Ruhun Yolculugu

26 Nisan 2018, 22:14:09
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.


Ruhun Yolculugu » PARAPSİKOLOJİ VE SPİRİTUALİZM » Psikoloji » Şeklin ötesine geçin, psiko-estetik felsefeyle tanışın- SIFIR

Gönderen Konu: Şeklin ötesine geçin, psiko-estetik felsefeyle tanışın- SIFIR  (Okunma sayısı 4360 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı yokum

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 199
Şeklin ötesine geçin, psiko-estetik felsefeyle tanışın
Sıfır'ı bulun Gönül gözünüz açılsın


Boşluğun yerine tamı tamına boşluk anlamına gelen bir çizgenin koyulabileceğini ve koyulması gerektiğini düşünebilmek İşte, çok vakit, çok imgelem ve kesinlikle büyük bir zihin olgunluğu gerektirmiş olan son soyutlamadır bu Bu yüzden matematikte son temel keşif sıfır olmuştır

Önceleri ayrı kavramlar olarak düşünülen boşluk ve hiç'in aynı şeyin iki görünümü olduğunun farkına varıldı Böylece sıfır imi sonunda günümüzün cebiri ile matematiğin temel kavramı olan yok sayı'nın değerini simgelemeye başladı Mezopotamya tarihinin geç dönemlerinde MÖ IV yüzyılda tarihin ilk sıfırı olan Babil sıfırı, birkaç yüzyıl sonra Maya sıfırı ortaya çıkmışsa da bugünkü kullanımı Hint uygarlığına borçluyuz

Hintliler'den bizlere Rabbi ben Ezra adında Yahudi-Ispanyol bilgini taşımış görünüyor çağdaş kullanımıyla sıfır'ı 1139'daki uzun Doğu gezisinden sonra Hint kökenli hesap yöntemlerini İbrani dilinde kaleme alıp "Sefer ha Mispar" (Sayı Kitabı) adını verdiği bir yapıtta sergilemiş Birden dokuza kadar olan rakamları harflerle simgeleyerek, yanlarına kah sifra (boşluk anlamına gelen Arapça bir sözcük), kah galgal (tekerleğin İbranice adı) adını verdiği küçük yuvarlak biçimli bir im eklemiş Sıfır sözcüğünün Arapça sifra'dan (boşluk) veya İbranice sefer'den (sayı) gelmiş olabileceğini de böylece anlamış olduk

Fakat biz sıfır'ı psikiyatride -biz psikiyatristlere kafa doktoru denildiğine göre- kafa biliminde kullanımını, yaratılışını borçlu olduğu hiç'lik ve boşluk kavramları ile irdeleyeceğiz

Kafa içi boşluğu dolduran beyni iletişim kolaylığı açısından ikiye ayıracağız önce Üst beyin -ki biz bu beyin bölümüne cortex diyoruz- 1mm kalınlığında olduğundan ve iki beyin yarım küresini sarmaladığından ve soymayı becerebilirsek bu kabuğun 1,5 metrekarelik bir alanı kapsadığından anatomik bilgilerimiz nedeniyle eminiz Onunla okuduğumuzu, yazdığımızı, çok sıfırlı rakamları dahi hesaplayabildiğimizi, analiz ve sentezler yapabildiğimizi yine üst beynimizle çözümlüyoruz Fakat çoğumuz böyle düşünüp, felsefe yapabilen bir cortex'e sahip olduğumuz ve başka canlılarda örneğini göremediğimiz için, megalo bir süreçle tüm beynimizi üst beyin zannediyoruz

Oysa anatomik olarak üst beyin, tüm beynimizin en çok %28'ini kapsıyor Geriye kalan beyin bölümlerine anlatım ve anlama kolaylıkları bakımından alt beyin diyelim Onun tamamı Latince olan (Thalamus, Amygdeal Nucleus, Substantia Nigra, Pons, Bulbus vs) bölümlerini ayrıntılı olarak incelemeye başlarsak konumuz bir anatomi dersi niteliği kazanır ve ben enbaşta olmak üzere çoğumuz "sıfır" alırız

