Ruhun Yolculugu

22 Aralık 2014, 07:35:02
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Aktivasyon epostanız mı yok?


Ruhun Yolculugu » MİTOLOJİ-KAYIP UYGARLIKLAR » Mitoloji » Efsaneler » YEDİ UYUYANLAR EFSANESİ

Gönderen Konu: YEDİ UYUYANLAR EFSANESİ  (Okunma sayısı 15492 defa)

0 Üye ve 8 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı hıdrellez

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 256
Ynt: YEDİ UYUYANLAR EFSANESİ
« Yanıtla #8 : 13 Mart 2012, 19:20:27 »
Sayın, Sevgi.Ç;

 Düşünce ve yorumlarımın kabul görmesi ve beğenilmesi çok güzel. Aynı düşünce frekansında olmalıyız.

Yüreklendirdiniz. Teşekkür ederim.

Çevrimdışı sevgi.Ç

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 185
Ynt: YEDİ UYUYANLAR EFSANESİ
« Yanıtla #7 : 12 Mart 2012, 22:16:31 »
Güzel bir yorum hıdrellez kutlarım :)

Çevrimdışı hıdrellez

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 256
Ynt: YEDİ UYUYANLAR EFSANESİ
« Yanıtla #6 : 12 Mart 2012, 18:50:20 »
Yedi uyurlar bir bilginin sembolizme bürünmüş halin ifadesidir. Gerçek sayıyı Allah bilir denmekle birlikte yedi vurgusu, dünya okulunun tekamül kademelerini çağrıştırır izlenimim var. Yedi uyurun bir mağarada bilinmeyen bir zaman zalim kraldan kaçarak uyumaları, zalim kral ile sembolize edilen realiteden kaçarak saklanmaları, mevcut realitesini reddederek kapalı-otomat bir şuur halinde kalmayı tercih edişlerini vurgular. Bir ihtiyaç için dışarı çıkarak elindeki değerle alış-veriş yapma isteği ile elindeki değerin eski realite değerinin olduğunu öğrenir. Durumu mağaraya dönerek arkadaşlarına heyecanla anlatır. Fakat yeni realiteye uyumu yine kabullenemeyerek uykuya, yani eski realitede kalmaya karar verirler. Mağara, yeni bilgiyi kabul etmeyen kapalı toplumları (her dindeki) sembolize eder. Mağara girişindeki kıtmir (köpek) bu kapalı-otomat şuurdakilerin ortak egosunun ifadesidir.

Görüş, düşünce, fikir, yorum tamamen bana aittir. Yalnızca beni bağlar. Yinede doğrusunu Allah bilir. Ben farklı bir cepheden yorum yaptım sadece.

Saygılarımla.

Çevrimdışı NUİT

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 775
Ynt: YEDİ UYUYANLAR EFSANESİ
« Yanıtla #5 : 05 Haziran 2009, 17:58:59 »
Yedi Uyurlar veya Yedi Uyuyanlar, Kuran'da Ashab-ı Kehf (Arapça: أهل الكهف). hem İslam'dan hem de Hristiyanlık'ta var olan bir hikayedir.



İslam'da Ashab-ı Kehf

Ashab-ı Kehf, (Mağara Arkadaşları) İslam dininde kabul edilen bir olayın kahramanı bir grup insana verilen ad. İslam dinine göre bu insanlar Tanrı'nın birliğine inanıyorlardı. Fakat dini inançlarına karşı baskıyla karşılaşınca yurtlarından göçmüşler, Efsûs (Yeni Adıyla Afşin)'deki bir mağarada 309 sene uyumuşlardır. Yedi kişi olduklarına ve yanlarında Kıtmir adında bir köpekleri olduğuna inanılır. Aslında Kur'an'daki Kehf suresinde kaç kişi oldukları belirtilmez, Allah dışında çok az kişinin bildiği belirtilir. Yine de genel görüşe göre 7 kişiydiler. Hikayeleri İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an'da Kehf suresinde anlatılmaktadır.



