DİNLER > İslam

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'e Kuran-ı Kerim ile İlgili sorular

(1/6) > >>

yolcu:
Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:

"Gündüzün iki ucunda ve gecenin bir kısmında namaz kıl Doğrusu iyilikler kötülükleri giderir" (Hud suresi : 114)

Gündüzün iki ucu akşam ve sabah namazı, bir kısmında da yatsı namazı vardır Üç vakit bu ayette

"Güneşin batıya yönelmesinden gece karanlığına kadar namazı kıl Tanyeri ağarırken de sabah namazını kıl Zira bu namaz görülmeye değerdir" (İsra Suresi :78)

Güneşin batıya yönelmesinden gece olana kadar kılınan namaz ikindi namazıdır Sabah namazı tekrar edilmiştir
 yukarda yazılanların ışığında ALLAHın namazı günün belli dönemlerine serpiştirdiğini görüyoruz namaz kılınan saatlerin insanın ruhi yapısına nekadar uygun saatler olduğu muhakkaktır
neyin tartışması yapılıyor anlayamıyorum HOCAMIZ NAMAZ KILMAYINMI DİYOR  yok
böyle bir beyanına bende raslamadım alıntını gözden geçirilmesi ve kaynak gösterilmesini rica ediyorum kitap ismi makale ismi falan
saygılar

TUNCER:
Değerli arayıcı, yazınızda israrla "halk tarafından kabul görmek" cümlesini kullanıyorsunuz...Din herşeyden önce demoktatik bir rejim değildir ki halk tarafından kabul görülürse işlerlik kazansın? Din yaptırımcıdır; o bir ceza hukukudur, o bir medeni hukuktur, o bir ticaret hukukudur, o bir borçlar hukukudur....toplumsal yada beşeri ilişkileri düzenlemek adına tercih yada değiştirme hakkı tanımaz...İslam gelenekleri dışlamaz diyorsunuz ama siz de iyi bilirsiniz ki yaradan İslamı toplumdaki çarpık gelenekler düzelsin diye göndermiştir. Birçok vahyin bu nedenle geldiğini de çok iyi biliyoruz.  Ayrıca toplumumuza yerleşmiş çarpık ve İslamla bağdaşmayan hurafeleri saymaya kalksam emin olun ki çok yer tutacaktır; bunlar İslam kaynaklı olmayan ama ne yazıkki İslamda yer bulmuş hurafelerdir...İslamın içi boşaltılmaktadır...Bir ruhban sınıfı yaratılmaya çalışılarak, yaradanla kul arasına duvar örülmeye çalışılmaktadır. Allaha; yaradana yönelmek her varlığın içgüdülerinde zaten vardır bunun için deyim yerindeyse bir avukat tutmaya hiç gerek yoktur...Kısaca başımdan geçen bir olayı aktarayım: Malum Çin komünisttir...Bir Çinli ile tartışmamda ona sordum: Allaha inanırmısın? Bana; ben komünistim dedi...Biraz durduktan sonra da ekledi: Ama öyle bir varlığın olduğuna da inanıyorum...Burada bu Çinli materyalist bir ortamda doğmuş ve büyümüş; yaradanı kimse ona söylememiş...Ama bana verdiği cevap içgüdüleriyle idi...
Sonuç olarak yine Kafirun suresinin son ayetini aktarmak isterim: "Lekum diynikum veliyye din" (Senin dinin sana , benim dinim bana)...Siz tabiiki doğru bildikleriniz ne ise onu yapmalısınız. Ama başkalarının doğru bildiğine müdahale etmeden. Bunun ayırımını yapacak olan ne sizsiniz ne de biziz. Tek hüküm sahibi ise  mülk  sahibidir...Kaldı ki İslamda asla zorlama söz konusu değildir; tabii gerçek İslamda.

Tebessüm:
Beş vakit namazı bazı halifeler icat etmiş, demiş olabilir.

Tebessüm:

--- Alıntı yapılan: rinniel der Schimmeldrache - 25 Haziran 2009, 15:26:21 ---1. Soru: Kuran’i Kerimde beş vakıt namaz var mıdır?
Cevap: Kuran’i Kerimde beş vakıt namaz’a ayit herhangi bir kayıt yoktur. Namazı osman ve bazı halifeler icat etmişlerdir.

--- Alıntı sonu ---

Bu soruya verilen cevap neden bu kadar hayretle karşılandı anlamadım.
Kur'an'da namaz kılın diyor ama beş vakit namaz kılın demiyor hatırladığım kadarıyla.
Aksini düşünen hangi sure ve ayet olduğu hakkında bilgi verebilir mi acaba?

arayıcı:

--- Alıntı yapılan: TUNCER - 27 Haziran 2009, 18:20:28 ---Değerli kardeşim "arayıcı", bu güvenilir doktoru bulmada kriter nedir ? Kaç kişiyi öldürdüğüne, kaç kişiyi yaşattığına mı bakacağız ? Doktora gittiğinde kim doktora:  Siz şimdiye kadar kaç kişinin ölümüne sebep oldunuz acaba...diye sorar ? Soramaz.  Ama toplumda her fert kendi inandığı dini doğru olarak öğrenmelidir...Malum odur ki hukukta ve devlette bir kural vardır: "Kanunları bilmemek mazeret değildir...der." Dinde de bu geçerlidir. Temel anlamda dinini fert bilmelidir; bilmek zorundadır...Yaradan ne demiştir ? "Ben sizlere şah damarınızdan daha yakınım" dememişmidir...
İslamda kabirlerden, türbelerden ihtiyaç yada medet dilenmek varmıdır ?

--- Alıntı sonu ---
Doktor seçiminde kriterleri tıb ortaya koyar duygularımız değil.Seçimi menfaatlerimiz ve önyargılarımız yaparsa asla tedavi olamayız.Dinde kriterleri dinin kendisi ortaya koymuştur.
Din akletmeyi emreder ama akıl vahyin gerisindedir, vahyi takip etmek zorundadır.
Diyanet ve bahsettiğimiz din bilginlerinin en büyük çıkmazı , almış oldukları eğitim sonucu
problemlere bakış açılarında akla öncelik vermeleridir.Bu batı medeniyetinin ve sekulerizmin kullandığı yöntemdir ki batıda dini ortadan kaldırmış yerine bir şeyde koyamamıştır.
Bu yöntem memleketimizde halk tarafından kabul görmemiştir görmiyecektirde.
İslam gelenekleri dışlamaz. Gelenek hayatın kendisidir, din sadece geleneği kendi potasında eritir ona yeni bir şekil verir.Örneğin sakal bırakmak dinin emri değil gelenektir. Peygamber ,
sakalın biçiminde inanmayanlara benzemeyi yasaklayarak bu geleneğe dine uygun yeni bir tarz vermiştir.
   Ana konudan ayrılıp örnekler üzerinde tartışma yapmak istemiyorum Türbe konusuna madem girmişsiniz bir kaç ayrıntıyı aktarayım..Allah kendisi ve kul arasında aracı görmek istemez ama kendisine yönelmeyi bilmeyen ve henüz o bilince ulaşamamış insanlarında kendisinin tayin ettiği aracıları kullanmasınıda yasaklamamıştır.
Tanrının kendisi varken bir türbeden medet ummak doğru bir yöntem değildir fakat hasta bir kişiye "eczacı varken  kalfaya ilaç hazırlatma" denmemelidir.kişi eczacıyı tanımıyordur
kalfaya gitmeyi yasaklamak yerine eczacıyı tanıtmak daha doğrudur.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

Tam sürüme git
Seo4Smf 2.0 © SmfMod.Com | Smf Destek