Kur'an-ı Kerim'deki Temel Semboller ve Temel Kavramlar

(1/5) > >>

ayışığı:
     1-Tek Tanrı ve Allah İnancı
 
    Tek Tanrı inancı her ne kadar ilk kez Musa peygamber ile birlikte insanlara aktarılmış dense de, bunun böyle olmadığını ve ilk "Tek Tanrı"  inancının onbinlerce yıl öncesine dayanan  Eski Mu Dini-nden beri mevcut olduğu  ve daha sonra eski Mısır mabetlerinde  Amon-Ra rahiplerince yaşatılmaya devam ettiği, bugün artık kesin olarak ortaya çıkmış durumdadır.
    Son din olma özelliğiyle kuşkusuz, İslamiyet-inde temeli bu esasa dayalıdır. Ancak ne varki, "Tek Tanrı" ve "Yaratan" kavramları günümüzde o ilk halinden bir hayli çarptırılmış durumdadır.
    Günümüzdeki en büyük yanılgı "Kaadir-i Mutlak Yaratan" ile " Allah"kavramlarının birbirine karıştırılması olmuştur.
   "Kaadir-i  Mutlak Yaatan", ilk yaratılışı meydana getiren kudrettir. Hiçbir zaman ve hiçbir şekilde  anlayamayacağımız "yoktan varedilişin" sahibidir.... Bu ilk yaratılıştan itibaren yani "Tek Olan"ın kendisini tezahür ettirmesi ile birlikte dört farklı enerjinin ortaya çıktığı ifade edilmektedir. Bu enerjiler:
1- Ruh Enerjisi
2-Madde Enerjisi
3- Zaman Enerjisi
4-Hayat Enerjisi-dir.
Bu enerjiler Evrenin temel yapı taşlarıdır.
   İşte bu noktadan itibaren meydana getirilen tüm varoluşlar mevcut varlıklara aittir. Bu varlıkların içinde en önemli fonksiyon kuşkusuz ki  Ruhsal Enerji-ye düşmüştür...Maddi kainatın kurulması ve oluşturulması başlı başına "Ruh Enerjisi"nin diğer enerjilerle birlikte oluşturduğu iletişimin eseridir.Ancak bu yoktan varetme değil, varolan temel enerjilerin birbirleriyle  birlikte gerçekleştirdikleri bir oluşumdur.
   Kur-an-ı Kerim, "Kaadir-i Mutlak Yaratan"ın insanlara dikte ettirdiği sözler değildir. Bu malesef insanlara yanlış aktarılmış bilgilerden biridir.
Yine son derece yanlış anlaşılan "Allah" kavramına gelince ...
   "Allah" Evrensel İdare Mekanizması-nın "Alemlerin Rabbi" olarak  ifade edilmiştir. Yani Alemlerin  görüp ve gözeticisidir. İdarecisidir. Daha açık söylemek gerekirse "Allah" olarak Kur-an da geçen bir varlıktır. "Kaadir-i Mutlak"anlamda ilk yaratılışı meydana getiren değildir.


2-Melekler, Cebrail ve " Evrensel İdare Mekanizması"

  Dünya üzerindeki tüm dinler  ya Tufan öncesi  Atlantis ve Mu Kültürleri-nden ya da "Kozmik Ruhsal İrtibatlar"dan kaynaklanmıştır. Bazen her iki unsurun bir arada bulunduğu dini sistemler de vardır.Ancak hepsinin ortak özelliği, köken olarak  "Sirius Kültürü"ne bağlı olmalarıdır. Bu bilgi bir zamanlar  inisiyatik mabetlerde eğitilen rahiplere aktarılırdı. Daha sonra insanlığın aşamalı aşağıya inişi süresince ve özellikle son 2000 yıldır geniş halk kitlelerinden tamamiyle gizli tutulmuştur. Kur-an-ı Kerim-de sadece iki sure-de toplam birkaç ayetle üstü son derece kapalı atıflarda bulunulmuştur.
    "Göğe ve gece ortaya çıkana and olsun. Gece ortaya çıkanın ne olduğunu sen bilir misin? O, ışığı ile karanlığı delen yıldızdır.Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur."(TARIK,86/1-4)
   Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur demek, o kozmik kürenin üzerinde yaşayan varlıkların tamamı "gözetici varlıklar"dır demektir. Bu yıldız "Sirius Yıldızı"dır.