Ashab-ı Kehf’in Hikâyesi

Ashab-ı Kehf'in hikâyesi Kur'an'da geçer ve bu nedenle Müslümanlar bu hikayeye inanmaktadırlar. Aslında Kur'an'daki surede, bu kişilerin kaç kişi olduğu, kaç yıl uyudukları belirtilmez, bu bilgileri ancak Allah'ın bileceği vurgulanır. Ayrıca hikayenin motifleri ve temeli pek açık bir şekilde belirtilmemiştir. Kısaca bu kişilerin İslami bir inanca sahip oldukları ve karşılaştıkları baskı nedeniyle köpekleriyle beraber bir mağaraya sığındıkları ve bu mağarada Allah tarafından çok uzun bir süre boyunca uyutuldukları anlatılır. Ne tam olarak nerede yaşadıkları ne de tam olarak ne zamanda yaşadıklarına değinilir. Yine de gerek kültürel etkilerle gerek çeşitli rivayetler nedeniyle sayıları, adları, yaşadıkları yer ve uyudukları zamana dair çeşitli şeyler söylenmiştir. Bu söylenceler sayesinde bütün bir hikâyeye ulaşılır.

Geleneksel anlamda hikayeye göre Ashab-ı Kehf denilen gençler, Efsûs yani Afşin şehrinde yaşıyorlardı. Bunlardan altısı sarayda görevli, hükümdara yakın kimselerdi ve hükümdarın müşavere heyetindeydiler. Onun sağında ve solunda bulunurlardı. Sağındakiler Yemliha, Mekselina ve Mislina idi. Bunlara “Ashab-ı yemin” denmiştir. Hükümdarın solunda bulunanlar ise, Mernuş, Debernuş ve Şazenuş’tur. Bunlara da “Ashab-ı yesar” denmiştir.

Hükümdarın Roma imparatorlarından Dimityanus veya Dokyanus olduğu düşünülmektedir. Kesin olan şey imparatorun putperest olduğudur. Putperestliği kabul etmeyen az sayıdaki insanları yakalatıp öldürtmüştü. Hükümdar bir ihbar üzerine saraydaki putperest olmayan gençlerin durumlarını öğrendi. Onları çağırıp tehdit etti, onlar inançlarından ayrılmak istemediler, aksine Dokyanus’u inançlarına davet ettiler. Hükümdar onların eski günlerine dönmeleri için zaman tanıdı. Gençlerde inançlarını korumak için şehre yakın bir dağ yönüne gittiler. Yolda giderken Kefeştetayyuş ismindeki bir çoban onların inancına katıldı ve yedincileri oldu. Çobanın köpeği Kıtmir de onlara katılıp, arkalarından takip etti. Dağa yaklaştıklarında çobanın gösterdiği bir mağaraya girdiler. Mağarada dua ederek merhamet dilediler. (İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'daki Kehf suresinin 13. ayetinde bu kişilerin duaları belirtilir.)

Hikayenin devamına göre hükümdar, Efsûs’a gelip, onları sorar. Kaçtıklarını haber alıp saklandıkları mağrayı öğrenince adamlarıyla mağaraya gider ve mağaranın ağzını onları öldürmek maksadıyla kapattırır. İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler. Sonunda ise ilahi bir şekilde uyandırırlar. Ne kadar süre kaldıkları tam olarak bilinmez ve Kehf suresinde bu süreyi ancak Allah'ın bileceği belirtilir. Yine de geleneksel olarak yaklaşık 300 sene uyudukları düşünülür.

Ashab-ı Kehf uyandıklarında geçmiş olan zamanında farkında olmadıkları belirtilir. Uykudan kalkmaları, birbirleriyle konuşmaları ve içlerinden birini şehre göndermeleri Kur'an'da geçer. Bunlar şehre gidip yiyecek getirecek kimsenin (Yemliha’nın) elbise değiştirerek halini kimseye bildirmeden gidip gelmesini uygun görürler. Yemliha, bunu kabul edip şehre geldiğinde çok değişmiş bir şehir bulur. Farklı yorumları mevcut olan bir hadiseyle bu kişi geçen zamanın farkına varır ve o zamanın hükümdarının yanına götürülür. İnanca göre bu hükümdar gençlerin dinindendir. Başlarından geçenleri hükümdara anlatır. Daha sonra gidip arkadaşlarına haber verir. Daha sonra tekrar hepsi uykuya dalarlar.

