Ruhun Yolculugu

02 Ağustos 2015, 17:18:12
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Aktivasyon epostanız mı yok?


Ruhun Yolculugu » DİNLER » Dinler » İslam » Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'e Kuran-ı Kerim ile İlgili sorular

Gönderen Konu: Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'e Kuran-ı Kerim ile İlgili sorular  (Okunma sayısı 17100 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Minerva Rinda

  • MINERVA
  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 828
  • HERKES GERÇEĞİNİ HAKİKAT ZANNEDER...
1. Soru: Kuran’i Kerimde beş vakıt namaz var mıdır?
Cevap: Kuran’i Kerimde beş vakıt namaz’a ayit herhangi bir kayıt yoktur. Namazı osman ve bazı halifeler icat etmişlerdir.
2. Soru: Bugün camilerde kılınan namaz şekli ne durumdadır?
Cevap: Daha cok tanınmaz hale getirilirmiştir, şimdi islamın namazı diye halka empose edilen uygulama geleneklerin oluşturduğu bidadlar ve hurefahların yığınıdır.
3. Soru: Bir kac örnek verirmisiniz?
Cevap: Bugün camilerde namazın Kuranın emri olan ibadetten çok geleneklerle beslenmiş bir festival haline getirilmiştir.
4. Soru: Farzdan önce kılınan sünnetler ne olacak?
Cevap: Peygamber sünnet adı ile bir namaz kılmamıştır.
5. Soru: Yani sünnet namazları kulluk borcu değilmidir?
Cevap: Hayır değildir.
6. Soru: Cuma namazından önceki ve sonraki sünnetlerde aynımıdır?
Cevap: Evet, onlarinda ibadetle ilgisi yoktur.
7. Soru: Camilerde namazdan sonrası çekilen tespiler, yapılan aminli duvaların durumu nedir?
Cevap: Hepsi bidad ve uydurmadır. Peygamberin uygulamasından yoktur.
8. Soru: Cemaatle kılınan teravi namazına değinirmisiniz?
Cevap: Kuranda teravi diye bir namaz yoktur, Peygamber kılmamıştır.
9. Soru: Kandil geceleri veya buna benzer özel olarak kılınan namazlar var mıdır?
Cevap: Böyle namazlar yoktur, Kuran’da kadir gecesi dışında hicbir gece yoktur. Kandil geceleri Allah’ın emri değildir, gelenekdir.
10. Soru: Kadınla tokalaşmak haram mıdır?
Cevap: Kuran’da böyle bir yasak yoktur.
11. Soru: Kadınla erkek ayrı ayrı yerde oturmaları Kuran’da var mıdır?
Cevap: Kuran’da böyle bir şey yoktur, dinle’de ilgisi yoktur.
12. Soru: Kadının kapatıldığı haramın durumu nedir?
Cevap: O tam anlamı ile bir zülüm kurumudur. Emeviler islam’a isnat etmişlerdir.
13. Soru: Kuran’la gönderilen din’e başka ad veya isim koya bilirmiyiz?
Cevap: Hayır, başka ad verilmez, koyarsanız şirktir.
14. Soru: Muhammed süresi ayet 24′te teddebbir ne anlamdadır?
Cevap: Okunan Kuran’ın ne dediğini anlamiyanın. onu okumanın insani bir yere götürmesi mümkün değildir.
15. Soru: Namaz kılmiyanı önce uyarın, sonra dövün. Daha sonra ölüreceği hakkında Kuran’dan hüküm var mıdır?
Cevap: Allah’a böyle bir zülüm mal edilemez. Kuran’da böyle bir beyan yoktur.
16. Kadir gecesi bin gece’de hayırlı olduğu rivayet’tir.
17. Kuran’da Kuran abdestsiz okunmaz diye bir ayet yoktur.
18. Kuran otururken, yatarken, ayakta iken, abdestli, abdestsiz, hayizli ve hayizsiz olarak okunabilir.
19. Yaşar Nuri Öztürk birde örnek veriyor. Diyorki, firavun’da halkına lat, uza ve menat putlarının isimlerini abdestsiz ağzınıza almayın diye yasaklamıştır.
20. Softalar, hayalcılar firavunun şeriatını örnek almışlardır.
21. Kuran’da temizlik yoktur. İc temizliği vardır.
22. Kuranda hürü kızları yoktur. Siz ve eşiniz varsınız.
23. Cennet nimetlerle donatılmış, türistik tesis değildir.
24. Cehennem akıl almaz, işkence aleti ile donanmış azap yeri değildir.
25. İslam’da ilk okunan Kuran akıl ve mantık’tır.
26. Hava ana’nın Adem’in kaburgasın’da yaratıldığı asılsızdır.
27. Sizi bir canlı’dan yaratan Allah eşinizide bir canlı’da yarat’tı.
28. Kuran’dan bir kadın’dan fazla kadın’la evlenme yoktur.