   Sirius, bizim güneş sistemimiz gibi daha birçok güneş sisteminin içinde yaşayan varlıkları eğitmiş, görüp, gözetmiş vazifeli bir sistem olarak fonksiyon gören varlıkların bulunduğu kozmik yönetici bir mekanizmadır.
   Hz. Muhammed-in Dünya-mızdaki vazifesine hazırlığı iki safhada olmuştur. İlk planlarını, Sirius-dayken hazırlamış ve Dünya-ya geldikten sonra oluşturacağı sistemi orada tanzim etmiştir. Hazırlamış olduğu bu dosyaları daha sonra dünyayı yakından takipeden ve dünyanın içinde bulunduğu şartları yakından inceleyen " Satürn Bilgeleri" ile tetkik etmiş, gözden geçirmiştir. Dünya-nın yaklaşık 28.000 yıllık bir dönemini içeren "akaşik"kayıtları, "Satürn Bilgeleri"ile birlikte tetkik etmişler ve Dünya üzerinde yaşayan varlıkların o güne kadar geçirmiş oldukları enkarnasyonları büyük bir titizlikle incelemişlerdir.En son olarak da bu öğretinin hangi yolla  insanlara nakledileceğine karar verildi.  Bu, vahiy mekanizmasıydı. Yani ruhsal  mekanizması.. Daha önce farklı metodlar denenmişti. Şimdi ise bu yol denenecekti.   
Siriusyen kökenli bilgiler insanlara uygun semboller kullanılarak postacılık vazifesini görecek bir varlıkla, zamanı geldiğinde Hz. Muhammed-e medyomsal kanalla  "Evrensel İdare  Mekanizması"nın kontrolünde aktarılmaya başlanacaktı.
  Önceden hazırlanan ve daha sonra  Peygamber-e medyomsal yollarla  Cebrail tarafından aktarılan metinler son derece ağır bir sembolizm örtüsüyle şifrelendirilmiş olduğundan anlaşılması bir hayli zordur. Bir başka zorluk da,  metinlerin belirli bir lineer akışı takip etmemesidir. Küresel bir mantık vardır. Lineer tek boyutlu bir mantıkla hazırlanmamıştır. Bu özelliğinden dolayı Kur-an metinlerinin anlaşılabilmesi için ayrıca bir çaba gerekir. Belli ki kolayca anlaşılması istenmemiştir.
  Peygamber  Dünya-ya doğduktan sonra dosyalarda yeni değişikliklerin yapılması zarureti ortaya çıkmıştır. Bunun en büyük delili bazı Kur-an ayetlerinin başlarında bulunan :"Elif", "Lam",Mim", Ta", "Sin", "Ha" gibi kodlardır. Ezoterik bilgilere göre bu kodlar, asıl kitapta bulunan  fakat son anda verilmesi uygun görülmeyen ayetlerin kodlarıdır. Hemen belirtelim ki, kulaktan dolma edinilen dini bilgilerimizdeki, Kur-an-dan başka artık insanlara hiç bir bilgi verilmeyecektir anlayışının hiç bir geçerliliği yoktur. Bu sonsuza bir son yakıştırmaya benzer. Ancak dinsel bir motif ve görünüm altında yeni bir bilgi verilmeyeceği doğrudur. Çünkü din devri Muhammed Peygamber ile birlikte tamamlanmıştır.
   O son Peygamber ve getirdiği de Dünya-nın göreceği son dindir. Fakat dünyanın göreceği son bilgi değildir. "Asıl Kitabın" tamamının insanlara aktarılmadığı unutulmamalıdır.

Kur-an-ı Kerim-in Oluşması:
   Kur-an-ı Kerim Dünya-ya indirilirken, önceden hazırlanmış olan metinler  Siriuslular-ın gözetiminde , Cebrail tarafından Muhammed  Peygambere aktarıldı ve Peygamber de bunları söze dökerek  dile getirdi. Bunun haricinde "Evrensel İdare Mekanizması"nın bazı unsurlarının , o an gelişen durumlara  uygun araya girişleri olmuştur. Ayrıca, Cebrail de kendi yetkisi dahilinde bazı araya girişler yapmak suretiyle bir takım ayetler aktarmıştır. Görüldüğü gibi üç tip işleyiş söz konusudur.
   Bütün bu faaliyetler"Evrensel İdare Mekanizması"nın "Sirius Kültürü"nü bu işe vazifelendirmesi doğrultusunda gerçekleşmiştir.
Bu vazifelendirme, onbinlerce yıldır süre getirilen bir faaliyetin sonucuydu."Siriusyen Kültür"ün dünyamız üzerindeki eğitim ve öğretim işi halen devam etmektedir. Görülüyor ki "kıyamete" kadar da devam edecek. Hatta kıyametten sonra insanlığın yukarı çıkışı tamamlanıncaya kadar  da, bu kültürün görür ve gözeticiliği  üzerimizde devam edeceği tahmin edilmektedir.

