izin verdiği bir müsaade imiydi. Ve deneyimlemekte olduğunuz budur, ve bazılarınız Nirvana beklentisi içindeydi! Aksine, kendinizi okulda buldunuz!

Öğretmen Peggy’ye sorun. Okulun ne olduğunu o biliyor. Şu anda bulunduğu noktaya gelmek için neler yaşadığına bakın ki sadece bu şekilde o bilgi ona verilebilirdi. Arınma sürecinden geçtiğinde, bir yere yerleşmeye ve bağları [hepimizi bağlayan kozmik enerji bağlarını] görmeye hazırdı. O zaman gelmeye başladılar, ve o andan sonra eğitilmeye hazırdı. Enerjinin güçlü uygulamaları, eğitimin sadece başlangıcıdır.

Şu anki yaşınız, 1987’de başlayan 2012’ye kadar olan yaşlarınız - sadece -2102’nin ötesine’ atılmış ilk adımdır. Değişim yaratmanız gereken zaman budur. Yeryüzünde barışı hazırlayacak olduğunuz yer burasıdır. Bazıları şöyle diyor, -Ama, biz pek iyi işler yapmıyoruz.- Bir an için kendinizi yargılamaktan vazgeçip etrafınıza bakar mısınız? Son yıllarda gezegen üzerindeki karanlığı ortaya çıkaran kimdi? Siz ve sizin gibilerdi.

Dua savaşçıları kim, her şey çok karanlık göründüğünde ışık gönderenler kim? Sizsiniz. Bu zamanlardaki düşmanı ortaya çıkaran kim.. sizi engellemek isteyen gezegen üzerindeki çok eski enerjiyi ortaya çıkaran kim? Sizsiniz. Özgür seçimdir bu, karanlık ve ışık arasındaki bu savaşı hazırlayan insanların içindeki... eski enerji yeni enerjiye karşı. Sizsiniz. Evet, bir savaş olacak, ancak bundan korkmayın, çünkü siz bunun için dünyaya geldiniz.

Deniz feneri, savaş başladığında, -Deniz feneri’, -Savaş başladı. Işığı saçmanın zamanıdır,- diyendir. Deniz feneri, -Ben fırtınalar için inşa edildim. İşte savaş burada. İşe koyulalım,- diyendir. Deniz feneri, kendini dolaba kapatıp uğruna inşa edildiği fırtınadan korkan değildir. Ve bu savaş beklediğiniz gibi olmayabilir, insan ile insan arasında silahla yapılan kanlı bir savaş olmayabilir. Tamamen farklı bir savaş olabilir. Mecazi bir savaş olabilir. Biz ona Kılıçlar Köprüsü adını verdik.

1989 yılında gelip celse yapmaya başladığımızdan beri, bu savaştan bahsediyoruz, ve işe tam burada! Tam ortasında oturuyorsunuz; savaşın bir parçasısınız. 1987 ile 2012 arasında, ışık jenerasyonunu başlatmak için 25 yılınız vardı. Ve bu zaman zarfında, gezegenin enerjisini artırma, bağların görünmesine izin verme, amacınıza ulaşmak için güç ve yetinizi artırma sözü verdik. Buna, Tanrı ile işbirliği yapmak da diyebilirsiniz, Yeryüzünde barışı yaratmanıza izin veriyor.

Ve bu enerji, şifa verme şeklini de değiştirmiştir, ve bazılarınız neden bahsettiğimi biliyor. Geçmişte, şifa isteyenler bir şifacıya gidip, -Hastayım ve şifa bulmak istiyorum,- derdi. Ve şifacı elinden geleni yapardı. Bugün, şifacı şöyle diyecektir, -Ama, önce -tüm bedenini dengelemelisin.’ Çünkü bugün, içindeki üstatlık, içindeki hastalığı iyileştirmelidir.- Şifa arayanlar şöyle diyebilir, -Hayır, teşekkür ederim, sadece hastalığı iyileştirin lütfen.- Artık bu işe yaramayacaktır. Sadece hastalığı iyileştirmek isteyenler helak olacaklar. Bu sorumluluk çağıdır, ve içlerindeki üstatlığa uyananlar hayatta kalacaklardır. Bu, bu gezegendeki yeni şifa paradigması ve yeni hayatta kalma yoludur.

