Ruhun Yolculugu

31 Ekim 2014, 10:17:48
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Aktivasyon epostanız mı yok?


Ruhun Yolculugu » ŞİFA » Ruhsal Şifa ve Farkındalık » Şifa ve hastalığın anlamı

Gönderen Konu: Şifa ve hastalığın anlamı  (Okunma sayısı 1940 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi fantastic

  • fantasticvolk
  • Co Admin
  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 1268
    • Fantasticvolk's Magical World
Şifa ve hastalığın anlamı
« Yanıtla #1 : 19 Ağustos 2012, 13:18:27 »
HASTALIĞIN ANLAMI Bize tekrar tekrar ağrı, hastalık ve ızdırabın niçin varolduğu sorulmuştur. Bazıları hastalığın kazara olduğunu veya onun kadere bağlı olduğunu bazıları da daha yüksek bir dış güç tarafından verilen adil bir ceza olduğunu düşünürler.

Hastalık yeryüzünde en büyük kötülüklerden biri olarak düşünülür. Onunla savaşmak için insanlık hemen hemen her yolu denernekte ve birçok hastalık semptomlarına karşı başarılı olunmaktadır.

Fakat hastalıkların içsel anlamı hakkında çok az.şey bilinmektedir. Hastalıklar insanlığın savaşması gereken en büyük düşman olarak görünmekte, onunla sonu olmayan bir savaşa girilmiş bulunulmakta, zorluklarla bir hastalık yok edildiğinde yerini bir başkası almaktadır. Din ve tedavi sanatı iki farklı ve özgür yol izlediğinden beri hastalıkların anlamı konusundaki bu cehalet var olagelmiştir, ızdırapların sebeplerine bölünmez ve entegre bir yaklaşım kaybolmuştur.

Tıbbın muhtelif disiplinlere bölünmesi, -zihinsel ve fiziksel olarak- bizi hastalıklara karşı eski bütünleyici bakış açısından uzaklaştırmıştır. Her zaman olduğu gibi birçok büyük spritüel insan hastalıkların bim gelişmemizde oynadıkları rolün bilincindedirler. Örneğin 1886-1936 yılları arasındaki yaşayan doktor Edward Bach şöyle demektedir: “Hastalıklar açıkça öylesine suçlanırlar ki, eğer doğru yorumlanırsa onların bizi temel hatalarımıza götüren bizim yararımıza ve iyiliğimize olan mesajları göz ardı edilir. Eğer doğru bir tedavi uygulanırsa, bu hata.nedenlerinin ortadan kalkması bizi önce olduğundan daha iyi ve büyük yaşama götürür.

Acılar bize başka araçlarla verilemeyen bir derse işareti ederler ve ders öğrenilinceye kadar giderilemezler."

Gerçeğin ve ışığın yolu birdir, o bizi bütün varoluşla içsel bütünlüğün farkına varmamız yönünde rehberlik eder. Bu demektir ki, bizim hayatımızın ve vücudumuzun görünen yönlerine, biz daima bilinçli ve bilinçaltı zihnimize tekabül eden şeyleri cazibe yasasına göre cezbederiz. Bu astroloji ile çok açık olarak görünür. Burada belirli bir astrolojik prensibin yalnızca bizim karakterimizin belirli yönlerinden değil, aynı zamanda içinde bulunduğumuz durumdan da sorumlu olduğu kabul edilir. Burada kayda değer olan gerçek şudur, eğer biz belirli bir prensibi bilinçli olarak yaşamıyorsak veya onu baskılamışsak ve onu yaşamımıza entegre etmemişsek bu bizim başımıza gelecektir. Böylece, biz hayatın bazı durumlarında böyle bir prensiple karşılaştığımız zaman, onun koşularını oluşturmaya zorlanırız.

Tesadüfi olan her durum, bizle ilgili bir şeyleri yansıtır. Her şey ve her olay bir birliğin parçasıdır ve böyle bir içsel ilişki olduğundan bizim düşüncelerimiz ve duygularımız bile yalnızca bu şeylerin dıştan görünebilen ifadelerini ve onların birbiriyle ilişkilerini algılayabilir. Bu nedenle, sağlığa tümden bakış onun farklı formdaki ifadelerin içinde hayatın mutlak birliğinin algılanmasına dayanır. Ve içinde bulunduğumuz durum, sebebi fiziksel de, zihinsel de, psikolojik de olsa yaşam yolunda ulaştığımız noktanın tam bir göstergesidir.