ALINTIDIR...

« Son Düzenleme: 26 Haziran 2009, 11:29:19 Gönderen: rinniel der Schimmeldrache »



Çevrimdışı yokum

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 218
güzel ve aydınlatıcı bir paylaşım. teşekkürler...

Çevrimdışı yagmurruzgari

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 523
Nihayet cesur bir İlahiyatçı çıktı da hakikatı itiraf etti.  Medya keşke ona Sansür uygulamasa.

Turan DURSUN'un yazdıkları kesinlikle doğruydu ancak eksik yanları da çok fazlaydı. Turan DURSUN, İslamiyeti hurafelerden arındırmak ve Kuran'ın özünü açıklamak yerine Kuran'ı tümden yadsımaKLA Araplara gönderilen Öğretinin Elçisine ve Ekibine hakarete yönelmek ile yanlış yaptı. 

Bana kalırsa Din Görevlilerinin  Devlet Memuru yapılmaları Diyanet Teşkilatının İdarenin ve Siyasetin kontrolüne girmesi içtihat kapısını kapattı. Artık pek çok insanları Dine döndürmek için yeniden yapılandırılsa bile Diyanet geç kaldı.

Çevrimdışı Minerva Rinda

  • MINERVA
  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 828
  • HERKES GERÇEĞİNİ HAKİKAT ZANNEDER...
26.06.09 tarihi itibarıyla yazı düzeltilmiştir. Özürlerimi sunar, kimin ne olduğu beni hiç ilgilendirmemiş olmasına rağmen alıntıladığım yazıya alıntıladığım kişinin şahsi fikri de karışmış.

Tekrar özür diliyorum

Saygılarımla

Çevrimdışı TUNCER

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 450
Değerli "Rinniel der Schimmeldrache", Prof Dr Yaşar Nuri Öztürk ün soru-cevapları aslında İslam dini  üzerine zamanla birbiri üzerine yığılmış hurafeler kaldırıldıktan sonra geriye kalan ve gönderildiği ilk yalınlıktaki hal dir...Alıntıyı aktarırken bilginin sadece Sn Öztürke ait tutulması, herhangi bir tarikatın, cemaatin yada cemaat liderinin görüşlerini karıştırmamış olmanız ise güzel yanı...Kendi adıma teşekkür ederim.

Çevrimdışı Minerva Rinda

  • MINERVA
  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 828
  • HERKES GERÇEĞİNİ HAKİKAT ZANNEDER...
Zaten bütün sorunların ana kaynağı herkesin şahsi inanç, fikir ve düşüncelerin başklarına empoze etmeye çalışarak kendi akıllarınca kendilerine taraftar toplamaktan kaynaklanmıyor mu? İşte bu anlaşılmış olsa "laik"liğin de değeri anlaşılmış olacaktır diye düşünüyorum.

Herkesin inacı kendine. Yani demek istediğim herkes kendine müslüman olsun. ben buna razıyım. Yeterki kimse beni kendine benzetmeye çalışmasın. Ben kendime benzerim.