Bazı şeyler çoktan eski enerji realitesinin kancasından kurtulmaya başlamıştır. Arka bahçenizdeki külüstür arabanıza yeni lastikler taktığınızda bir yarış arabasına dönüşmesini bekleyemezsiniz. Biz de size bunu öğretiyoruz. Bu tüm-bedene ait bir deneyimdir, eski insan üzerinde yeni bir çalışma şekli değildir. Toprak ile birlikte, Yeryüzü daha yüksek bir titreşime ulaşırken, etrafındaki her şey ve etkin olmayan tüm sistemler aktive olmaya başlar. Beklediğinizden çok farklı bir şey yaratacaktır. Şifa eskisi gibi olmayacak. Hiç fark ettiniz mi hastaneleriniz sağlığınız için en tehlikeli yerler haline gelmeye başladı. Bu size mantıklı geliyor mu? Belki de çok daha güvenli olan yapmanız gereken başka bir şey var? İçinizdeki şifacı ile çalışmaya ne dersiniz?

Şöyle diyenler olacaktır, -Ben çok enerji istiyorum. Şifacıya gitmek ve çok enerji almak istiyorum.- Ve bugünün şifacısı, onlara diledikleri enerjiyi almak için önce kendilerini dengeye kavuşturmaya ihtiyaçları olduğunu söyleyecektir. Ama şifa arayanlar, şöyle diyecektir, -Hayır, teşekkür ederim, sadece enerji, tek istediğim bu.- Değişimi görebiliyor musunuz? Sistem -lütfen bana yardım et’ olmaktan çıkıp -kendime yardım etmem için bana yardım et’ şeklini almaktadır. Metafiziksel insanlar içindeki en büyük değişim, -zavallı ben’den -üstat ben-e doğru olacaktır. Bu, sevgili insan, bugün öğretilen güçlü ve dengeleyici sistemlerin neden sadece bir kaç yıllık geçmişi olduğunun nedenidir. Sadece -Harmonic Convergence’ imini hüküm verdiğinizde hepsi mümkün oldu. Belki de bütün bunların tesadüfi olduğunu hissediyorsunuz?

Zihinleri ile mücadele edenler şifacıya şöyle diyeceklerdir, -Korkuyorum. Psikologlara gittim, ama hala korkuyorum. Korkudan kurtulabilirsem ancak mutlu olacağım.- Ve şifacı da yanıt verecektir, -Peki, bir çaresine bakalım. Kendin hakkında bir şeyler öğreneceğin ve her şeyin üstesinden gelebileceğin bir sürece başlayalım.- O zaman, -Hayır, teşekkür ederim, sadece korku. Diğer her şey yolunda.- Ama, diğer hiçbir şey yolunda değil, yoksa korku olmazdı! Bu öfke için de geçerlidir, değil mi? -Öfke ile ilgili bir şey yapabilir misin? Bunun için bir ilacın var mı doktor? Sadece öfke, başka bir şey için değil. İyi olmam için bu yeter.- Eski parçalara ayırma yöntemi artık işe yaramayacaktır.