Öğreneceğimiz kalan şeyleri açıklayarak, tek yönlü bakış açısına sahip olduğumuz alanları göstererek, bizim uzlaşma zorunda olduğumuz noktaları gösterir. Biz kendimiz aynı negatif sonuçların ızdırabını çekmediğimiz halde bazı insanlar açıkça aynı hataları nasıl yapıyorlar? Dahası, biz kendi gelişme yolumuzda seyahatteyiı ve böylece tam olmak için noksanımız olan şeyleri daha açıkça görüyoruz. Hastalıklar bize sonraki evrimimizde hangi adımları atmamız gerektiğini gösterir.



Daima diğer kişilerle benzer olmak zorunda değildirler. Her semptomun spesifik mesajı vardır, bu tanınmalı, kabul edilmeli ve tekrar iyileşmeden önce integre edilmeli ve aynı zamanda gelişmemiz yönünde bir adım atılmalıdır. Hastalık daima bir savaşa değil sizin büyüme ihtiyacınıza işaret eder. Bu nedenle biz "hastalıkla savaşmak" terimini kullanmıyor onun yerine "hastalıkların sebebini anlamak" diyoruz. Hastalığın sebebini anladığımızda tam haIe gelebilmek için neye ihtiyacınız oIduğunu anlama adına, bilinçli oIarak integre olmamız için bir şans verilmektedir. Nerede noksanımız olduğu gösterilmekte ve bize tekrar birlik ve tamlık durumuna veya hastalık durumuna geri gelme şansı verilmektedir.

Biz tamlığı deneyimIediğimiz zaman hastalık ihtiyacı gereksiz olur biz tek yanlı olmaktan uzaklaşırız, iki kutbun birliğine ulaşırız ve sonuç olarak sağlığa kavuşuruz. almanya'da ne sorununuz var?" diye sorulduğunda esasında "YanIışınız nerede? Ne yanlışınız var?" demek istenir; fakat cevapta hasta yanlışını ifade etmez genelde. "Başım ağrıyor, sırtım ağrıyor" şeklinde yanıtlar alınır. Bilgili bir insan için bu cevap, tekrar iyileşmek için hastanın neye ihtiyacı olduğuna işaret eder. Her hastalık yolumuzu değiştirmemiz için bize rehberlik eder. Bu demektir ki hastalıklar iyileşmek için verimli koşullar temin eder ve lyileştiğimiz her zaman biz hayatımızın amacı olan tamlayıcı gelişmeınizi teyit etmiş oluruz. "Kabul ederek şanssızlık şansa dönüştürülebilir." Herman Hesse Öyleyse biz hastalık sinyaIlerini nasıl anlayacağız, hasta olarak yaıurken bilinçliliğimizde nerede başarısız oIduğumuzla nasıl integre olacağız? Öncelikle hastalığı reddetmemeli veya onu bastırmamalı, yanlış davranışIarımız için bize sinyal verdiğinden doIayı teşekkür etmeliyiz.

Eğer biz birlik durumunda değilsek bu, kendi belirli alanlarımızı sürekli olarak baskıladığımızdan, reddettiğimizden, görmediğimizden, hatta onlarla savaştığımızdandır. Bununla beraber biz içimizdeki bazı şeyleri reddedip baskıladığımız zaman basınç ve geriIim doğar ve artık yaşam içimizden özgürce akamaz oIur. Dahası, basınç karşı basınç doğurur. Örnek olarak, siz bir odada bulunsanız ve dışarı çıkmak için duvarı itseniz bu etki duvardan tepki olarak geri döner. Daha fazıa: itme dahızla tepki demektir ve bu da size enerji sarfına mal olur. Eğer iteyi bıraksanız ve etrafınıza bir baksanız, kapıyı keşfedeceksiniz. Bu yolla enerjinizi anIamsız çarpışma ve çatışma yerine işe yarar ve yapıcı bir şekilde kullanacaksınız. Bu nedenle yapmanız gereken ilk şey, belirli duyguIarınızı ve kendi belirli alanlarınızı baskılamayı durdurmak ve basitçe kendi içimizde neler olduğuna yargılamadan bakmaktır. Bu yolla hayat hakkında pek çok şey öğrenebiliriz.