Çevrimdışı arayıcı

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 257
   Yaşar nuri gençliğinde tasavvuf araştırmacısıydı, şimdilerde tasavvufu şirk ve küfür olarak görüyor.Çoğu din bilgininin
kurtulamadıkları bir zaaf vardır "şöhret". Takdir edilmek isterler, öne sürdükleri fikirlerin çok değerli ve tartışmasız olduğunu zannederler hep önde, ulaşılmaz olmak isterler. Bu zaafiyet tıpkı bir karadelik gibi bütün erdemlerini çeker alır.
Benim gördüğüm yaşar nuri ilkeli bir düşünür değildir, rüzgar nereye eserse o tarafa döner.
Toplumu ve toplumdaki din anlayışını ilkeli tutarlı en önemlisi halkın içinden çıkmış, halktan yana din adamları değiştirebilir. bU heryerde ve her zamanda böyle olmuştur.Halk din konusunda dayatmadan hoşlanmaz, kendilerine din öğretenlerin bağımsız ve kendilerinden olmasını ister. Selçuklu ve osmanlı ilk dönemlerinde  din  anlayışı bağımsızdı. Daha sonraları osmanlı sultanları siyasi sebeblerden dolayı dini kontrol altına alma girişimlerinde bulundular. tekke ve zaviyelerde bile kimin posta oturacağı devlete sorulurdu. bazı tarikatlar yasadışı ilan edildi, hükümdara hangi dini akım yakınsa, diğer dini akımlar tarikatlar baskı altına alınıyordu.. Cumhuriyettede değişen bir şey olmadı.devlete bağlı bir diyanet teşkilatı kuruldu. Halkatan uzak devlete yakın bir din anlayışının kabul görmiyeceği baştan belliydi.
Diyanetin din adamlarını kimse dinlemiyor, bu din adamlarını her türlü bilgiyle donatsanız bir şey farketmez. halk yine kendi içlerinden çıkan  kendi din bilginlerine kulak verecektir. aynı  durum yaşar nuri, zekeriyya beyaz gibiler içinde geçerli halk bunlarada kulak vermiyecektir. Zaten kulak verenlerin bu kişilerin fikirlerini önemsediği için değil karşı tarafa
saldırıda bu fikirleri bir malzeme olarak kullanmak için kulak verdikleri aşikardır.

Çevrimdışı Tebessüm

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 44
aynı  durum yaşar nuri, zekeriyya beyaz gibiler içinde geçerli halk bunlarada kulak vermiyecektir. Zaten kulak verenlerin bu kişilerin fikirlerini önemsediği için değil karşı tarafa saldırıda bu fikirleri bir malzeme olarak kullanmak için kulak verdikleri aşikardır.

Senin fikirlerine uymuyor diye "bu değerli insanlara" inanan, kulak veren kişilere, sadece malzeme olarak kullanmak amacıyla inanmış gibi gözüktüklerini söylemekle haksızlık etmiş olmuyor musun?

Yaşar Nuri Öztürk'ü ve Zekeriya Beyaz'ı seviyor, cesaretlerinden dolayı taktir ediyorum.

Çevrimdışı Tebessüm

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 44
Ayrıca, Yaşar Nuri Öztürk'ün tasavvufu şirk ve küfür olarak gördüğüyle ilgili şimdiye kadar herhangi bir
yazısına rastlamadım. Eğer sende bununla ilgili bir yazısı varsa görmek isterim.

Çevrimdışı TUNCER

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 450
Değerli arayıcı, tabii yazmış olduklarınız sizin düşünceleriniz ve saygı duyarım...Sn Prof Dr Y.N.Öztürk hakkında bir eleştiri ve yargıda bulunmak istemiyorum; bazı doğrular yanlış olarak algılanabiliyor... "Toplumu ve toplumdaki din anlayışını ilkeli tutarlı en önemlisi halkın içinden çıkmış, halktan yana din adamları değiştirebilir." diye bir ifade kullanmışsınız...Affınıza sığınırım ama burada din adamlarımız eğer din adamlığı yapacaksa; Halk yerine, Haktan yana olmaları gerekmez mi ? Ama siyaset yapacaklarsa durum değişir tabii...O zaman evet  halktan yana olmaları gerekir. Malumunuzdur ki üç sultana Şeyhülislamlık yapmış  bir Zembilli Ali Efendi vardır ve hiddetiyle tanınan Yavuza din ve adalet adına taviz vermemiştir...Daha birçoklarının adı sayılabilir...Ayrıca şöyle devam etmişsiniz; "Cumhuriyettede değişen bir şey olmadı.devlete bağlı bir diyanet teşkilatı kuruldu."...Bu uygulama İslama da uygundur, cumhuriyete de...Hem Atatürk Cumhuriyetinde, hem de İslam da ruhban sınıfı yoktur çünkü...Ayrıca "halk yine kendi içlerinden çıkan  kendi din bilginlerine kulak verecektir.." derken, halk olması gereken ve Kuranda emredilen  gerçeğe değil de duymak istediklerine mi kulak vermesi gerekiyor demek istediniz bilemiyorum...