Bu muhteşem bir bütün-beden deneyimdir. Size gelip -Dualiteden çok yoruldum. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Yeryüzünde çok fazla karanlık var. Haberleri izlemek beni rahatsız ediyor, beni geriyor. Keşke hayatımda neşe hissedebilseydim. Bana biraz neşe verebilir misiniz? Bunun için bir ilacınız var mı, doktor?- diyecektir. Ve cevap, hayırdır. Artık bu işe yaramıyor. Bununla daha çok karşılaşacaksınız, bu bütün-beden deneyimiyle. Bu ayrıca, ruhsallık için de geçerlidir. Bilgi artık aç ruhu doyurmayacaktır. Hala birçok kişi gelip, - İçimdeki tanrısallığı artırmak istiyorum. Daha fazla farkındalık istiyorum. Daha çok farkında olmam için bana bilgi verebilir misin? Böylece her şey yerli yerine oturacaktır,- diyecek. Artık olmaz. -Her şeyi bilmek- için çabalayanlar, sadece bilginin kendisi ile tüm-beden deneyimini yaşayamayacaklar. Bu dengesiz bir yarım farkındalık yaratır.

Birilerine -korkusuzluk- şifasını verebilseydiniz ne olurdu biliyor musunuz? Korkusuz bir insan ile ellerinizle öfkeli bir canavar yaratmış olurdunuz... her şekilde küstah. Görüyorsunuz, gerçek bir korkusuz insan, DNA’larının onlara verdiği sezgiler sayesinde korkusuzdur, rafta duran bir kitap sayesinde değil. Ruh da bu şekilde şifa vermemektedir artık. Enerji değişmiştir.

Gerçek Işıkişçisi - Bir Örnek

Sizi bir yere götürmek ve biriyle tanıştırmak istiyorum. Bu bir Işıkişçisi. Bu Işıkişçisinin bir adı olmayacak, ancak ben onu bir bayan yapmak istiyorum. Sizi bütün-beden şifasının tanımını verebilmek için bu Işıkişçisi ile tanıştırıyorum.

İlk önce, ona yaklaştığınız zaman, kendinizi iyi hissediyorsunuz. Bir insandan diğerine, iyi hissediyorsunuz. Nedenini bilmiyorsunuz ama iyi hissediyorsunuz. Onunla daha tanışmadınız bile, ama şimdiden kararınızı verdiniz, -Bu iyi bir insan. Onu sevdim. Tanışmak için sabırsızlanıyorum.- O İlahi Aşk ile ışıyor. Bunu not etmeniz önemli. Bir misyoner değil. Hatta o kadar da ruhsal görünmeyebilir. Dini kıyafetler giymiyor. Sevimli biri. Size anlayamadığınız bir şeyi hatırlatıyor ama ne olduğunu bilmiyorsunuz. Anne enerjisi mi?

Bilmiyorsunuz. Ama size ne olduğunu söyleyeceğim. İlahi Aşkı hatırlıyorsunuz! Çünkü onun bağları görünürdür, anlıyor musunuz? [bir kez daha burada hepimizin arasındaki ama herkes tarafından hissedilemeyen ya da kullanılamayan kuantum bağlardan bahsediliyor. Bu geliştirilmesi gereken ruhsal bir özelliktir.]

Onun etki alanına girdiğiniz zaman hissedersiniz. Onun bağları görünürdür. Işıkişçisi, dengelidir. Ruhsal olarak dengelidir. Merkezdedir. Dinler. Sizinle ilgilenir. İyi hissetmenizi sağlar. Bir gündemi yoktur, ve sizi zorlamak için ya da benzer bir şey için anlatacağı bir hikayesi varmış gibi hissetmezsiniz. Açıktır. Oh, onun etrafında olmaktan hoşlanıyorsunuz değil mi? Bu çekim de ne böyle?

Bazılarınız için, o her zaman istediğiniz annedir. Başkaları için, sahip olduğunuz annedir. Bu his de nedir? Nedir? Size söyleyeceğim, sevgili varlık. Onun [kozmik] bağları sana dokunuyor ve onlar İlahi Aşk ile dolu. Misyoner gibi değildir. Şefkatli, davetkar bağlardır bunlar ve DNA’nıza hitap ederler. Sezgisel ve dengelidir, ve kim olduğunuzu bilir. Neye ihtiyacınız olduğunu bilir. Çok şey bilir, çünkü bağları görünürdür.