İhtiyaç içindeki dik kafalı bir çocuk size yardım isternek için gelse ve bizim kendisini reddedeceğimizi ve aşağılayacağımızı hissetse konusunu size asla anlatmayacaktır. Yalnızca siz böyle bir çocuğa tüm dikkatinizi verdiğiniz ve sevgi dolu bir yaklaşım gösterdiğiniz zaman o size ruhunu açacaktır. Genellikle böyle bir çocuğun beklediği tek şey ilgidir. Kendinize, hayatınıza, hastalıklarınıza, problemlerinize aynı bu çocuğa davranmanız gerektiği gibi davranarak tedavi ediniz. Ağrınıza, kızgınlığınıza, korkunuza kendinizi yargılamadan ve bu duyguların korkusunu üzerimizde tutmadan sevgi dolu bir ilgi gösteriniz; onlar kaybolacaktır.

Bağlı olup "Ben bunu kabul edebilirim, şunu kabul edemem" diye düşünmeyin. Kendinize bakın ve nelere tepki gösterip neleri kabul ettiğinize bakın. Hz. İsa der ki; "Kötüye karşı koyma" (Matthew 5.39) "Düşmanlarınızı seviniz" (Matthew 5.44) Kur'an~ı Kerim der ki; "Kötülüğü iyilikle sayınız." Yalnız karşı koymayan insan hayatın tamlığını tanıyabilir ve hayatın kutupların karşılıklı etkileşimi olduğunu anlayabilir. Gerçekten yaratılış karşıt güçlerin karşılıklı etkileşimidir ve içindeki bu bütünlükle entegre olan insan iyi huyludur, sevgi doludur, zeka, neşe ve yaratıcı enerji doludur.

Bizi hayatın tamlığından ayıran baskılamadır. Madde dünyasında bir insanin ışığını ve sevgisini yayması, karanlıkla savaşmasından daha anlamlıdır, ışık olan yerden karanlık kendini geri çeker. Bu kitabı okurken dikkat ettiğiniz gibi Reiki bizi tamlık yoluna yönlendiren bir tedavi metodudur. Onunla önce derin bir dinlenme hissi duyarsınız, bu sizin geriliminizin düşmesine, savunma ihtiyacınızın ve ayrılık duygusunun azalmasına yardımcı olur. Bununla beraber baskılanış duygular ve onların içerikleri Reiki tedavisi sırasında da bilinçliliğinize geri dönebilirler. Bu durumda onlara hoş geldiniz deyin ve bırakın olsunlar. Zihinsel metodun yardımıyla özel davranış örnekleri üzerinde düzeltici etki alabilirsiniz. Fiziksel hastalıklar, psikolojik ve ruhsal hastalıkların bir dışa vurumu olduğundan, semptomlar bize hasta kişide neyin yanlış olduğunu, neyde başarısız olduğunu ve neyi baskıladığını, ne ile integre olamadığını anlatırlar. Zihinsel metot yardımıyla, onun başarısızlığını tedavi ederek, bütünlüğe, tamlığa ve tekrar sağlığa dönmesini sağlayabiliriz.

Bunlardan öte, daha önceden anlatıldığı gibi, her hasta insan kendi iç dünyasına bakarak gördüğünü aynen kabul ederek ve hastalığının nedenine karşı göstereceği doğru reaksiyonla hastalığının tedavisine yardımcı olabilir. Bu yolla birçok problemlerini tanıma ve çözme imkanını da elde edebilir. Belirli bir semptomun arkasında ne olduğunu entelektüel algılamayla anlamak için bizim bazı ifadelerimizin çift anlamına dikkat ediniz. Onlar genellikle bize doğru yolu gösterir. Bu yolla biz başkalarını dinlerken de semptomların köklerini tanımak imkanını elde edebiliriz.