Alt beyin sistemi duygularımızın ve içgüdülerimizin kaynağıdır öncelikle İkinci olarak atalarımızdan RNA (Rubo-Nucleic Asid) denilen bir molekül yardımıyla bilgi şifrelerini taşır ve depolar (1989'da ispatlandı; ispatlayıcıları ABD'li Thomas Cech ve Kanadalı Sydney Altman Nobel Kimya Ödülü kazandı Üçüncü önemli fonksiyonu da otonom sinir sistemi kanalı ile nöro-hormono-transmitter bir mekanizmayla iç organlarımızı refleksif olarak komuta etmesidir Bu nedenle de haklı olarak beynimizin %72 hücresini kullanır

Bu aşamada bir buzul gibi düşünelim beynimizi Buzulun üstü göründüğü için herkes konuşuyor, cortex bilimi yapıyor -konuşsunlar ve yapsınlar da- buzulun altı bir mikrokozmos olduğu halde din ve felsefe dışında tanımlanmıyor

Üst beynin "iyi insan ol, takma kafaya (ona göre de kafa sadece üst beyindir), sev birbirini" nutuklarını yazdığı kitapları zamanında best-seller (en çok satan) olan Dale Carnegie'nin intihar ederek öldüğünü duymuş muydunuz?

Üst beynin en hakim olduğu ülkelerin başında gelen ABD dahi "yaşasın üst beyin" öğretisinin "otomatik portakallar" yarattığını farketmiş olmalı ki "EQ , IQ'yu döver" kitaplarına ödün vermeye başladı

* EQ: Duygusal katsayı -alt beynin işlevlerinden sadece biri
IQ: Zekasal katsayı -üst beyin işlevleri

Ayrıca bilgisayarlar üst beynimizi çok iyi taklit etmeye başladıklarından ve de ortalama 70-80 yıl yaşayan bir insan üst beyninin biriktirebileceğinden çok daha fazla bilgiyi depolayabildiklerinden "yaşasın üst beyin" eğitimi ufak çaplı bilgisayarlardan da inferiprite duygusu hissetmemize neden oluyor Cep telefonları, internet, materyalist felsefe, aşırı üst beyin faaliyetlerine, bu da strese neden olarak beyin sağlığını giderek artan bir şekilde bozuyor

İşte şimdi; Mevlana'nın Mesnevi'de "hiç'i bulunuz, gönül gözünüz açılsın" deyişini anlamaya başladık Hatta Budist rahiplerin niçin kendilerini mağaraya kapattıktan bir yıl kadar sonra "Üçüncü gözümüz açıldı" dediklerini veya Kuran'da "Ben size şah damarınızdan daha yakınım" demesini Allah'ın Tasavvufta hiçliğin, nokta gibi olmanın, kalbe giden yol olduğunu Dikkat ederseniz gönül, üçüncü göz, şah damarı, kalp, alt beyin yerine kullanılmış; hiçlik, izolasyon üst beynin devre dışı bırakılması yerine kullanılmıştır

Yunus Emre'nin "Bir ben vardır bende, benden içeri" sözüne uygun içteki ben'i hissetmenin yolu üst beyni devre dışı bırakmak, hiçleştirmek, sıfırlamaktır Hintliler'in Transandantal Meditasyon(düşünceyi aşma) yöntemi dahi aynı sıfırlaştırmayı amaçlar

Biraz üst beyninizle düşünerek örnekleri arttıracağınızdan eminim Niçin bir yığın öğreti; üst beyinde hiçliği bulmanın, alt beynin farkındalığını azaltmaktaki rolünü kendi kavramları ile işlemiş?