DNA’sı aktive olmuştur ve yankılanmaktadır. Bir ayağı bir boyutta diğer ayağı da başka bir boyuta gibi yeryüzünde yaşamaktadır. Bedeninin hücreleri dahi bilmektedir bunu. Hepsi bilmektedir. Bağları görünürdür. Sezgisel olarak, ışığı nereye göndereceğini bilir. Ve siz şöyle diyebilirsiniz, -Ama, bir insan nasıl bu kadar çok şey bilebilir ki? Işığı nereye göndereceğini bilmek mi? Birçok yerde sorun var. Hepsini nasıl bilebilir ki?-

Hayır, sevgili varlık. Aksine, bir gün daha çok bahsedeceğimiz bir şeyi anlamaktadır. Kozmik zekanın ne olduğunu bilmektedir. Bu zeka, bir kaynak, her şey hakkındaki her şeyi bilen bir gücün derinlerine inebilen ve bir parçası olabilen bir enerji havuzudur. Ayrıntıları bilmenize gerek yok.

-Kryon, bu benim için çok fazla. Bir şeyi doğru yapabilmek için ayrıntılarını bilmem gerekiyor.- Gerçekten mi? Bu celseden sonra arabanıza gideceksiniz veya yemek yiyeceksiniz. Şimdi bana, arabaya binmeden önce motoru anlamak için bir kullanım kılavuzuna ihtiyacınız olduğunu mu söyleyeceksiniz? Sanmıyorum. Sadece gitmek istiyorsunuz, değil mi? Kozmik zeka, Evrenin motorudur ve üzerinde düşünmenize gerek yoktur. Üstatlık sahibi olanlar bu kozmik zeka motorunu nasıl kullanacağını bilir. Bu onların sezgisidir. Sağa ve sola dönmelerine, kime dua edeceklerini, ne zaman bir grup toplayıp dua edeceklerini, ne zaman etmeyeceklerini bilmelerine yardımcı olur. Kozmik zeka, onlara ne zaman bir şey söyleyeceklerini, ne zaman söylemeyeceklerini söyler. Kozmik zeka. Kozmik bağlar yoluyla ana plana tutunmaktadır.

Işıkişçisi dualite ile yıllar önce başa çıkmış ve onu arka koltuğa koymuştur. Başa çıkmayı bu şekilde başarmıştır. Hayatı boyunca onunla birliktedir. İnsanın bu kutupluluğuna karşı ilahilik daima oradadır. Ancak onun durumunda, arka koltukta oturuyor, her gün onu deli ediyor! Ama asla kontrolü ele geçiremiyor, anlıyorsunuz ya. Başkaları korku içindeyken, korkunun nereden geldiğinin farkındadır. Korku, bizim ikinci beyin dediğimiz yerden gelmektedir. Kafanızdan değil, karnınızdan ya da düşük enerjiden gelmektedir. Korku oradan gelmektedir, ve o bunu engelleyebilir.. onu arka koltuğa koyar. Dualite hakkındaki her şeyi bilir. Dengelidir.