Bazıları sahabelerden Hz.Ali k.v'nin, Ashab-ı Kehf’e gittiklerini ve Ashab-ı Kehf'in uykudan uyanıp onları gördüklerini ileri sürmüştür. Ayrıca bu söylenceye İslam dininin son peygamberi Muhammed’e iman ettiklerini bildirip ve selâm gönderip dua istedikleri de eklenir. Bunların dışında bazı kişiler Ashab-ı Kehf'in Mehdi geldiğinde uyanıp ona katılacağını ileri sürmüştür. Yine de bu iddiaların, veya hikayede genelde geçen isim, yer, zaman ve bazı olayların gerçek temelleri tartışmalıdır. Kur'an'da ise bu yorumlara dair hiçbir şey yoktur.



Hristiyanlık'ta Yedi Uyurlar [değiştir]Bu efsane Hristiyanlık'ta "yeniden dirilme" inancının kanıtı olarak gösterilmektedir.


Efsane [değiştir]Efsane'ye göre 250 yılları civarında Dakyus (Dakyanus veya Decius) adlı bir kral'ın yönettiği putperest bir ülkede 7 genç Hristiyanlık'la suçlanır. İnançlarını değiştirmeleri için bir süre verilir fakat, onlar dünyevi eşyalarını bırakıp dağa ibadet etmeye giderler. Putperestliğe karşı bu tavrı gören kral öldürülmelerini emreder. Gençler ve köpekleri mağaraya sığınırlar. Kral mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar yıllarca burada kalırlar.

Yıllar sonra, (genelde 379-390 yılları) ağıl yapmak isteyen bir çiftçi mağara girişini açar ve Yedi Uyurlar'la karşılaşır. Şehir'de haçlı bir sürü bina görüp hayrete düşerler. Dakyus zamanında kalan altınları harcamaya çalıştıkları zaman Psikopos'un karşısına çıkarılırlar. Hikayelerini dinleyen psikopos bunun bir mucize olduğunu söyler.

Bunlar Hristiyanlıkta malta, Malchus, Martinianus, Dionysius, Joannes, Serapion, ve Constantinus adındaki azizlerdir. Başka kaynaklar başka isimler verir.

Efsanenin bu sürümü ise Kuran'da ki Kehf suresinde(19. sure) anlatılanlara benzemektedir. Bahsi geçen kişiler Philedelphia (Bugün Ürdün'deki Amman şehri) şehrinin soylularıdır. Liderleri Maximillian (Yemliha), o sırada şehri ziyaret eden Roma İmparatoru "Haderanius" (Hadrian)'a başkaldırır ve put tanrıları inkar ederek sadece Nuh'un, Musa'nun, İbrahim'in ve İsa'nın Tanrı'sının tapılamaya değer olduğunu söyler. İmparator idam edilmelerini emreder.

Kapatıldıkları zindandan kaçarlar ve sığınacakları bir mağara bulurlar. Yedisi ve bir köpek (Kitmir veya Kıtmir) mağarada uyuya kalırlar. Bu mağaraya gelen askerler şaşırmış ve isteri için de geri dönerler. Bunun üzerine komutanları mağara girişinin taş ve harç kapatılmasını emreder. Yedi kafir'in buarada ölüme terkedildiklerini anlatan bir levha bırakarak giderler.

300 yıl kadar sonra uynadıklarında, Maximillian'ı şehre yiyecek almak üzere göderirler. 300 sene önceki paradan şüphelen fırıncı onun bir hazine bulduğunu zanneder ve bunu kendisiyle paylaşmazsa onu ele vereceğini söyler. Askerler gelir Maximillian'ı yetkililere götürürler. Yetkililer ilk önce ona inanmasalarda daha sonra ikna olurlar ve bunu bir mucize sayarlar.