Son araştırmalar bir RNA molekülünün 20 milyon bilgi taşıdığını söylüyor Bu durumda belki de milyonlarca yıllık bir bilgi birikimine sahip alt beyin sistemi, tabiidir ki pek çok öğretide bir mikrokozmos olarak tanımlanacak

Üst beyinde hiçliği bulun, alt beyinde mikrokozmosla tanışın Zerdüşt öğretilerinin beyaz enerjisiyle I Ching felsefesinin aydınlığı ile, hatta Isis-Osiris öğretilerinin hiyeroglif gözüyle, yaratıcılıkla, Rahim-Rahman, anima-animus, Yin-Yang güçleriyle tanışın, arkatiplerle, sembollerle, gizemle tanışın Şeklin ötesine geçin, psiko-estetik felsefesiyle tanışın Sıfır'ı bulun Gönül gözünüz açılsın

Psiko-estetik kavramlarını yan yana ilk defa benim üst beynim bir araya getirdi Ayrıntıları merak eden okurlarım için Sistem Yayıncılıktan çıkan Psikoestetik isimli kitabımı okumalarını önermem belki de yeni bir sıfır'a neden olacaktır
Biraz da sıfır'ın yuvarlaklığından bahsedelim Çok eskilerden beri onun yuvarlaklığı "rahim"i simgelemişti Bir zamanlar mandala (yuvarlak) yapılar mimaride çok modaydı ve insan cenininin rahimdeki rahatlığını üst beyinsel yaşamda da bulabilecekleri düşünüldü mandala yapılarda Belki de yuvarlak hatlı arabalardan bir süre sonra yuvarlak hatlı yapılar yeniden moda olacak Ben şahsen yuvarlak bir yatak aradım Modoko'da, bir türlü bulamadım Sonra vazgeçtim Alt beynim rahime regresi(gerileme) olur diye Fakat alt beyinlerimizi anacığımızın rahmine doğru gerileten o kadar çok neden var ki aslında Anne kalp sesini taklit eden ritimdeki müzikler, rahim kaynaklı libido kullanan anneler (İster toprak, ister su, ister ateş, rahim olsunlar doğurdukları çocukların alt beynini büyütmezler Bunu keşfeden bazı yazarlar da "İçinizdeki çocuğu sevin" derler Oysa o çocuğu büyütmezsek kolay kandırılan, kolay saldırabilen, kolay uyutulabilen bir çocuk kalırız, üst beynimiz büyüse de) Babanızın, amcanızın, dayınızın mesajlarını biteviye yenileyenler, yalnızca üst beynin eğitim ve otoritesini kullanan eğiticiler, alt beyinde sıfırı tüketmiş materyalist otomatik portakallar, insanın özgürlüğüne ve özgünlüğüne saygı duymayan doğa yıpratıcıları

Son olarak sıfır'ın rahimden ürediği "boşluk" duygusundan bahsetmek istiyorum Bebeklerin salıncakta, beşikte veya ayakta sallanarak büyütüldüğü, herkesin vıcık vıcık bir arada uyuduğu bir toplumda boşluk duygusu çok sıktır Birincisi boşluğun sallanarak hissedilmesi; ikincisi de çok sert seksüel içerikli alt beyin takıntılarına neden olarak, alt beynin hissedilmemesi için boşluk duygusuna sığınılması olarak koca bir boşlukta minicik mikroplar olduğumuz duygusuna götürür bizi Oysa uzayda boşluk zannettiğimiz karanlık dahi esir denilen bir maddeyle doludur Dünyamız saniyede 18 millik bir süratle güneşin etrafında döner Ve yaşamı sadece cortex yaşamı kabul edersek 70-80 yılda biter Milyonlarca yıllık bir uzay zamanında bir noktadır, hatta bir hiçtir, bir sıfırdır cortex yaşamı