Çevrimdışı Minerva Rinda

  • MINERVA
  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 828
  • HERKES GERÇEĞİNİ HAKİKAT ZANNEDER...
Sayın arayıcı,

Tam da benim yukarıda dediğimi yaptınız sizi tebrik ederim (!). Sizin fikirlerinize uymayan insanlara tükaka diyerek taraftar mı toplamaya çalışıyorsunuz? Bunun yerine neden yorum yapmayıp insanları kendi haline bırakmıyorsunuz? Bu inanç da diğer her deneyimler gibi bir sınavdır.Neden insanların karmalarına (sınavlarına) müdahale ediyorsunuz? Neden insanları kendi halinde bırakmıyorsunuz?

İnanç bir parmak izi gibidir ve her ne kadar genel gözükse de kişiye özeldir.

Saygılarımızla
« Son Düzenleme: 27 Haziran 2009, 12:24:49 Gönderen: rinniel der Schimmeldrache »

Çevrimdışı luckystar13

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 16
aynı  durum yaşar nuri, zekeriyya beyaz gibiler içinde geçerli halk bunlarada kulak vermiyecektir. Zaten kulak verenlerin bu kişilerin fikirlerini önemsediği için değil karşı tarafa saldırıda bu fikirleri bir malzeme olarak kullanmak için kulak verdikleri aşikardır.

Senin fikirlerine uymuyor diye "bu değerli insanlara" inanan, kulak veren kişilere, sadece malzeme olarak kullanmak amacıyla inanmış gibi gözüktüklerini söylemekle haksızlık etmiş olmuyor musun?

Yaşar Nuri Öztürk'ü ve Zekeriya Beyaz'ı seviyor, cesaretlerinden dolayı taktir ediyorum.
bende size katılıyorum
onların dışındaki din adamları dini vecibeleri oyle zorlaştırmışlardırki hiç birimiz araya onları koymadan yaradana ibadet edemiyoruz onların arada olmasının tek sebebi maddiyat değilmi ben kuran ın anlamadığım arapcasını okumaktansa anladığım türkçe mealini okumayı tercih ederim galiba birde hadisi şerif var zorlaştırmayın kolaylaştırın diye
 

Çevrimdışı TUNCER

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 450
Değerli Luckystar13, ben kendi adıma bir yorum yapmıştım ama yorumunuz dikkatimi çekti ve üzerinde düşündüm...Evet bahsettiğiniz Hadis şöyledir: " Kolaylaştırınız ! Zorlaştırmayınız ! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz ! Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilafa (anlaşmazlık) düşmeyiniz !
Yaşınızı bilmiyorum ama iletişimin günümüz kadar olmadığı dönemlerde, dini bir sorunu hocaya danıştığınızda içinden çıkamazsa,  yada hoca kendi tezini doğrulamak amacıyla karşısındakini etkisiz hale getirmek için bir tek söz  kullanırdı: "Kitapta yeri var..." Burada dikkat çeken iki şey vardır:
Birincisi;  hocanın cehaletini örtmek için Kuranı; dini kullanması...ki günümüzde hala da yapılıyor...
İkincisi; konuyla ilgili tek adam olma isteği yani "egolar"...Konuyu ne kadar karmaşık hale getirirseniz o kadar da ihtiyaç doğar...
İslam kafaları karıştırmak için değil, bilakis berraklaştırmak içindir...
Sorunları artırmak için değil, ama sorunları ortadan kaldırmak içindir...
Herkesin ve her kesimin zahmetsizce anlaması içindir...
Kuran, okumak ve öncelikle kişinin kendinde uygulaması içindir yoksa odanın en yükseğine asıp akşama kadar selamlamak için değildir...Zaten ilk cümle "ikra" (oku..) değilmiydi ?
Sadece yazıda adı geçen sn Öztürk ve Beyaz ın haricinde de son derece olumlu ve pozitif düşünen din adamlarımız olduğunu da biliyorum...
Araştırıcı olunuz...Taklitçi olmayınız...
Araştırmaktan korkmayınız...İslam dini korku duyulsun diye değildir...Sevgi içindir ve yapısında sevgi vardır...Her cümlesi dikkat ederseniz:  "Bismillahirrahmanirrahim" ( Esirgeyen ve bağışlayan Allahın adıyla...) diye başlar...Korkutmak ve korkuyu içermez... Ama nedense ve ne yazıkki  hep öcü olarak gösterilme gereği duyulmuştur...