Efsanenin birkaç değişik sürümü bulunmaktadır. Bunlardan birinde kaçan beş genç vardır, yolda bir çoban ve çobanın Kitmir adındaki köpeği de bu beş gence katılır. Çoban onları saklanmak üzere bu mağara götürür. Başka bir sürümde ise çoban bu yedi genç ve köpeğin bulunduğu mağaranın yerini kralın askerlerine göstermiştir.



Mağara [değiştir]Hristiyanlar tarafından kabul edilen sürümdeki mağara bugünkü Efes şehrinin yakınlarında Panayır Dağı eteklerinde bulunmakatadır. Yedi Uyurlar mağarasının üstüne bir kilise yapılmış hali 1927-1928 yılları arasındaki bir kazıda ortaya çıkarıldı. YALAN sonucunda 5 ve 6. yüzyıla ait olan mezarlar bulunmuştur. Yedi Uyurlar'a ithaf edilmiş yazıtlar hem mezarlarda hemde kilise duvarlarında bulunmaktadır.

Ashab'ül Kehf ile ilgili mağaranın ise sınırları içinde olduğunu iddia eden 33 kent vardır. Bunlardan üçü Türkiye'dedir; Afşin, Tarsus ve Efes
 

Çevrimdışı Ast

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 2074
Ynt: YEDİ UYUYANLAR EFSANESİ
« Yanıtla #4 : 22 Mayıs 2008, 11:18:51 »
Yedi uyuyanlar hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir konu sanırım. Kimine göre zamanın izafi oluşunun göstergesi; kimine göre ibret misali .ama kişisel düşünceme göre yedi uyuyanlar aslında zaman kavramının bildiğimizden ve yaşadığımmzdan daha farklı olduğunu gösteriyor.Sevgiyle

Çevrimdışı birvarmış,biryokmuş

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 19
Ynt: YEDİ UYUYANLAR EFSANESİ
« Yanıtla #3 : 21 Mayıs 2008, 13:21:43 »
Yedi uyuyanlar bana çok fazla şey anlatıyor.Sonsuzluk üzerine,zaman kayması üzerine,teslimiyet üzerine,pekçok evrenin varlığı üzerine,aynı anda pekçokyerde olabilmek üzerine..
Tanrının doğum günü diye bir kitap okumuştum,sonuçta yazarın bir kurgusu olan bir kitap ve kristal çocukların yedi uyuyanlar olduklarından bahsediyordu.Kitaptaki bu kurguyu paylaşayım istedim.

Çevrimdışı benbenim

  • benbenim
  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 1875
Ynt: YEDİ UYUYANLAR EFSANESİ
« Yanıtla #2 : 19 Mayıs 2008, 23:56:24 »
sevgili ast acaba gercekten bunca süre uyudularmı? yoksa yaşadıkları bir zaman kayması mıydı?

Çevrimdışı Ast

  • Kayıtlı kullanıcı
  • İleti: 2074
YEDİ UYUYANLAR EFSANESİ
« Yanıtla #1 : 19 Mayıs 2008, 23:50:55 »
[color=blue.S. 250 Yılında Roma tahtında İmparator Decius oturuyordu Hükümdar aynı zamanda koyu bir Hıristiyanlık düşmanıydı. Oysa , bu din o yıllarda büyük bir hızla yayılıyordu.
Efsane'ye göre 250 yılları civarında Dakyus (Dakyanus veya Decius) adlı bir kral'ın yönettiği putperest bir ülkede 7 genç Hristiyanlık'la suçlanır. İnançlarını değiştirmeleri için bir süre verilir fakat, onlar dünyevi eşyalarını bırakıp dağa ibadet etmeye giderler. Putperestliğe karşı bu tavrı gören kral öldürülmelerini emreder. Gençler ve köpekleri mağaraya sığınırlar. Kral mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar yıllarca burada kalırlar.