Işıkişçisi öfkeli değildir! Diyorsunuz ki -Bu imkansız! Bütün insanlar öfkelidir. Bu insani bir özelliktir.- Bunda, sevgili varlık, sana katılıyorum.. oldukça insani bir özellik. Ham öfke Işıkişçisinin bir parçası değildir, çünkü Işıkişçileri gelişmiş insanlardır. Öfke, aydınlanmış bir üstadın ifadesinin bir parçası değildir. Bunu bir düşünün. Ham öfke ortaya çıktığında ve siz ona uyduğunuzda, daha sonra ne yapmak istersiniz? Geri dönmek ve öyle bir şey olduğu için özür dilemek istersiniz. -Hay aksi,- dersiniz, -Ağzımdan kaçtı.- Uygunsuz bir şey olduğunda böyle ifade edersiniz, değil mi? Bir düşünün. Öfke, sizi kontrol eden dualitedir. -Özür dilerim,- dersiniz. -Birden arka koltuktan kucağıma düştü!- Bu Işıkişçisi onu daima arka koltukta tutar. Sürprizlere yer yoktur. Öfkelenmez. Aksine, hayal kırıklığına uğrar. Şefkat doludur. Oh, siz de onunla birlikte olmak istemiyor musunuz? Onun yanında, beraber yürümek istemiyor musunuz? Yeryüzündeki üstatların sahip olduğu bazı özellikler vardı. Gidip tarihiniz üzerinde biraz çalışın. Bütün çocuklar hep onlarla olmak isterlerdi.

Yetişkinler de onları severlerdi. -Oh, bu kişinin yanında olmak var ya!- derken, ellerini kalplerine götürürlerdi.  Bu yeryüzündeki tüm üstatların sahip olduğu bir enerjiydi, ancak sana söylüyorum insan, senin varacağın  nokta da budur ve bu sana vaat edilmiştir.

Şimdi, Işıkişçisinin bedeninde neler olup bittiğini söylememe izin verin. Hastalık. Hayır, endişelenmeyin. Hastalık orada, ancak, görüyorsunuz ya, tutunamamış. Hastalık onun programının bir parçası değil, çünkü onun bağları görünür. Hücresel yapısıyla konuşuyor ve o da patronu dinliyor, ve patron Işıkişçisidir. İçinizden kaç kişi son zamanlarda hücreleri ile konuştu? Aydınlanmanızın nerede olduğunu anlıyor musunuz? Ayak parmağınızda, dirseğinizde, kolunuzda mı beyniniz de mi? Bütün hücrelerinizde, sadece bilincinizde ya da zihninizde değil. Bu tüm-beden aydınlanması. Farkında mısınız hücreleriniz ile düzenli olarak konuşsaydınız, kimin konuştuğunu bilirlerdi, hastalık da size dokunamazdı. Anlıyor musunuz? Üstatlık budur. Öyle olmasaydı, bunu size söylemezdik.

Size sonuncu özelliğini vereceğim. O kim olduğunu biliyor çünkü hatırlıyor. Bazıları diyecek ki, -Ama, bu insandan bana biraz daha bahset. Bir eşi var mı? Ya da bir erkek arkadaşı?- Size söyleyeceğim. Onun mu? Hayır, yok. Ve diyeceksiniz ki, -Ama, bu çok acı.- Ondan biraz daha bahsetmeme izin verin, çünkü kim olduğunu hatırlıyor ve her gün kendine diyor ki -Ben yeterliyim. Her şey benim ruhumda. Bu yolda yalnız olmak varsa, görevimi yalnız yapacağım. Tanrı’ya şükürler olsun, Ben, Ben olan Ben’im.-

O hiç de yalnız değil. Oh, ona uğrayan ve hayatını zenginleştiren insanlarla birlikte olmaktan keyif duyuyor, ancak bir ilişkide keyif alınan bir samimiyet / mahremiyet onun aklında yok. Günün sonunda evine yalnız döndüğünde, kapıda her defasında bir bildirim yapıyor. Diyor ki, -Ben, Ben olan Ben’im. Ve benim ihtiyacım olan da Benim.- Olabilecek her şeye özgür seçim ile izin veriyor, ancak yalnız değil, ve umutsuz da değil, ne de kederli çünkü Tanrı’ya aşık olmanın kozmik hissini hatırlıyor. İnsan ırkına aşık olduğunuzda da olan budur. Ve Işıkişçisi insanlığa aşıktır.