Günün birinde bir damla yağmur düşer okyanusa
Damla okyanusun  genişliğini görünce utanır.
Şu okyanus  denilen yerde ben kim oluyorum?
Eğer okyanus bu ise, gerçekten ben hiçim der.
Damla kendisini hor görünce bir sedef onu koynuna alır.
Sevgiyle besler onu...Sonunda sevgi o damlayı padişahlara yaraşan bir inci yapar.
Görünmeyen sevgi o damlayı içinde eritmiş, taçlara konmak için görünen bir inci yapmıştır.
Sedef gurur duyar yaptığı işten...Nadide eşyalara süs olur.
Aza kanaat eden sedefin içini de yaradan inciyle doldurur...
Hep sevin... Hep sevin ki sizlerin de bedenleriniz sedef, ruhlarınız inci olsun...

« Son Düzenleme: 27 Haziran 2009, 13:43:01 Gönderen: TUNCER »

Çevrimdışı arayıcı

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 257
Ayrıca, Yaşar Nuri Öztürk'ün tasavvufu şirk ve küfür olarak gördüğüyle ilgili şimdiye kadar herhangi bir
yazısına rastlamadım. Eğer sende bununla ilgili bir yazısı varsa görmek isterim.
Yaşar nuri doğrudan tasavvufu reddetmiyor ama tasavvufun altyapısını oluşturan unsurların  ve rituellerin çoğunu din dışı görüyor Ona göre "vahdeti vucud" dindışı "rabıta" din dışı, şeyhe bağlılık ve tarikat gibi oluşumlar dindışı, türbe olgusu putperestlik. geriye ne kaldıki?

Çevrimdışı arayıcı

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 257
Toplumda hastalıklı bir din anlayışının varlığı bir gerçek. Sorun bu hastalığı tedavi edecek yöntem ve güvenilir doğru kimseleri bulmada.Hasta doktoruna güven duymalı ve doktorun amacının tedavi olduğunu bilmeli. Doktorda tedaviye başarıya ulaştıracak donanıma sahip olmalı en önemlisi amacı hastayı tedavi etmek olmalı.
 Konunun anlaşılması için  bir örnek veriyim.
Geleneklerimizde yüzyılların birikimi taşlaşmış doğrular ve yanlışlar var.Yanlışları yok etmek için doğrularla birlikte geleneğimizi toptan yok edemeyiz.yapılması gereken doğruları ve yanlışları ayırdetmektir.
 Her ramazan ayın da türbe ziyaretleri konusu görsel medyaya malzeme olur. Konu diyanete sorulur, diyanet dinde yok şirk der. Yaşar nuri, zekeriyya beyaz aynı cevapları verir.Gerçekte halkın yaptığı çoğu rituelin temelinde bir doğruluk vardır ama bu doğrular bazen erozyona uğramıştır.Türbeler çoğunlukla sufi şahsiyetlerin mezarlarıdır bu sufiler bizim anladığımız şekilde ölü değildir.Seyri suluk aşamasında ki dervişler bu türbelere gelip kendilerine açılan kapıdan türbedeki zatın ruhuyla konuşur kendisinden ihtiyacı olduğu bilğileri alır.Bazen bu ruhaniyetler türbeyi ziyaret eden normal insanlarında şifa ihtiyaçlarını karşılıyabilir.Bir din adamı veya kurumu, yüzyıllardır denenmiş ve halkı ikna etmiş bu olguyu reddetttiğinde halkın gözünde bir hiçe dönüşür Bu din bilginleri prof dahi olsalar halk onları kara cahil görür.


Payla facebook Payla twitter
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
1546 Gösterim
Son İleti 09 Eylül 2008, 18:37:28
Gönderen: Ast
0 Yanıt
1132 Gösterim
Son İleti 26 Nisan 2009, 18:33:27
Gönderen: KaRDeLeN
2 Yanıt
3313 Gösterim
Son İleti 18 Ocak 2011, 00:20:23
Gönderen: andre linoge
1 Yanıt
1161 Gösterim
Son İleti 30 Eylül 2012, 18:03:30
Gönderen: Tebli
2 Yanıt
1808 Gösterim
Son İleti 30 Eylül 2012, 22:06:59
Gönderen: yokum