Sıfırlayın üst beyin yaşamını, boşluk duygusundan kurtulun Bizde bilinmediğine bakmayın, Batı ülkelerinin psikiyatristlerinin çoğu rüya analizi ile yardımcı oluyorlar danışanlarına Ben de öyle Evrenin sembol dili ile kuş dili (mantıkut tayr) ile yardımcı oluyorlar Çünkü alt beynin kullandığı tek dil sembol dilidir

Okuduysanız James Joyce Ullysess'te Dublin'de geçmiş tek bir günü 1000 sayfada toparlamıştır Çünkü bir satır üst beyin dili kullandıysa kırk satır alt beynin sembol dilini kullanmış ve ölümünden sonra ABD'de çok sayıda bilim adamı ne dediğini anlamaya çalışarak çok sayıda tercüme ve açıklama kitabı yazmıştır

Aynı Babil Kulesi efsanesinde Tanrı'nın insanları o zamana kadar aynı dili konuşuyorken, konuştukları dili farklılaştırıp birbirini anlamaya mahkum etmesi gibi Aynı dili bile konuşsak üst beyinde birbirimizi anlamayacak hale geldik(Siz beni anladınız mı ki?) Bunun da nedeni doğduğumuzda üst beynimizin olmamasıdır Okuyamazsın, yazamazsın, konuşamazsın, çişini bile tutamazsın, üst beyinler sonra gelişir Çevre, anne, baba, ekonomi her şey farklı, tıpkı yüzler gibi üst beyinler de farklıdır O halde üst beyinlerde anlaşamayız

İnin alt beyninize, hakiki aşkı bulun, yazın rüyalarınızı, kuş dilini öğrenin, hükmetmeyi öğrenin, yaratıcılığı, barışçıllığı, mikrokozmosu, gücü keşfedin

Boş, hiç, sıfır cortex'li günler dileğiyle
AlıntıdırDoçDrNusret Kaya
Psikiyatrist
alıntı

Çevrimdışı Zülahim

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 13
Nusret Kaya'nın rüya çözümlemelerini içeren "İyilişme Kitabı" adlı eseri benim başucu kitaplarımdan biridir.
Sadece benim değil bir çok arkadaşımın bazı konularda iyileşmesine vesile olmuştur. Herkes okusun...

Çevrimdışı gokhan

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 64
  • sevgi ve saygı............
Ynt: Şeklin ötesine geçin, psiko-estetik felsefeyle tanışın- SIFIR
« Yanıtla #2 : 23 Aralık 2015, 16:28:54 »
slm. güzel anlatmışsınızda ne verdiğinizi zannediyorsunuz :icon_blackeye: evet gercekten tam bir sıfır verdin bunca emek cekmişsini bu yazı yazmaya ama sonunda kocaman bir sıfır.
Alt beyine nasıl ineceğiz yol nasıl merdivenlimi dolaşıkmı buz pisti gibimi kayalakmı ineceğiz sürenerekmi koşarakmı nasıl nasıl ineceğiz alt beyine asıl söylemen gereken yok.
üzgünüm.
sevgi ve saygılar
« Son Düzenleme: 23 Aralık 2015, 16:31:59 Gönderen: gokhan »

Çevrimdışı mumkun

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 130
  • Kendini yöneten dünyayı yönetir
Ynt: Şeklin ötesine geçin, psiko-estetik felsefeyle tanışın- SIFIR
« Yanıtla #3 : 24 Aralık 2015, 13:07:04 »
slm. güzel anlatmışsınızda ne verdiğinizi zannediyorsunuz :icon_blackeye: evet gercekten tam bir sıfır verdin bunca emek cekmişsini bu yazı yazmaya ama sonunda kocaman bir sıfır.
Alt beyine nasıl ineceğiz yol nasıl merdivenlimi dolaşıkmı buz pisti gibimi kayalakmı ineceğiz sürenerekmi koşarakmı nasıl nasıl ineceğiz alt beyine asıl söylemen gereken yok.
üzgünüm.
sevgi ve saygılar