Kimsin sen? Bir Işıkişçisi misin? Değilsen, olmak ister misin? Bizim mesajımız budur. Elimizde olan sadece budur. Bu bizim zamanımızın sonu geldiğinde son mesajımız olabilirdi... başka mesajımızın olmadığı zaman. Oh, partnerimin benimle birlikte olmasından çok uzun zaman sonra Kryon’ı taşıyanlar olacaktır. Onların mesajı da partneriminki gibi olacaktır. Üstatlık hakkında, ve Yeryüzünde barışı nasıl yarattığınız hakkında olacaktır bu mesaj... ve biraz önce size geleceği görmeniz için kapıyı açtım - şu anda bile gezegende olanlar yüzünden tasavvur edemeyeceğiniz bir gelecek bu. Ama size söyleyeceğim, güneş doğacak. Ancak bunu yaparken bu sözleri okuyan ve dinleyen insanlığın kurtuluş savaşına katılmış olan sizleri geride bırakarak yapmayacak. En son talihli olmayanlar için ne zaman ışık gönderdiniz - bu gece hayatta kalmak için mücadele eden, masalarında yemek olmayan ya da yaşamlarından endişe edenlere en son ne zaman ışık gönderdiniz? Onlardan çok var ve sizden de çok az. Belki de bu size verilmiş vekalettir, buraya bir şeyler yapmak için gelmişsinizdir. Evet öyle.

Deniz fenerleri, işinizi yapın.

Ve öyledir.


Kryon
www.kryon.com

Tercüme
© 2006 Semra EKMEKCi


Burada bir şeyler eklemek istedim:
Ben bunu okuduğumda kendimden parçalar buldum, çoğu şey benim bazı hislerimi özeliklerimi ve hala gelişmekte olduğum şeyleri anlatıyor, çok ilginç geldi, paylaşmak istedim. Hele o hücrelerle konuşma olayı, benim arada sıra yaptığım eğlenceli bir olgudur. Tavsiye ederim. Ama bunu yaparken her hücreden ışık enerjisinin, enerjinizin yansıdığını parlak şeffaf bir halde aydınlandığını ve negatif şeylerle hastalıkların ışıkla birlikte bir kir gibi akıp gittiğini, sonuçta tertemiz bir hücre-atom- beden formuna geldiğinizi imgeleyin, düşünün.

cihangir akıncı

« Son Düzenleme: 03 Kasım 2008, 14:20:35 Gönderen: budala »

Çevrimdışı ashtar

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 123
KRYON MESAJLARI
« Yanıtla #1 : 26 Haziran 2008, 16:12:34 »
Uyuyan insan uyandığında, yeni bir bilgelik kitabı gerekli olur. Aranızdan kaçınız çocukken okuduğunuz kitapları hala yanınızda taşıyorsunuz ? Buradaki mecazı anlarsanız, eski kutsal öğretilerin yeni insana göre yerini de anlarsınız. Tanrı, asla dünün enerjisinde verilmiş talimatların bugün ya da ebediyyen geçerli olmasını murat etmemiştir. Aslında, bugün sizlere medyumlar kanalıyla bilgi verilmesinin tüm nedeni budur. İnsanların büyük bir ruhsal değişim geçirip de ruhsal kılavuzlarının aynı kalması size mantıklı geliyor mu ?

Kryon-Yeni Bir Başlangıç

 




Payla facebook Payla twitter
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
2 Yanıt
937 Gösterim
Son İleti 15 Temmuz 2008, 09:01:42
Gönderen: fodul
4 Yanıt
1308 Gösterim
Son İleti 20 Eylül 2008, 11:01:16
Gönderen: Sondaki Adam
0 Yanıt
592 Gösterim
Son İleti 21 Ekim 2008, 00:15:09
Gönderen: benbenim
0 Yanıt
555 Gösterim
Son İleti 21 Ekim 2008, 22:04:01
Gönderen: benbenim
3 Yanıt
971 Gösterim
Son İleti 31 Ocak 2009, 20:54:02
Gönderen: NUİT