Yıllar sonra, (genelde 379-390 yılları) ağıl yapmak isteyen bir çiftçi mağara girişini açar ve Yedi Uyurlar'la karşılaşır. Şehir'de haçlı bir sürü bina görüp hayrete düşerler. Dakyus zamanında kalan altınları harcamaya çalıştıkları zaman Psikopos'un karşısına çıkarılırlar. Hikayelerini dinleyen psikopos bunun bir mucize olduğunu söyler.

Bunlar Hristiyanlıkta Maximianus, Malchus, Martinianus, Dionysius, Joannes, Serapion, ve Constantinus adındaki azizlerdir. Başka kaynaklar başka isimler verir.

Efsanenin bu sürümü ise Kuran'da ki Kehf suresinde(19. sure) anlatılanlara benzemektedir. Bahsi geçen kişiler Philedelphia (Bugün Ürdün'deki Amman şehri) şehrinin soylularıdır. Liderleri Maximillian (Yemliha), o sırada şehri ziyaret eden Roma İmparatoru "Haderanius" (Hadrian)'a başkaldırır ve put tanrıları inkar ederek sadece Nuh'un, Musa'nun, İbrahim'in ve İsa'nın Tanrı'sının tapılamaya değer olduğunu söyler. İmparator idam edilmelerini emreder.

Kapatıldıkları zindandan kaçarlar ve sığınacakları bir mağara bulurlar. Yedisi ve bir köpek (Kitmir veya Kıtmir) mağarada uyuya kalırlar. Bu mağaraya gelen askerler şaşırmış ve isteri için de geri dönerler. Bunun üzerine komutanları mağara girişinin taş ve harç kapatılmasını emreder. Yedi kafir'in buarada ölüme terkedildiklerini anlatan bir levha bırakarak giderler.

300 yıl kadar sonra uynadıklarında, Maximillian'ı şehre yiyecek almak üzere göderirler. 300 sene önceki paradan şüphelen fırıncı onun bir hazine bulduğunu zanneder ve bunu kendisiyle paylaşmazsa onu ele vereceğini söyler. Askerler gelir Maximillian'ı yetkililere götürürler. Yetkililer ilk önce ona inanmasalarda daha sonra ikna olurlar ve bunu bir mucize sayarlar.

Efsanenin birkaç değişik sürümü bulunmaktadır. Bunlardan birinde kaçan beş genç vardır, yolda bir çoban ve çobanın Kitmir adındaki köpeği de bu beş gence katılır. Çoban onları saklanmak üzere bu mağara götürür. Başka bir sürümde ise çoban bu yedi genç ve köpeğin bulunduğu mağaranın yerini kralın askerlerine göstermiştir.

Hristiyanlar tarafından kabul edilen sürümdeki mağara bugünkü Efes şehrinin yakınlarında Panayır Dağı eteklerinde bulunmakatadır. Yedi Uyurlar mağarasının üstüne bir kilise yapılmış hali 1927-1928 yılları arasındaki bir kazıda ortaya çıkarıldı. Kazı soununda 5 ve 6. yüzyıla ait olan mezarlar bulunmuştur. Yedi Uyurlar'a ithaf edilmiş yazıtlar hem mezarlarda hemde kilise duvarlarında bulunmaktadır.

Ashab'ül Kehf ile ilgili mağaranın ise sınırları içinde olduğunu iddia eden 33 kent vardır. Bunlardan üçü Türkiye'dedir; Afşin, Tarsus ve Efes.
« Son Düzenleme: 27 Kasım 2008, 13:13:04 Gönderen: Popy »




Payla facebook Payla twitter
 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
1343 Gösterim
Son İleti 23 Ekim 2008, 16:53:38
Gönderen: Ast
0 Yanıt
1142 Gösterim
Son İleti 13 Kasım 2008, 12:35:26
Gönderen: Ast
0 Yanıt
3079 Gösterim
Son İleti 24 Eylül 2010, 10:20:11
Gönderen: ceycet
1 Yanıt
4004 Gösterim
Son İleti 07 Ocak 2011, 11:45:41
Gönderen: Ast
0 Yanıt
2303 Gösterim
Son İleti 07 Ocak 2011, 11:48:48
Gönderen: Ast