Maalesefbu imkanların tarzı teşhiste dikkate değer derecede azaltılmaktadır. Dethlefsen'e göre eğer biz "Bu semptom beni ne yapmaya zorluyor ve nerede beni engelliyor? O hangi koşullarda meydana geliyor?" diye sorarsak, semptomların yorumunu kolaylaştırmış oluruz. Bu sorulara cevaplar genellikle bizi temel probleme ve hastalığın merkez temasına çabucak ulaştırır. Buna ek olarak, eğer hastalığa gereken dikkat gösterilmezse, o birçok seviyelerde daha kötüye gider. Hastalıklar genellikle fonksiyonel bozukluklada başlar, akut fiziki rahatsızlıklar olarak Bursctis, Artritis, Otitis gibi veya diğer ateşli hastalıklar olarak hatta yaralanmaar ve kazalar olarak gelişir. Bu ka demede hastanın hemen bir şeyleri anlayıp bir şeylerle entegre olmasına ihtiyaç vardır. Eğer bu semptomlara dikkat e!lilmezse kronik koşullar ve osteochondroliysis, gonarthrosis' ve arteriosclerosis gibi semptomlar ortaya çıkar.

Bundan sonraki seviyede müdahil olunursa ili! tedavi çok çok güç olur, organlarda değişimler ve kanser gibi olaylarda iş çok çok zordur. Eğer bu ilerleme safhasına da dikkat edilmezse son nokta hastalık nedeniyle veya kaza ile ölüm olur ve gelişimin yeni bir safhasına geçilir. Hastalıklar üzerindeki bölümümüzün sonlarına geldik. Bu bölümü hirkaç defa okumanızı ve içeriğini ve manasını özümseyerek hayatınızın uygulamanızı öneririm.


Gerçek hayatta karşılaştığınız durumlarda hastalıklarla ilgili bu bakış açısını uygulamanız için size bir liste hazırladık. Bu listede semptomları ve bunlara karşılık gelen davranış biçimlerini yazdık. Böylece sağlık ve tamlık yolunda hastalarınıza daha çok yardımcı olabilirsiniz. Tamlanma ile ilgili onaylamaları örnek olarak verdik, isterseniz siz benzer onaylamalar yazabilirsiniz. Onaylama yazma teknikleri üzerinde Yaşamın Temel Yasaları seminerinde durulmaktadır. Thornwald Defhlefsenin dersleri ve Louise Hay'in kitabı bize bu konuda çok değerli görü§ler sunmaktadır ve Louise Hay'in hastalıklarla ilgili açıklamaları bizim hastalarımızla olan deneyimlerimize tam olarak uymaktadır. Bizim dü§üncemize göre bu listedeki yorumların Reiki ile birlikte kullanılması tahminin üzerinde yararlar sağlayacaktır. Eğer ikinci derece Reiki aldıysanız zihinsel metoda tedaviyi destekleyebilirsiniz ve bu bilgiyle çalışmanın etkinliğini artırabilirsiniz.


Bu konuda daha fazla bilgi için:
Bodymind, Ken Dychtwald, Parthenon Book, 1977 The Body Reveals: An Mistroted Guide to the Psychology of the Body, Rou Kurtz oud Hector prestera Harper Row Pubhshers, Newyork, 1979 Your Face Never Lies, An Introduction to Oriantal Diagnosis, By Michio Kuski Avery Publishing Group, 1983 Reiki(Hastalığın Anlamı)
« Son Düzenleme: 19 Ağustos 2012, 15:40:48 Gönderen: fantastic »




Payla facebook Payla twitter
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
710 Gösterim
Son İleti 25 Ağustos 2009, 14:35:10
Gönderen: NUİT
0 Yanıt
819 Gösterim
Son İleti 23 Eylül 2009, 13:40:28
Gönderen: Ast
0 Yanıt
763 Gösterim
Son İleti 30 Ağustos 2010, 16:55:36
Gönderen: ülkügirgin
0 Yanıt
1751 Gösterim
Son İleti 13 Ocak 2011, 00:12:10
Gönderen: fantastic
1 Yanıt
10923 Gösterim
Son İleti 13 Mayıs 2013, 22:25:11
Gönderen: nowage