Çocuklar yaklaşık iki -üç yaş civarında konuşmaya başlarlar. Ondan önce bir şeyler anlatmaya çalışırlar ama anlatamazlar. Bu dönem anneler için zordur, karşınızdaki varlık bir mesaj vermeye çalışıyor, veremeyince annenin hayatını cehenneme çeviriyor ve bu durum 7/24 devam ediyor. Sizin sorunuz da bunun gibi. Bu dönemdeki çocuklarla nasıl iletişim kurulur? Cevabı bulmak zorunda olunca buluyorsunuz. Sadece sakince karşısına geçip onu anlamaya çalışınca bir süre sonra gerçekten anlamaya başlıyorsunuz. Bunu kitaplar anlatamaz çünkü çok içsel bir sezgi halinde gelişiyor. Daha açık söylemek gerekirse, sizin sorunuzu genelde hiç denememiş olanlar sorar. Çocuğu ile 7/24 uğraşmak zorunda kalmış anneler böyle sorular sormazlar. Anneler bir noktadan sonra uzmanları da ciddiye almazlar. Gerçekten iyi uzmanlar da bunun nedenini gayet iyi bilirler. Bir kaç defa başıma geldi, iyi uzmanlarla konuşurken, neden böyle yapıyorsun dediklerinde eğer içimden bir ses böyle yapmamı söylüyor demişsem, hemen susuyorlar ve doğru bildiğini yap diyorlar. Onlar da annenin içsel sezgisinin doğru / kaliteli karar alacağını bilirler.

Hiç gerçekten kendinizi sakin kafayla dinlediniz mi? Hayır dinlemediniz. Bunu hiç denemediniz. Deneseydiniz bu soruyu sormazdınız.

Çevrimdışı gokhan

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 64
  • sevgi ve saygı............
sayın değerli dost mumkun çok güzel anlatmışsınız ama biliyorsunuz yetmiyor. siz alt beyine  yada üst benli ulaşabildinizmi eğer ulaştıyasnız. kendi öreniğinizi verin lütfen ama eğer ulaşamdıysanız yapacak birşey yok elbet başkalrını örenek vereceksiniz.

Çevrimdışı mumkun

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 130
  • Kendini yöneten dünyayı yönetir
sayın değerli dost mumkun çok güzel anlatmışsınız ama biliyorsunuz yetmiyor. siz alt beyine  yada üst benli ulaşabildinizmi eğer ulaştıyasnız. kendi öreniğinizi verin lütfen ama eğer ulaşamdıysanız yapacak birşey yok elbet başkalrını örenek vereceksiniz.

Şeytan ortaya çıkmışsa melek de çıkmıştır.


 facebook  twitter
 


2008 yılından beri ruhsal, mistik, parapsikoloji, ezoterizm vb gibi konu ve tartışmanın yayınlandığı sitemiz; zamanın ruhuna göre misyonunu tamamladığı için, yeni üyelik, yeni konu ve yorum gönderimi sistemine kapatılmıştır.

Sitemizi bir ansiklopedi gibi, web ve mobil telefon üzerinden okuyabilir, arama yapabilir , çeşitli konulara bakabilirsiniz. Facebook üzerinden tekamül, sevgi, evrensel insan, üst bilinç çerçevesinde paylaşımlarımız devam edecektir. Soru ve görüşleriniz için en altta iletişim linkinden mail atabilirsiniz.

Ruhunyolculuğu sitesi ruhsal konularda bilgi vermek amaçlı kurulmuş bir paylaşım sitesidir. Sitemiz üzerinde yayınlanan yazılar ve yorumlarda yazarlar sorumludur.Bilgi & sosyal medya: Facebook | iletişim



SMF 2.0.11 | SMF © 2016, Simple Machines
Simple Audio Video Embedder | Seo4Smf 2.0 © SmfMod.Com | Smf Destek

Manuscript design by Bloc