 "BEN-BİZ-O"
   Kur-an-ı kerim-i okuyanların farkettikleri bir özellik vardır. Kur-an-ı Kerim-in ifade tarzında kullanılan üç farklı zamir bulunmaktadır: "Ben", "Biz", "O..."
İşte birkaç örnek
"Ey Muhammed, Cebrail sana Kur-an okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme, yalnız dinle. Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek  ve onu sana okutturmak  Bize düşer."(KIYAMET,75/16-19)

   "Yağmurun dönüşünü sağlayan göğe ve yarılan yeryüzüne andolsun ki, Doğrusu bu Kur-an kesin bir sözdür. O, eğlence için değildir. Gerçekten onlar düzen kuruyorlar.  BEN de bir düzen kurmaktayım. Ey Muhammed, sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak."(TARIK,86/11-17)

"  Ey insan...Yüce Rabbi-nin adını tesbih et . O yaratılıp şekil vermiştir. O herşeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir. O yeşillikler bitirmiştir."..(A-LA,87/1-4)

  "O":Birçok ayette "Alemlerin Rabbi  olan Allah-ı ifade eder.Bazı ayetler de ise örneğin Al-i imran suresinin 18. ayetinde olduğu gibi "Kaadir-i Mutlak Yaratan"ı ifade eder.
Kur-an-ı Kerim-de geçen  "Biz" zamiri bir çoğulluğun ifadesi olarak karşımıza çıkar. Bu çoğul ifade bazı ayetlerde "Evrensel İdare Mekanizması"na bağlı olarak çalışan "Ruhsal İdare Mekanizması"nın, bazı ayetlerde dini literatürde "kürsi"ya da "Melekut" olarak geçen yönetici varlıkların ve bazı ayetlerde ise bizzat "Siriuslu Varlıklar"ın hitabını ifade eder.Görüldüğü gibi Kur-an-ı  Kerim-de "Biz" zamirini kullanan çeşitli sistemler vardır.
   Buna karşılık  "Ben" zamiri ise sadece "Alemlerin Rabbi Allah"ın ifadeleri olarak karşımıza çıkar.
  Görüldüğü gibi  Kur-an-ı Kerim-in indirilişinin çeşitli yönleri vardır.
(Alıntı değil Bireysel emektir)
Devam edecek
Kaynak: Son Üç  Peygamber
E rgun Candan

yagmurruzgari:
Harika bir kitapdı ben okumuştum özetleyerek sen takdire değer hizmet ile hazırlamışsın daha ne diyebilirim. Ergün CANDAN yazılarında ticari rekabetten reddetsede sanki DKB-nin B.K.-sinden alıntı yapmış gibi aynı hakikatlari içeriyor. 

KADİR-İ MUTLAK  Yüce Yaradandır. Varlıkların kaynağı Öz Enerji Odağıdır. Bazen Büyük Merkezi Güneş Tasavvufta ise Nur-u Kadim deniyor.
HAKİM-İ MUTLAK Varoluşun denge ve düzenini yönetendir.

Samimi:
elıne saglık can guzle bır calısma yapmıssın  sıprıtualıst bakıs acısı ıle nasıl gorunmektedır net olarak aktarmısısınız

Ast:
Sevgili yağmurrüzgarı alıntıyı yapan B:Ö yani dkb dir.Çünkü bu bilgiler Sadıklar Planı adlı celselerde verlimişlerdir ve tarihi oldukça eskidir.Büyük merkezi güneş bilgi kitabı terminolojisidir.Eski dönemlerde B:Ö:Ç ın bilyay ile ilişkisi bilindik bir geçektir.Bu nedenle Ergün candan ın bu bilgileri Spirutelizmin türkiyedeki kurucusu derneğin bilgileri ile  aldığı bir gerçektir.Saygılar

Ast:
Süper bir paylaşım emeğinize sağlık sevgili ayışığı

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa